12. Ceza Dairesi 2014/6167 E. , 2015/10867 K. "" Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi Hüküm : Davanın reddi Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü; Davacı vekili 27.02.2013 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının 31.12.2008 tarihinde gözaltına alındığı, 03.01.2009 tarihinde tutuklandığı ve 27.11.2012 tarihinde tahliye olduğu, davacı ile ilgili yapılan soruşturmada tutuklamanı…
**12. Ceza Dairesi 2014/6167 E. , 2015/10867 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi Hüküm : Davanın reddi Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü; Davacı vekili 27.02.2013 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının 31.12.2008 tarihinde gözaltına alındığı, 03.01.2009 tarihinde tutuklandığı ve 27.11.2012 tarihinde tahliye olduğu, davacı ile ilgili yapılan soruşturmada tutuklamanın bir tedbir olması kuralının ihlal edildiği, başka bir adli kontrol mekanizmasına başvurulmadan 4 sene süreyle tutuklu tedbirine maruz bırakıldığı, tutuklama tedbirinin uzun süre devam ettiği, maktu gerekçeler ve klişe laflarla esasa etkili olmayan gerekçelerle tutukluluk durumunun sürdürüldüğü, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 5. maddesinin ihlal edildiği nedenleri ile CMK’nın 141/1,a-d maddeleri gereğince 20.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuş olup, mahkemece “davacının makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkartılarak yargılmasının yapıldığı bu nedenle CMK’nın 141. ve 142. maddeleri gereğince şartların oluşmadığı gerekçesiyle” davanın reddine karar verilmiştir, 5271 sayılı CMK’nın; “Tazminat istemi” başlıklı 141. maddesi incelendiğinde, bir kısım tazminat nedenleri konusunda karar verilmesi için, davanın esasıyla ilgili bir kararın verilmesi zorunluluğunun bulunmadığı, dolayısıyla bu nedenlere dayalı istemlerde, davanın sonuçlanmasına gerek bulunmadığı yasal düzenlemeden açıkça anlaşılmaktadır. Örneğin, gözaltı süresi yasada açıkça belirtilmiş olup, yasadaki bu süre içinde hakim önüne çıkarılıp, çıkarılmadığının saptanmasının davanın esasıyla herhangi bir ilgisi bulunmadığı gibi bu konudaki talep ile ilgili olarak karar verilmesi için davanın esası hakkında karar verilmesine de gerek bulunmamaktadır. Yine aynı şekilde, kanunî hakları hatırlatılmadan veya hatırlatılan haklarından yararlandırılma isteği yerine getirilmeden tutuklanan, kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan, yakalama veya tutuklama nedenleri ve haklarındaki suçlamalar kendilerine, yazıyla veya bunun hemen olanaklı bulunmadığı hâllerde sözle açıklanmayan, yakalanmaları veya tutuklanmaları yakınlarına bildirilmeyen, ya da hakkındaki arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen kişilerin tazminat istemleri konusunda, asıl davada hüküm verilmesinin veya verilen hükmün kesinleşmesinin beklenmesine gerek bulunmamaktadır. Zira bu talepler, asıl davanın sonucunu etkileyici veya asıl davanın sonucuna bağlı talepler değildir. Aynı şekilde tutuklamanın uzun sürmesi nedeniyle açılacak tazminat davalarında da dayanak mahkeme kararının kesinleşmesi beklenmeyeceği gibi, davacının beraat etmesi koşulu da aranmayacaktır, bu çerçevede,