12. Ceza Dairesi 2023/6259 E. , 2024/4414 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/124 E., 2023/278 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317.maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşün…
**12. Ceza Dairesi 2023/6259 E. , 2024/4414 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/124 E., 2023/278 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317.maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b, 62/1, 52/2-4.maddeleri uyarınca 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararının, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17.01.2019 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulması yönünde karar verilerek sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4-1, 52/2-4, 53/6.maddeleri uyarınca 21.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafinin temyiz istemi hakkında hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; sanık aleyhinde verilmiş olan mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 09:15 sıralarında, sanığın sevk ve idaresinde bulunan aracı ile meskun mahalde gündüz vakti, iki yönlü asfalt kaplama yolda seyir halinde iken, direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu karşı şeride geçerek, aracının sağ ön kapısının üst kısımlarıyla yol kenarında temizlik yapmakta olan temizlik görevlisi katılana çarpması sonucu katılanın hayati fonksiyonlarını dördüncü derecede etkileyecek nitelikte çoklu kırık ve beyin doku harabiyetine neden olacak şekilde yaralanması ile sonuçlanan olayda; sanığın tamamen kusurlu olduğu kabul edilerek taksirle yaralama suçundan mahkûmiyetine ilişkin kararın, sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17.01.2019 tarihli ilâmıyla; "...Olay günü saat 09:15 sıralarında, sanığın sevk ve idaresinde bulunan aracı ile meskun mahalde gündüz vakti, iki yönlü asfalt kaplama yolda seyir halinde iken, direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu karşı şeride geçerek, aracının sağ ön kapısının üst kısımlarıyla yol kenarında temizlik yapmakta olan temizlik görevlisi katılana çarpması sonucu katılanın hayati fonksiyonlarını dördüncü derecede etkileyecek nitelikte çoklu kırık ve beyin doku harabiyetine neden olacak şekilde yaralanması ile sonuçlanan olayda; katılanın 26.02.2016 tarihinde vefat ettiği, katılanın mirasçıları vekilinin 05.05.2016 tarihli dilekçede, katılanın ölümünden önce kaza sebebiyle yatalak kaldığını beyan ettiklerinin anlaşılması karşısında, suç vasfının değişmesi ihtimaline göre, ölen katılan ...'ın kesin ölüm nedeni ve trafik kazası ile ölüm arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığının tespitinin istenmesi için tedavi gördüğü hastanedeki hasta dosyasının da dahil edilerek dosyanın Adli Tıp Kurum Başkanlığı’na gönderilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması..." gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece, uyma kararı verilmiş, yargılama sırasında katılan ...'ın öldüğü, mahkemece alınan Adli Tıp Kurumunun 10/03/2021 tarih 1234 sayılı raporda belirtildiği üzere “Kişinin ölümünün genel beden travmasına bağlı vertebra, yüz kemiği ve ekstremite kırıklarıyla birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti, bunlara bağlı yatalak kalma ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğu, 3.Kişinin 15/11/2013 tarihinde maruz kaldığı trafik kazasına bağlı yaralanmasıyla ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu oy birliği ile mütalaa olunur.” şeklinde görüş bildirildiği, ilgili rapor doğrultusunda mahkemece yapılan suç duyurusu neticesinde soruşturmaya başlanıldığı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 24/05/2021 tarih 2021/78601 soruşturma, 2021/23437 esas sayılı iddianamesiyle, 2019/124 dosyası ile birleştirme talepli dava açıldığı ve mahkemece 04/06/2021 tarih 2021/299 Esas, 2021/258 sayılı karar ile bu dosya ile birleştirme kararı verildiği, sanığın savunmasının alındığı ve sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4-1, 52/2-4, 53/6.maddeleri uyarınca 21.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş olduğu anlaşılmaktadır. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.10.2020 tarihli ve 2017/12-833 Esas, 2020/415 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde, 61 inci maddesinin (f) bendindeki "failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı" ve (g) bendindeki "failin güttüğü amaç ve saik" ölçütlerine dayanılamayacağının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, gösterilen diğer gerekçelere göre hükme etki edecek nitelikte olmadığı tespit edilen hukuka aykırılığa işaret edilmekle yetinilmiş, eleştiri konusu yapılan bu hususun mahallinde düzeltilmesinin olanaklı olduğu kabul edilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2024 tarihinde karar verildi.