10. Hukuk Dairesi 2013/23165 E. , 2013/24129 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2012/531-2013/500 Davalar, iptal, tespit ve itirazın iptali istemlerine ilişkindir. Mahkemece uyulan bozma ilamı sonrasında, kabul ve görevsizlik kararı verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki…
**10. Hukuk Dairesi 2013/23165 E. , 2013/24129 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2012/531-2013/500 Davalar, iptal, tespit ve itirazın iptali istemlerine ilişkindir. Mahkemece uyulan bozma ilamı sonrasında, kabul ve görevsizlik kararı verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Hak sahibi tarafından açılan ölüm aylığının kesilmesi ve yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar nedeniyle borç tahakkuku yönündeki Kurum işleminin iptali ile yeniden aylık bağlanması gerektiğinin tespitine ilişkin davada verilen ilk hükmün Dairemizce gerçekleştirilen temyiz denetimi aşamasında bu kez Kurumca yersiz ödendiği ileri sürülen ölüm aylıkları hakkında başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasının açıldığı, Dairemizce yapılan temyiz denetimi üzerine ilk hükmün bozulduğu, 08.11.2012 gün ve 13538/20977 sayılı anılan ilama uyulup yargılamaya devam edildiği ve davaların birleştirildiği anlaşılmakta olup, mahkemece, hak sahibi tarafından açılan davada istem aynen hüküm altına alınarak Kurumca açılan davada, hak sahibine 5434 sayılı Kanun hükümleri gereğince iştirakçi konumundaki babası üzerinden aylık bağlanması nedenine bağlı olarak genel görevli mahkemelerin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş ise de hak sahibince açılan davada bozma gereklerinin tam anlamıyla yerine getirilmediği, birleştirilen diğer dava yönünden ise hükmün hatalı olduğu belirgindir. 5510 sayılı Kanunun “Uyuşmazlıkların çözüm yeri” başlıklı 101. maddesinde, bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan durumlarda, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceğinin belirtilmiş olması, 5510 sayılı Kanunun 56. maddesinin ikinci fıkrasına koşut/benzer herhangi bir düzenlemenin 5434 sayılı Kanunda yer almaması, taraflar arasındaki çekişmenin 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasından kaynaklandığının belirgin olması karşısında, bu tür davalarda adli yargı ve giderek iş mahkemelerinin görevli olduğu açıktır.