1. Hukuk Dairesi 2008/7179 E. , 2008/9476 K. "" MAHKEMESİ : LÜLEBURGAZ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/03/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacı,miras bırakanı H.'in adına kayıtlı 2025 parsel sayılı taşınmazını dava dışı N. satış suretiyle devrettiğini, N.in ölümü ile de mirasçılarının anılan taşınmazı murisin oğlu davalı İ.'e satış suretiyle intikalini sağladıklarını,işlemlerin muvazaalı ve mirasçıdan mal kaçırma amacıyla yapıldığını ileri sürerek, davalı adına …
**1. Hukuk Dairesi 2008/7179 E. , 2008/9476 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : LÜLEBURGAZ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/03/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacı,miras bırakanı H.'in adına kayıtlı 2025 parsel sayılı taşınmazını dava dışı N. satış suretiyle devrettiğini, N.in ölümü ile de mirasçılarının anılan taşınmazı murisin oğlu davalı İ.'e satış suretiyle intikalini sağladıklarını,işlemlerin muvazaalı ve mirasçıdan mal kaçırma amacıyla yapıldığını ileri sürerek, davalı adına olan kaydın iptali ile payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı,davanın reddini savunmuştur. Mahkemece,işlemlerin muvazaalı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; davacının mirasbırakanı H.in maliki olduğu 2025 parsel sayılı taşınmazını dava dışı N.e satış suretiyle devrettiğini, N.ölümü ile de mirasçılarının anılan taşınmazı murisin oğlu davalı İsmail'e intikalini sağladıklarını, işlemlerin muvazaalı ve mal kaçırma amacıyla yapıldığını ileri sürerek eldeki davayı açtığı görülmektedir. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.