8. Hukuk Dairesi 2021/17807 E. , 2024/584 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi KARAR : Davanın Kabulü Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı ...
**8. Hukuk Dairesi 2021/17807 E. , 2024/584 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi KARAR : Davanın Kabulü Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, .... köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 1000 parsel sayılı 40.400,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı ve harici pay devri nedeni ile 1/2 payları oranında... adlarına tespit edilmiştir. Davacı Hazine temsilcisi dava dilekçesinde; Kozan ilçesi Koyunevi köyü 1000 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına kayıtlı Nisan 329 tarih 15 sıra numaralı tapu kaydının kapsamında kaldığını ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tescilini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen önceki tarihli karar; "... ziraat bilirkişisi raporunda dava konusu taşınmazın buğday ekili olup, 1. sınıf tarla vasfında olduğu, öte yandan taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve umumun genel kullanımına müsait yerlerden de olmadığı, taşınmazın toprak yapısı, toprak rengi, topraktaki değişim, çevre parsellerle benzerliği göz önünde bulundurulduğunda kadim tarım arazisi niteliğinde olduğu hususlarının belirtildiği, ayrıca fen bilirkişi raporuna göre de taşınmazın tespite esas tapu kaydının kapsamında kaldığı ..." gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi’nin 10.03.2020 tarihli ve 2020/48 Esas, 2020/1065 Karar sayılı ilamıyla; " ... varılan sonucun dosya kapsamına uygun bulunmadığı, çekişmeli taşınmazın tescil ilamıyla oluşan K.Evvel 1953 tarih 87 sıra numaralı tapu kaydına dayanılarak davalılar adına tespit edildiği ve davacı Hazine'nin ise Haziran 312 tarih 1 sıra numaralı sicilden gelen Nisan 329 tarih 15 sıra numaralı tapu kaydına dayanarak dava açtığı, tespite esas tapu kaydına ilişkin tescil ilamının ve krokisinin dosyaya getirtildiği ve buna göre tapu kaydının oluşumuna esas tescil ilamında Hazine'nin taraf olmadığı gibi, dosya kapsamında yapılan tapu uygulamaları ile çizilen krokilerden dava konusu taşınmazın Hazine'nin dayandığı tapu kaydının kapsamında kaldığının da belirlendiği açıklanarak, İlk Derece Mahkemesince davacı Hazinenin taraf olmadığı tescil ilamıyla oluşan tespite esas tapu kaydının davacı Hazine'yi bağlamayacağı ve taşınmazın, tesis tarihi, davalıların dayandığı ve tespite esas alınan tapu kaydından daha eski tarihli davacı Hazine' ye ait tapu kaydı kapsamında kaldığı hususları göz önüne alınarak davanın kabulü ile çekişmeli taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi ..." gereğine değinilerek bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacı Hazine'nin davasının kabulüne, çekişmeli 1000 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ve iş bu karar, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davalı ...'ın aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Ancak; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 1 inci maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorunda olup, davanın kabulüne karar verildiğine göre, öncelikle kadastro tespitinin iptaline karar verildikten sonra taşınmaz hakkında tescil hükmü kurulması gerektiği halde, kadastro tespitinin iptaline karar verilmeden taşınmaz hakkında tescil hükmü kurulmak sureti ile infazda tereddüt yaratır şekilde karar verilmiş olması isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Davalı ...'ın sair temyiz itirazlarının yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE, Davalı ...'ın temyiz itirazının yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan " ... davasının kabulüne ... " ifadesinden sonra gelmek üzere, " ... çekişmeli 1000 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile ... " sözlerinin yazılmasına ve hükmün, bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.