1. Hukuk Dairesi 2010/6996 E. , 2010/11371 K. "" MAHKEMESİ : BOLU 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 31/12/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, miras bırakanın mal kaçırmak amacıyla 643 parsel sayılı taşınmazı satış suretiyle oğlu davalıya temlik ettiğini, satışın gerçek olmadığını ileri sürüp, tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline, olmadığı taktirde tenkisine karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, dava konusu taşınmazı bedelini öde…
**1. Hukuk Dairesi 2010/6996 E. , 2010/11371 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BOLU 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 31/12/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, miras bırakanın mal kaçırmak amacıyla 643 parsel sayılı taşınmazı satış suretiyle oğlu davalıya temlik ettiğini, satışın gerçek olmadığını ileri sürüp, tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline, olmadığı taktirde tenkisine karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, dava konusu taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını belirtip davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, çekişme konusu taşınmazın davalıya temlikinin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 02.11.2010 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat Ş..Y..geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen vd. vekili avukat gelmedi, yokluğundan duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı taktirde tenkis isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; miras bırakan M..’in çekişme konusu 643 parsel sayılı taşınmazı 09.12.1994 tarihli akitle oğlu davalıya satış suretiyle temlik ettiği, murisin 27.06.2009 tarihinde ölümü ile eşi davacı D.. A.. ile oğulları davacı A.. ve davalı M..’in mirasçı kaldığı, öte yandan, çekişmeli 643 parselin imar uygulamasına tabi tutularak yeni imar parsellerinin oluştuğu anlaşılmaktadır. Davacılar, anılan temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmışlar, davalı ise, taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını savunup, 12.12.1994 tarihinde murisin hesabına 5.550 DM para yatırdığına dair banka dekontu ibraz etmiştir. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.