T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2022/2271 KARAR NO : 2025/1478 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 30/06/2022 NUMARASI : 2019/123 Esas - 2022/462 Karar DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ: 25/09/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2022/2271 KARAR NO : 2025/1478 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 30/06/2022 NUMARASI : 2019/123 Esas - 2022/462 Karar DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ: 25/09/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 09.02.2018 tarihinde, dava dışı sürücü ...’in idaresindeki ... plakalı otomobil ile karıştığı tek taraflı kazada, otomobilde yolcu olarak bulunan davacılar ... ile ...’in sürekli sakat kalacak şekilde yaralandıkları; davacı yolcuların kazanın meydana gelmesinde kusurlarının olmadığı; işbu dava ikame edilmeden önce sigorta şirketine başvurdukları; ... için 25.07.2019 tarihinde 148.451 TL ödendiği ancak ... için herhangi bir ödeme yapılmadığı; arabuluculuk görüşmelerinin uyuşmazlıkla sonuçlandığı açıklanarak; Fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, her iki davacı için ayrı ayrı sürekli iş göremezlik zararı için 100 TL, geçici iş göremezlik zararı için 100 TL, bakıcı gideri için 100 TL olmak üzere toplam 600 TL maddi tazminatın sigorta şirketine başvuru tarihi itibariyle yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı otomobilin ZMSS teminatları altında olduğu; davacı ...’in sürekli sakatlık zararı karşılığı 25.07.2019 tarihinde 148.451 TL ödendiği ve ... yönünden başkaca borçlarının kalmadığı; ...’e eksik evraklarının tamamlanmamış olması nedeniyle ödeme yapılmadığı; geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin tedavi giderleri kapsamında değerlendirildiği ve sigorta teminatı altında olmadığı; kusur ve zararı bilirkişilerin belirlemesi gerektiği belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile, Davacı ... için; kaza nedeni ile uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı olan 211.549,00-TL nin ıslah talebi doğrultusunda 25/07/2019 tarihinden itibaren (poliçe sorumluluk limiti dahilinde) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Geçici iş göremezlik tazminatı olan 21.402,28- TL nin ıslah talebi doğrultusunda 29/03/2019 tarihinden itibaren (poliçe sorumluluk limiti dahilinde) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakıcı gideri tazminatı olan 2.853,46 TL nin ıslah talebi doğrultusunda 29/03/2019 Tarihinden itibaren (poliçe sorumluluk limiti dahilinde) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı ... için ; Kaza nedeni ile uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı olan 360.000,00 TL nin ıslah talebi doğrultusunda 29/03/2019 tarihinden itibaren (poliçe sorumluluk limiti dahilinde) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geçici iş göremezlik tazminatı olan 14.392,00 TL'nin ıslah talebi doğrultusunda 29/03/2019 tarihinden itibaren (poliçe sorumluluk limiti dahilinde) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,- Bakıcı gideri tazminatı olan 2.853,46 TL'nin ıslah talebi doğrultusunda 29/03/2019 tarihinden itibaren (poliçe sorumluluk limiti dahilinde) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Hükme esas alınan maluliyet raporu denetime elverişsiz olduğunu, söz konusu rapor üzerinden hüküm vermek hatalı olduğunu, poliçe başlangıç ve kaza tarihi esas alındığında karara esas alınan yönetmelik tarih aralığına uygun yönetmelik olmadığını, bu hususta yaptıkları itirazların da dikkate alınmadığını, poliçe başlangıç tarihinin 15.02.2017 olduğunu, kaza tarihinin 09.02.2018 olduğunu, karara esas alınan maluliyet raporları çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı yönetmelik esas alınarak hazırlandığını, yeniden bir tazminat hesaplaması yapılması gerektiğini, asgari ücret baz alınarak TRH-2010 mortalite tablosu ile 1,8 teknik faizin kullanılmasını talep ettiklerini, karar esas alınan raporda TRH 2010 mortalite tablosu %0,00 faiz uygulandığını, ilgili raporun kabulünün mümkün olmadığını, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli kararı ile iptal edilen maddelerin işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınması gerektiğini, aktüer bilirkişi raporunun denetime elverişsiz olduğunu, yeniden bir aktüer bilirkişi incelemesi yapılmasını, karara esas alınan bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, davacı tarafın raporda belirlenen gerçek dışı geçici iş göremezlik süresini ve geçici bakıcı süresini kabul etmediklerini, araçta istiap haddi aşılmış olduğunu, bu hususta da indirim talep ettiklerini, tehiri icra kararı verilmesini, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, Yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı Kararı ile "Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinin “...bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.” Bölümünde Yer Alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi, ikinci cümlesinde yer alan “...ve genel şartlarda...” ibaresinin, b) Kanun’un 92. maddesinin (i) bendi “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” ibaresinin, Anayasa’nın 5., 13., 17., 35. ve 48. maddelerine aykırı olduğundan oy çokluğu ile iptallerine karar verilmiştir. Bu nedenle iptal kararı gereğince tazminat hesaplarında Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve Ekleri uygulanmayacağından bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre aksi yöndeki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E.