4. Hukuk Dairesi 2025/2444 E. , 2025/16702 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/370 - 2024/960 İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü, I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacın…
4. Hukuk Dairesi 2025/2444 E. , 2025/16702 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/370 - 2024/960 İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü, I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sürücüsü olduğu araçla davalının trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası neticesinde davacının bedensel zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.000,00 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 20.09.2024 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 250.771,70 TL olarak yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracın davalı nezdinde trafik sigortası bulunduğunu, sorumluluğun poliçe limiti ve sigortalının kusuru oranında olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 10.12.2015 tarihli 2014/1566-2015/1703 sayılı kararıyla davacı tarafa ihtarat yapılmasına rağmen maluliyet raporu, kusur ve hesap bilirkişi ücreti ve rapor tebliğ masrafları yönünden ara kararın yerine getirilmediği, 6100 sayılı HMK'nın 324/2 maddesi gereğince davacı vekilinin İstanbul 3. İhtisas Dairesinden alınacak maluliyet raporu, Ankara Adli Tıp Kurumundan alınacak kusur bilirkişi raporundan ve hesap bilirkişi raporu ikamesinden vazgeçmiş sayıldığı, davalı ... şirketinin de dolayısıyla sorumluluktan kurtulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 17 Hukuk Dairesi'nin 09.12.20 19... /5549 - 2019/11703 sayılı ilamıyla, mahkemece verilen kesin sürenin dosya muhteviyatına göre usule ve kesin sürenin amacına uygun olmadığının görüldüğü, davanın niteliği gereğince alınması gerekli olan bilirkişi raporlarının aynı anda alınması mümkün olmayıp bu işlemlerin belirli bir sıra dahilinde yapılması gerektiği, maluliyet raporunun ve hesap bilirkişi raporunun alınıp alınmamasına ancak kusur raporunun sonucuna göre karar verilebileceği, ayrıca kesin sürenin verildiği tarih itibariyle deliller tam olarak toplanmamış dosya kapsamında henüz bilirkişi raporu alınma zamanı da gelmediğinden bahisle davacının hak arama hürriyeti ve savunma hakkının kısıtlandığı, bu nedenle somut olayın şartları ve dosyanın geldiği aşama göz önüne alınarak davacı vekiline 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerince usulüne uygun ihtar yapılarak kanun hükmüne göre işlem yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; kaza tarihinin 15.05.2013 tarihi olup, ıslahın 20.09.2024 tarihinde yapılmış olması, davalının da ıslah zamanaşımı def'inde bulunması karşısında ceza zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 3.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 26.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin geçici ve sürekli işgöremezlik sebeplerine dayanan maddi tazminat taleplerinin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kısmi alacak davasında ıslah yapabilmek için dava değerinin belirli olması gerektiğini, dosyada 17.09.2024 tarihinde aktüer bilirkişi raporu alındığını, aktüer raporu tarihi itibari ile alacağın tespit edilebildiğini, bu tarihten sonrasında ıslah dilekçesi sunulabildiğini, sürekli maluliyetin dahi dava tarihinden 11 yıl sonra tespit edilebildiğini, daha önce ıslah yapma imkanı bulunmadığından davanın zamanaşımından reddedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacıda oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen mahkeme kararı bozmaya uygun olup, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.