2. Hukuk Dairesi 2013/11934 E. , 2013/29068 K. MAHKEMESİ :Iğdır 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi TARİHİ :23.01.2013 Aile konutuna ilişkin tasarruf işleminde diğer eşin açık rızası alınmamış ise; işlem, tasarruf yetkisi eksikliği nedeniyle "askıda hükümsüzlük" yaptırımına tabidir. Aile konutunun tapu kaydında, Türk Medeni Kanununun 194. maddesi uyarınca" aile konutu şerhi" konulmuş olup olmamasının; Türk Medeni Kanununun 1023. maddesindeki "yolsuz tescilde iyiniyetli kazanım" …
**2. Hukuk Dairesi 2013/11934 E. , 2013/29068 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Iğdır 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi TARİHİ :23.01.2013 Aile konutuna ilişkin tasarruf işleminde diğer eşin açık rızası alınmamış ise; işlem, tasarruf yetkisi eksikliği nedeniyle "askıda hükümsüzlük" yaptırımına tabidir. Aile konutunun tapu kaydında, Türk Medeni Kanununun 194. maddesi uyarınca" aile konutu şerhi" konulmuş olup olmamasının; Türk Medeni Kanununun 1023. maddesindeki "yolsuz tescilde iyiniyetli kazanım" yönünden bir önemi yoktur. Eş söyleyişle; "askıda hükümsüzlük" yaptırımı karşısında; eşle tasarruf işlemine girişen kimsenin iyiniyetli olması ona hak kazandırmaz. Sadece Türk Medeni Kanununun 2/2. maddesi uyarınca, davacı eş "hakkın kötüye kullanılması" davranışı içinde ise, eşle işleme girişen kimsenin kazanımı devam eder. Toplanan delillerden; davacı eşin aile konutuyla ilgili olarak kocasının yaptığı tasarruf işleminde açık rızası mevcut değil ise de; satıştan bilgi sahibi olduğu ve satıştan elde edilen gelirin bir bölümünü aldığı anlaşılmaktadır. O halde, Türk Medeni Kanununun 2/2.maddesi uyarınca, davacının artık satışın iptalini istemesi, hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir. Hakkın kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabul edilerek, tapunun iptali ile davalı eş adına tapuya tesciline karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirir. Değerli çoğunluğun bozma sonucuna katılmakla birlikte, buna ilişkin karar gerekçesine katılmıyorum.