Başvuru, başvurucunun (sanığın) kabulü yönünde bir beyanı olmamasına karşılık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, başvurucunun (sanığın) kabulü yönünde bir beyanı olmamasına karşılık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 6/3/2019 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, mahkemeye erişim hakkına ilişkin şikâyetin kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının (Başsavcılık) 12/10/2016 tarihli iddianamesiyle başvurucunun -diğerinin yanında- resmi belgede sahtecilik suçundan da cezalandırılması talebiyle iddianame düzenlenmiştir. İddianamenin İstanbul Ağır Ceza Mahkemesince (Mahkeme) kabulü ile başvurucu hakkında açılan davada, başvurucunun resmi belgede sahtecilik suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Başvurucu, 27/1/2018 tarihli dördüncü celsede açıkça kabul etmediğini belirtmesine rağmen Mahkemece 4/10/2018 tarihli kararla başvurucu hakkındaki mahkûmiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Başvurucunun 24/10/2018 tarihli itiraz dilekçesinde, başvurucu -diğerlerinin yanında- kabul etmediği halde Mahkeme tarafından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Anılan itiraz, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 25/1/2019 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Ret gerekçesinde başvurucunun itiraz ettiği hususlarla ilgili olarak bir değerlendirme yapılmamıştır. Başvurucu 6/3/2019 tarihinde başvuruda bulunmuştur. UYAP üzerinden yapılan incelemede, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 17/12/2021 tarihli ihbarname ile İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 4/10/2018 tarihli kararı aleyhine kanun yararına bozma isteminde bulunulduğu; Yargıtay Ceza Dairesinin 21/1/2022 tarihli kararı ile talep kabul edilerek "kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 2018 tarihli,2016/315 Esas ve 2018/282 Karar sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 2019 tarihli ve 2019/57 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin maddesi uyarınca [bozulmasına]" karar verildiği tespit edilmiştir.