(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2008/5744 E. , 2008/9115 K. "" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, ... Köyü 177 ada 10 parsel sayılı 5564 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, ... niteliği ile ka…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2008/5744 E. , 2008/9115 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, ... Köyü 177 ada 10 parsel sayılı 5564 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, ... niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın 4342 Sayılı Yasa gereğince yapılan çalışmada mera sınırı içinde kaldığı iddiası ila dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi davalı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış ve taşınmaz orman sınırları dışında bırakılmıştır. ... Köyünde mera tahsis komisyonunca mera tespit çalışmaları yapılıp, işlemin tamamlandığı, ancak ilan aşamasında iken yörede genel arazi kadastrosu yapıldığı anlaşılmaktadır. Yörede 4342 Sayılı Yasa hükümlerine göre mera sınırlandırılması 06.06.2005 ve 27.06.2005 tarihleri arasında yapılmış, ancak henüz askıya çıkarılmamıştır. Mahkemece, Hazinenin tutunduğu mera kayıtlarının çekişmeli taşınmazlara uymadığı ve taşınmazların davalıların özel çayırlığı olduğu gerekçesiyle hüküm kurulmuşsa da yapılan araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir.