Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; yargılamanın özel statülü mahkemece yapılması, parmak izi incelemesi yapılması talebinin reddedilmesi, deliller hatalı değelendirilerek hüküm kurulması, onama kararının gerekçesiz olması ve yargılamanın makul süreyi aşması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; yargılamanın özel statülü mahkemece yapılması, parmak izi incelemesi yapılması talebinin reddedilmesi, deliller hatalı değelendirilerek hüküm kurulması, onama kararının gerekçesiz olması ve yargılamanın makul süreyi aşması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 27/10/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden ulaşılan bilgi ve belgelere göre ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 1966 tarihinde doğmuş olup olayların gerçekleştiği tarihte İstanbul'da ikamet etmektedir. Başvurucu hakkında suç örgütü yöneticisi olma, suç örgütü faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma ve 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet yapma suçlarından soruşturma açılmış ve 18/6/2009 tarihinde başvurucunun evinde arama yapılmıştır. Başvurucu, müsnet suçlardan 18/6/2009 tarihinde gözaltına alınmış; İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi (CMK maddeyle görevli) tarafından 20/6/2009 tarihinde tutuklanmıştır. Başvurucu hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca (CMK maddeyle görevli) suç örgütü kurma, yönetme ve suç örgütü faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından 22/10/2009 tarihli iddianameyle kamu davası açılmıştır. Sanıklar müdafileri tarafından İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi (CMK maddeyle görevli) (Mahkeme) nezdindeki yargılamanın 3/3/2011 tarihli celsesinde, ele geçen uyuşturucuda parmak izi incelemesi yapılması talep edilmiş; talep etkin pişmanlık hükümlerinin bu hususlara bağlı kalınmadan da mahkemece değerlendirileceği ve söz konusu incelemenin davaya yenilik katmayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir. Mahkeme 19/6/2012 tarihli kararla başvurucunun müsnet suçlardan mahkûmiyetine ve tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Mahkemenin başvurucu hakkındaki uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna ilişkin mahkûmiyet kararının gerekçesi şöyledir: "... malın sahibi olup, organizasyonu yönlendiren, lider konumundaki "Abi" lakaplı kişinin sanık İslam Yakut olduğu ve sanığın yurt dışına gönderilmek üzere belirlenemeyen bir kaynaktan temin ettiği suça konu uyuşturucu maddeyi, sevk edilmek üzere diğer sanıklar [Y.] ve [İ.ye] teslim ettiği, bu sanıklarla yüz yüze görüşmeler ile talimatlar verip yönlendirdiği ve sanığın ayrıca ana uyuşturucu madde sevkiyatından önce test amaçlı örgüte zarar vermeyecek küçük bir miktarda uyuşturucu maddenin de İngiltere'ye tekstil kolileri içerisinde gönderilmesini sağladığı, ancak bu uyuşturucunun ele geçirilmemiş bulunduğu ve bu şekilde üzerine atılı bulunan uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddia, olay, yakalama ve arama tutanakları ile fiziki takip tutanakları içerikleri, ekspertiz ve Adli Tıp Kurumu rapor içerikleri, iletişimin tespiti tutanakları ile bağlantılı fiziki takip tutanakları içerikleri, tutanak düzenleyicisi görevlilerin tanık olarak verdikleri ifade içerikleri, tanık [G.nin] olayın sıcağı ile verdiği soruşturma aşamasındaki ifade içeriği ve tüm dosya kapsamından anlaşılmış olup..." Mahkemenin başvurucu hakkındaki suç işlemek amacı ile örgüt kurma suçuna ilişkin mahkûmiyet kararının gerekçesi ise şu şekildedir: "...iletişimin tespiti tutanaklarına göre "Abi" lakaplı sanık İslam Yakut'un diğer sanıkları yönlendirdiği ve talimatlar verdiği ve diğer sanıkların da bu talimatlar doğrultusunda hareket ettikleri, hatta sanıklar [Y.], [İ.] ve [A.Y.ın] lider konumundaki "Abi"lerini suçtan kurtarmak yada daha az ceza almasını sağlamak amacı ile sanık [A.nın] konum itibarı ile suç üslenmiş bulunması dikkate alındığında sanıklar arasında hiyerarşik ilişki bulunduğu ... uyuşturucu madde ticareti suçu açısından sübut koşullarından olan uyuşturucu maddenin ele geçirilmiş olması şartı gerçekleşmemekle beraber suç işleme iradesinde devamlılığı göstermesi açısından 15 Mayıs tarihi itibarı ile İngiltere'ye deneme amaçlı bir miktar uyuşturucunun gönderilmesi ve parasının tahsil edilmiş bulunması, ayrıca sanık İslam Yakut'un sahte isimlerle ikamet ettiği her iki evde birden çok suç işleme, yakalanmama, gizlenme ve kaçma olgularını gösteren sahte kimlikler, sahte sürücü belgeleri ile çok sayıda kullanılmamış cep telefonu, sim kart ve sim kart yuvası ile şifreli el yazısı notların ele geçirilmiş bulunması nedeni ile suç işleme iradesinde devamlılık unsurunun gerçekleşmiş bulunduğu..." Yargıtay Ceza Dairesinin 7/3/2013 tarihli kararıyla hükmün bozulması üzerine Mahkemenin E.2013/85 sayısına kayden yürütülen yargılamada 9/7/2013 tarihli kararla "sanıkların örgüt oluşturmak için sayısal yeterlikte olduğu anlaşılmakta ise de, aralarında hiyerarşik ilişki ve suç işleme iradelerinde devamlılık saptanmadığı, açıklanan durum karşısında sanıklar hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun maddesinin uygulanmasının koşulları bulunmadığı" gerekçesiyle başvurucunun suç örgütü kurup yönetme suçundan beraatine, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçundan ise ilk hükümdekiyle aynı gerekçeyle mahkûmiyetine ve tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. Başvurucunun hükmen tutukluluk kararına yaptığı itiraz 26/7/2013 tarihinde reddedilmiştir. Yargıtay Ceza Dairesi 25/9/2014 tarihli kararıyla iddia ve savunmaların tüm delillerle birlikte kararda tartışıldığı, sanıklarca işlendiği saptanan eyleme uygun suç tipi ile yaptırımların doğru belirlendiği ve vicdani kanının dosyadaki belge ve bilgiler doğrultusunda kesin verilere dayandırıldığı gerekçesiyle hükmü onamıştır. Başvurucu nihai karardan 25/9/2014 tarihinde haberdar olduğunu bildirmiştir. Başvurucu 27/10/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu hükme dayanak oluşturan bir kısım tutanaklara ilişkin sahtecilik iddiasıyla yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuştur. Talep Mahkemece kabule değer görülmüş, yapılan yargılamada belgeler üzerindeki sahtecilik iddiasına ilişkin Ankara Jandarma Kriminal Daire Başkanlığından rapor temin edilerek değerlendirilmiş ve 16/12/2016 tarihli kararla yargılamanın yenilenmesi talebi reddedilmiştir.