10. Hukuk Dairesi 2017/1235 E. , 2019/4503 K. "" Bölge Adliye Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34 Hukuk Dairesince…
**10. Hukuk Dairesi 2017/1235 E. , 2019/4503 K.** **"İçtihat Metni"** Bölge Adliye Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34 Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. I- İSTEM Davacı Kurum, meslek hastalığı nedeniyle %10,1 oranında sürekli işgöremezliğe giren sigortalıya bağlanan gelirlerin rücuan tahsilini istemiştir. II- CEVAP Davalı işveren Şirket; atfedilecek bir kusurunun bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. III- MAHKEME KARARI A-İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk derece mahkemesi, alman kusur raporu çerçevesinde % 100 davalı işveren kusuru üzerinden istemin kabulüne karar vermiştir. B-BAM KARARI İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34.Hukuk Dairesi istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. IV- TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ: Davalı taraf vekili, aynı istinaf gerekçeleriyle kararın bozulmasını istemiştir. V- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME: İşveren ve üçüncü kişilerin, meydana gelen iş kazası meslek hastalığı nedeniyle sigortalı ya da hak sahiplerine sosyal sigorta yardımları yapmakla görevli olan Kuruma karşı 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesi uyarınca sorumluluğu, kusur sorumluluğu ile sınırlı bulunmaktadır. Anılan kusur sorumluluğu; ancak işverenin kastı, suç sayılır eylemi, işçilerin sağlığı ve iş güvenliği mevzuatına aykırı eyleminin, üçüncü kişilerin kasıt ve kusuru ve bunlarla meydana gelen iş kazası arasında illiyet bağının bulunması halinde oluşmaktadır. Buna göre; işverenin/üçüncü kişilerin iş kazası/meslek hastalığındaki kasıt veya kusurunun tespiti amacıyla; iş kazasının oluşumuna ilişkin maddi olguların eksiksiz biçimde saptanması, sorumluluğu gerektiren her koşulun, kendi özelliği çerçevesinde araştırılıp irdelenmesi, işveren ve diğer ilgililerin kusur oran ve aidiyetlerinin belirlenmesi gerekir. Ayrıca belirtmek gerekir ki, işçi ve işverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır.