Başvurucu, hakkında yürütülen ceza yargılaması nedeniyle kanunda öngörülen tutukluluk süresini doldurmasına rağmen tahliye edilmediğini belirterek anayasal haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Başvurucu, hakkında yürütülen ceza yargılaması nedeniyle kanunda öngörülen tutukluluk süresini doldurmasına rağmen tahliye edilmediğini belirterek anayasal haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru, 3/1/2014 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca, 31/3/2014 tarihinde başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm tarafından 12/6/2014 tarihinde kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular 12/6/2014 tarihinde Adalet Bakanlığına bildirilmiştir. Adalet Bakanlığı, 14/7/2014 tarihinde daha önceki görüşlerine atıfta bulunarak başvuruya ilişkin ayrıca görüş sunmaya gerek görülmediğini bildirmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, 20/8/2009 tarihinde "kasten öldürme" suçunu işlediği şüphesiyle Sincan Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/167 Sorgu sayılı kararıyla tutuklanmıştır. Sincan Cumhuriyet Başsavcılığının, 5/3/2010 tarih ve E.2010/1257 sayılı iddianamesi ile başvurucu hakkında kamu davası açılmış ve yargılama sonucunda Sincan Ağır Ceza Mahkemesinin 26/6/2012 tarih ve E.2010/83, K.2012/307 sayılı kararı ile başvurucunun 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay Ceza Dairesinin 7/11/2013 tarih ve E.2013/3084, K.2013/6001 sayılı kararı ile haksız tahrikle ilgili hükmün uygulanmaması ve koşullu salıverilmeye kadar velayet hakkından yoksun bırakmaya ilişkin karar verilmesi gerektiği gözetilmeden karar verildiği gerekçesiyle başvurucu hakkındaki mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma sonrası yargılama kapsamında, Sincan Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/319 Esas sayılı dosyasında 3/12/2013 tarihinde başvurucunun tutuklu olarak yargılanmasına karar verilmiş, aynı şekilde 26/12/2013 tarihinde başvurucunun tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir. Başvurucu 3/1/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Sincan (Ankara Batı) Ağır Ceza Mahkemesi, 14/5/2014 tarih ve E.2013/319, K.2014/189 sayılı kararı ile başvurucunun haksız tahrikle adam öldürme suçundan 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Başvurucu, 16/5/2014 tarihinde hakkında verilen kararı temyiz etmiştir.B. İlgili Hukuk 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ve maddeleri. 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 11/4/2013 tarih ve 6459 sayılı Kanun’la değişik , ve maddeleri 4/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun maddesi şöyledir: (1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.b) Şüpheli veya sanığın davranışları; Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma,Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir:a) 2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan; … Kasten öldürme (madde 81, 82, 83),…(4) (Değişik: 2/7/2012-6352/96 md.) Sadece adlî para cezasını gerektiren veya hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.” Aynı Kanun’un maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:“Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluk süresi en çok iki yıldır. Bu süre, zorunlu hallerde, gerekçesi gösterilerek uzatılabilir; uzatma süresi toplam üç yılı geçemez.”