Ceza Genel Kurulu 2009/2-17 E. , 2009/42 K. "" Tebliğname : 251837 Yargıtay Dairesi : 2. Ceza Dairesi Kavgada silah boşaltma suçundan sanık M. Ö..’ün beraatına ilişkin Kadıköy 2. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 26.09.2005 gün ve 295-784 sayılı hüküm o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle dosyayı inceleyen Yargıtay 2. Ceza Dairesince 06.11.2006 gün ve 4113-17737 sayı ile; “...olay günü sanığın, evlerinin önüne gelip oğluyla tartışmak için aşağıya çağıran ve beklem…
**Ceza Genel Kurulu 2009/2-17 E. , 2009/42 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname : 251837 Yargıtay Dairesi : 2. Ceza Dairesi Kavgada silah boşaltma suçundan sanık M. Ö..’ün beraatına ilişkin Kadıköy 2. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 26.09.2005 gün ve 295-784 sayılı hüküm o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle dosyayı inceleyen Yargıtay 2. Ceza Dairesince 06.11.2006 gün ve 4113-17737 sayı ile; “...olay günü sanığın, evlerinin önüne gelip oğluyla tartışmak için aşağıya çağıran ve beklemekte olan müştekileri korkutmak ve dağılmalarını sağlamak amacıyla ruhsatlı tabancası ile bir el havaya ateş etmesi şeklindeki eyleminin 5237 sayılı TCK’ nun l06. maddesinin 1. fıkra¬sının 2. cümlesinde düzenlenen suçu oluşturup oluşturmayacağı tartışılarak bu suçu oluşturdu¬ğu¬nun kabulü halinde 765 sayılı TCK’ nun 466/1. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nun l06. madde¬sinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde öngörülen cezalardan hangisinin lehe olduğu belirlenip lehe olan madde uyarınca ceza tayini, eylemin 5237 sayılı TCK’ nun l06. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde düzenlenen suçu oluşturmadığının kabulü halinde ise sanığın beraatına karar verilmesi gerekirken bu eylem yönünden değerlendirme yapılmadan kavgada silah boşaltmak suçunun 5237 sayılı TCK' nda bağımsız bir suç olarak düzenlenmediği gerekçesi ile sanığın beraatına karar verilmesi...” gerekçesiyle oyçokluğuyla bozulmasına karar verilmiştir. Yerel Mahkeme ise 14.05.2007 gün ve 1501-543 sayı ile, “...yargılamanın devamı sırasında 765 sayılı TCY’ nın yürürlükten kaldırıldığı ve 5237 sayılı TCY’ nın yürürlüğe konulduğu belirtildikten sonra 5237 sayılı TCY’ nın da 765 sayılı TCY’ nın 466. maddenin karşılığını oluşturan bir düzenlemenin yer almadığı ve böylelikle suç tarihin¬den sonra yürürlüğe giren yasa ile eylemin suç olmaktan çıkarıldığı belirtilmiştir. Öyle ise Yargıtay Dairesinin bozma kararında belirtilen karşılaştırma yapılmış ve sonuçta yapılan değerlendirme ile beraat kararı verilmiştir. Buna karşın mahkememizce karşılaştırma yapılma¬mış gibi bozma kararı verilmesi yasaya ve usule uygun görülmediğinden...” gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir. Bu hükmün de Kadıköy Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi nedeniyle dosya¬nın Yargıtay C.Başsavcılığının “bozma” istemli tebliğnamesiyle, Yargıtay Birinci Başkanlığa gönde¬ril¬mesi üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunca 29.01.2008 gün ve 264-9 sayı ile; “…Bozmadan önceki 21.06.2005 tarihli oturumda şikâyetçiler K..ve N.. G.. ile E. A..’un talepleri üzerine Yerel Mahkeme tarafından davaya katılma¬larına karar verilmiş ancak bir sonraki oturumda şikâyetinden vazgeçmesi nedeniyle E. A..un müda¬hilliği CYY’nın 243. maddesi uyarınca hükümsüz kalmıştır. K..ve N.G..’nun katılan sıfatlarının devam etmesine karşın bozma üzerine yokluklarında verilen direnme hükmü kendilerine tebliğ edilmemiştir.