Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/2870 E. , 2024/4187 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/2870 Karar No : 2024/4187 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği VEKİLİ : Av. … İSTEMLERİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından; Hakkari ili, Yüksekova ilçesi,
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/2870 E. , 2024/4187 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/2870 Karar No : 2024/4187 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği VEKİLİ : Av. … İSTEMLERİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından; Hakkari ili, Yüksekova ilçesi, … Mahallesi, … yanında bulunan dükkanı ile içindeki makine ve malzemelerinin terörle mücadele faaliyetleri kapsamında 04/06/2016 tarihinde el yapımı bombanın imha edilmesi sonucunda zarar gördüğünden bahisle söz konusu zararlarının karşılanması istemiyle 25/07/2016 tarihinde yaptığı başvuru üzerine tesis edilen Hakkari Valiliği … Nolu Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile Sulh Hukuk Mahkemesince yapılan delil tespiti sonucunda belirlenen 287.693,00 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. YARGILAMA SÜRECİ : İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olay yeri inceleme raporu ve ... Sulh Hukuk Mahkemesince düzenlenen bilirkişi raporunda yer alan tespitler esas alınarak ve bu raporda yer alan makinelere ilişkin fiyat değerlendirmeleri ile bağlı kalmaksızın yeniden fiyat araştırması yapılarak ve anılan makinelerin davacı tarafından hurdaya verilerek bir bedel elde edildiği de göz önüne alınarak hurda bedelleri mahsup edildikten sonra bulunacak bedelin davacıya ödenmesi gerekirken, depoda bulunan makinelere ilişkin Kanun kapsamında oluşan bir zarar tespit edilemediği gerekçesiyle Hakkari Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünde görevli bilirkişiler tarafından bina hasarına ilişkin olarak hazırlanan zarar tespit raporu ile yetinilerek eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediği, davacının maddi tazminat istemi yönünden, dava konusu işlemin hukuka aykırı şekilde tesis edildiği ortaya konulduğundan, Mahkeme kararı üzerine davalı idarece yapılacak inceleme ve değerlendirme sonrasında yeniden bir işlem tesis edileceği dikkate alındığında, bu aşamada davacının maddi tazminat istemi hakkında karar verilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, maddi tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, istinaf mahkemesi kararının gerekçesiz olduğu, Valilik komisyonunca zararının çok düşük gösterildiği, işlemin sürüncemede kalmasına sebep olan ve tazminat talebini de reddedenin davalı idare olduğu, davalı idarenin yeniden bir işlem tesis edecek olmasının tazminat talebinin yerel mahkeme tarafından incelenmesi görevini ortadan kaldıramayacağı, bu nedenle de tazminat talebi açısından görevini yerine getirmeyen ... İdare Mahkemesince verilen kararın “287.693,00 TL maddi tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına” kısmının kaldırılarak yeniden karar verilmesi gerekirken istinaf mahkemesince, istinaf başvurusunun reddi kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, Sulh Hukuk Mahkemesince görevlendirilen bilirkişinin davacının beyan ettiği emtiaların zarar görüp görmediğine bakmaksızın tamamının kullanılamaz halde olduğu varsayımıyla rapor hazırladığı, temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacı tarafından; Hakkari ili, Yüksekova ilçesi … Mahallesi, … yanında bulunan dükkanı ile içindeki makine ve malzemelerinin terörle mücadele faaliyetleri kapsamında 04/06/2016 tarihinde el yapımı bombanın imha edilmesi sonucunda zarar gördüğünden bahisle 5233 sayılı Kanun uyarınca zararlarının karşılanması amacıyla 25/07/2016 tarihinde yaptığı başvuru üzerine Hakkari Valiliği 2 Nolu Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığının … tarih ve … sayılı işlemi ile 23.625,00 TL ödenmesine karar verilmesi üzerine anılan miktarın gerçek zararı karşılamaktan çok uzak olduğu ileri sürülerek söz konusu işlemin iptali ile Sulh Hukuk Mahkemesince yapılan delil tespiti sonucunda belirlenen 287.693,00 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 27/07/2004 tarih ve 25535 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, ''Bu Kanunun amacı, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemektir.''; 2. maddesinin 1. fıkrasında, ''Bu Kanun, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsar.'' 2. maddesinin 2. fıkrasında, ''Aşağıda belirtilen zararlar bu Kanunun kapsamı dışındadır: ... f) 3713 sayılı Kanunun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamındaki suçlar ile terör olaylarında yardım ve yataklık suçlarından mahkûm olanların bu fiillerinden dolayı uğradığı zararlar.'' hükmü bulunmaktadır. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun "Terör suçlusu" başlıklı 2. maddesinin 2. fıkrasında; "Terör örgütüne mensup olmasa dahi örgüt adına suç işleyenler de terör suçlusu sayılır." hükmü yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bakılan uyuşmazlıkta, UYAP sistemi üzerinde yapılan araştırmada, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davacı ...'ün "PKK/KONGRA-GEL Terör Örgütü Üyesi Olmamakla Birlikte Örgüt Adına Suç İşlemek" suçunu işlediği sabit olduğundan hareketine uyan TCK'nın 220/6. ve 314/3. maddelerinin yollamasıyla TCK'nın 314/2. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi dikkate alınarak alt sınırdan ceza tayin edilmek ve Ceza Kanunu uyarınca gerekli indirim ve artırımlar yapılmak suretiyle sonuç olarak üç yıl bir ay on beş gün hapis cezasına mahkum olduğu, bu kararın da Yargıtay ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği görülmektedir. 5233 sayılı Kanun'da, kanun koyucunun terör örgütüne yardım ve yataklık suçu işleyen kişiler ile terör suçundan mahkum olan kişileri bu Kanun hükümlerinden faydalandırmamayı amaçladığı anlaşılmaktadır. Terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek suçundan hüküm giymiş kişilerin, terör örgütünün gelişmesine ve büyümesine katkı sağladığı kuşkusuz olup, söz konusu kişilerin gelişimine katkı sağladıkları terör örgütünün neden olduğu zararlarının karşılanması hukuken olanaklı değildir. Ayrıca bu kişilerin, terör ve terör örgütü sempatizanı olduğu dikkate alındığında, bu kişilere terör nedeniyle uğradıkları zararlardan ötürü Devlet tarafından tazminat ödenmesi, 5233 sayılı Kanun'un getiriliş amacına da aykırılık teşkil etmektedir. Buna göre, terör örgütü adına suç işlemek suçunu işleyen kişiler ile terör suçundan mahkum olan kişilerin, fiilen terör örgütü mensubu olarak katılmadıkları ya da suç faili olmadıkları terör olayları nedeniyle uğradıkları zararların da bu Kanun hükümleri kapsamında tazmin edilemeyeceği sonucuna varılmış olup aksi durum Kanun maddesinin dar yorumlanması anlamına gelmektedir. Bu durumda; terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek suçundan mahkumiyeti bulunan davacının zararının 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini mümkün olmadığından, temyize konu kararın İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmında hukuki isabet görülmemiştir. Öte yandan Bölge İdare Mahkemesince, İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin hukuka aykırı şekilde tesis edildiği ortaya konulduğundan davalı idarece yapılacak inceleme ve değerlendirme sonrasında yeniden bir işlem tesis edileceği gerekçesiyle davacının maddi tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun da reddine karar verilmiş ise de; yukarıda açıklanan gerekçe ile davacının zararının tazmini mümkün olmadığından maddi tazminat istemi hakkında davanın reddine karar verilmesi gerektiği açık olup temyize konu kararda bu yönden de hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE, 2. Davacının temyiz isteminin REDDİNE, 3. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 21/10/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.