- 2024/5474 K., 2023/12136 E. - 2024/5730 K., 2022/11212 E. - 2024/8084 K. sayılı kararları). TBK'nın 54. maddesi ve KTK'nın 98. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı Yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle geçici ve kalıcı bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, geçici ve sürekli işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalı sigorta şirketinin geçici iş göremezlik ve geçi bakıcı giderlerinden sorumluluğu bulunmadığına ilişkin istinaf talebi yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/13975 E. - 2022/7544 K. ve 2021/15255 E. - 2022/7709 K. sayılı kararları). Kaza tarihinde ZMMS sakatlanma ve ölüm halinde poliçe limiti kişi başına 360.000,00 TL; Sağlık giderleri teminatı (geçici ve kalıcı bakıcı giderleri ile belgesiz tedavi giderleri bakımından) poliçe limiti kişi başına 360.000,00 TL'dir. Bu şekildeki sınırlama kazada bir kişinin ölümü yada yaralanması halinde, zarar gören kişinin sigorta şirketinden isteyebileceği destekten yoksun kalma, geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatını azami olarak 360.000,00 TL ile sınırlı olacağı ve sakatlanma ve ölüm teminatından karşılanacağı anlamına gelmektedir. Aynı şekilde geçici ve kalıcı bakıcı giderleri zararları da poliçedeki tedavi giderleri teminatından ancak 360.000,00 TL limit ile sınırlı olarak karşılanacaktır. Kazada birden fazla kişinin ölmesi yada yaralanması halinde ise kaza başına poliçedeki yazılı 1.800.000,00 TL limit ile sınırlı olacaktır. Bu doğrultuda birden fazla kişinin yaralanması ile gerçekleşen kazada davalı sigorta şirketi kişi başı teminat limiti ile sorumlu olacak ancak kaza başı limit de aşılmayacaktır. Bilirkişi raporunda belirlenen tazminat miktarları kişi başı limit altında kaldığı ve kaza başı limitte aşılmadığından garameten hesaplama yapılmamış olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Ancak açılan davada birden fazla yaralanan kişi olduğundan ve sigorta şirketi tarafından kısmi ödeme de yapıldığından hüküm fıkrasında geçici bakıcı gideri tazminatı için poliçedeki tedavi giderleri teminat miktarının; geçici ve kalıcı işgöremezlik tazminatı için ise kalan sakatlık ve ölüm teminat miktarının ayrı ayrı belirtilmemiş olması doğru olmamıştır.Dava dilekçesinde tedavi gideri talebi olmadığı gibi İlk Derece Mahkemesince bu yönde hüküm kurulmadığından tedavi giderlerinin teminat dışı olduğuna; Hükme esas alınan bilirkişi raporunu düzenleyen bilirkişinin uzmanlığının teslim tutanağında aktüerya uzmanlığı olarak gözükmesi nedeni ile bu yönlere değinen istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Yolcunun istiap haddi aşılarak seyahat etmesi sürüş ve trafik akışı kusurlarından olmayıp, hakim tarafından tazminattan indirim sebebi olarak kabul edilecek hususlardandır. İstiap haddi aşılarak seyahat edilmesi halinde müterafik kusur indirimi yapılabilmesi için kazanın oluşumunda istiap haddinin aşılmasının etkisinin olması gerekir. Dosya kapsamından kaza esnasında araçta sürücü hariç 5 yolcunun bulunduğu anlaşıldığından aracın yolcu kapasitesi de dikkate alınarak istiap haddinin aşılmasının münhasıran kazanın oluşumuna etkisi olup olmadığı konusunda rapor alınmadan eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır. Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E.- 2024/5474 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K., 2021/11515 E. ve 2022/5238 K. sayılı kararları).İlk Derece Mahkemesince tazminatın belirlenmesinde kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınmış olması usul ve yasaya aykırı olmuştur. O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken, İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesi'nden kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak davacıda var olduğu ileri sürülen yaralanmaya bağlı geçici iş göremezlik oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise süresi, geçici bakıcı ihtiyacı oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise süresi, kalıcı işgöremezlik durum ve oranının ne olduğu, kaza anındaki araçtaki yolcu sayısı nedeniyle istiap haddinin aşılmasının münhasıran kazanın oluşumuna etkisi olup olmadığı, tespit edilecek maluliyetin kaza ile illiyeti bulunup bulunmadığı konularında, dosya içerisinde bulunan tedavi evrakları ile dosyada mevcut olan taraflarca sunulan delilleri de irdeler biçimde denetime elverir nitelikte ek maluliyet raporu alınması ve tespit edilecek maluliyet oranları, geçici işgöremezlik süresi ve geçici bakıcı sürelerine göre hükme esas alınan aktüerya rapor tarihi itibariyle aktüer bilirkişiden ek rapor alınması, istiap haddinin aşılmasının münhasıran kazanın oluşumuna etkisi olduğunun tespiti halinde yolcu olan davacılar için belirlenen tazminatlardan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak ve sonucuna göre kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçesi kişi başı ve kaza limitleri de gözetilerek ve kalan limit hükümde de gösterilerek usuli kazanılmış haklarda gözetilerek karar verilmesi olmalıdır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/09/2025