Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan açık yargılama sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillinden yüksek faiz getireceği ve istendiği an geri ödeneceği garantisi ile 30.03.2000 tarihinde (57.905) DM. tahsil edildiğini, müvekkiline yatırdığı para karşılığı verilen makbuzların daha sonra geri alınarak yerine “Ortaklık Durum Belgesi” ve “Ortaklık ve Hisse Senedi Takip Formu” adlı belgeler verildiğini, bir süre sonra da müvekkiline bu paranın geri öd
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; yurt dışında bulunan davacının davalılara ortaklık durum belgesi karşılığında 03/05/1997 tarihinde 146.708 DM yatırdığını, para tahsil anında ve sonrasında davalı şirket temsilcileri tarafından parasını her istediği an geri alabileceği ve yüksek oranda kar verilebileceği taahhüdünde bulunulduğu, kısa bir süre sonra davacının ihtiyacı nedeniyle ödediği parasını talep ettiğinde ödeme yapılmadığını, davalıların bankacılık kanunu hükümlerini ihlal ettiklerini, davalı şirketin kanunun emredici hükümlerine aykırı bir takım işlemler geçekleştirdiğini, SPK raporunda yer aldığını, davalıların sermaye piyasası kanununa aykrı şekilde aracılık faaliyetlerinde bulunduklarını, hisse senetlerini izinsiz halka arzettiklerini, ... grubu tarafından yapılan usulsüzlüklerin SPK ve diğer resmi kurum raporlarında açıkça anlatıldığını, davacıya hisse senedi teslimi yapılmadığını, şirket ortağı yapılmasınında hukuken mümkün olmadığını, davalı şirketle arasında kanuna uygun bir ortaklık ilişkisi bulunmadığını, davalı şirket yönetim kurulu başkanı .... ile diğer davalı yönetim kurulu üyelerininde davacı zararından sorumlu olduklarını belirterek 146.708 DM alacağın bugünkü karşılığı 143.270,26 YTL den şimdilik 6.500 YTL'lik kısmının ödendiği tarihten itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline bu doğrultuda davalı şirketle kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitinin mevzuata aykırı kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.