Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/1121 E. , 2024/2086 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/1121 Karar No : 2024/2086 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. DAVANIN_KONUSU : Davacının bilirkişilik sicilinden ve listesinden çıkarılmasına i…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/1121 E. , 2024/2086 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/1121 Karar No : 2024/2086 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. DAVANIN_KONUSU : Davacının bilirkişilik sicilinden ve listesinden çıkarılmasına ilişkin Konya Bilirkişilik Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararına yapılan itirazın reddine dair ... tarih ve ... ek sayılı kararın iptali istenilmiştir. YARGILAMA SÜRECİ : İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile olayda, dava dosyasındaki bilgi belgelerle ilgili mevzuatın birlikte değerlendirilmesi neticesinde, bilirkişilik görevi yapan davacının tasfiye memuru olarak atandığı ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı dava dosyasında tasfiye memurluğu görevinin mahkeme tarafından resen belirlendiği, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı istinaf talebinde bulunulduğu ve dosyanın hâlen istinaf incelemesi için ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinde olduğu, dolayısıyla kararın kesinleşmemesi sebebiyle davacının tasfiye memurluğu göreninin henüz başlamadığı, ayrıca davacıya tasfiye memurluğu göreviyle ilgili herhangi bir tebligat dahi yapılmadığı, yine ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyasında davacının mahkeme tarafından resen kayyum olarak atandığı ve kendisine tebligat yapılmadığı, nihayetinde kayyumluk görevinin de başlamadığı, bu anlamda davacının tarafsızlık ve dürüstlük ilkelerine aykırı bir davranışı bulunduğunun açık ve net olarak ortaya konulmadığı, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas dosyasına ait davada ise davacının bilirkişi seçildiği, bunun üzerine anılan dosya için 06/08/2018 tarihinde keşfe çıkıldığı ve 07/08/2018 tarihinde bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, söz konusu dosyada Konya Barosuna kayıtlı davacının oğlu olan Av. ... ve Av. ...'ın, davanın taraflarından ... Döküm Makina Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ni temsile birlikte veya ayrı ayrı olarak yetkili kılındığına dair 23/07/2018 tarihli vekâletnamenin ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas dosyasına 10/08/2018 tarihinde sunulduğunun görüldüğü, bu durumda, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas dosyasına ait davada, bilirkişilik görevini ifa edip raporunu dosyaya sunduktan sonra davacının avukat olan oğlunun vekâletinin dosyaya girdiği görüldüğünden, oğlu ile taraf şirket arasındaki vekâlet ilişkisini bilmesi hususunun davacıya yüklenemeyeceği ve davacının bunu önceden bilmesinin dosyada vekâletnamenin bulunmaması nedeniyle davacıdan beklenemeyeceği, davacının oğlunun vekil olduğunu bilebilmesi için vekilin duruşmalara katılması, vekil sıfatıyla taraflar adına herhangi bir işlem tesis etmesi, keşif icrasına iştirak etmesi ve her şeyden önce dosyaya vekâletname sunması gerektiği açık olup davacının bu sebeple dürüstlük ve tarafsızlık ilkesine uygun davranmadığından bahsedilemeyeceği, tüm bu değerlendirmeler ışığında, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının gerçekleşen eylemleri nedeniyle tesis edilen işlemlerin hukuka uygun olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Sonucu itibarıyla hukuka uygun olan İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine yönelik Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Mali müşavir olarak bilirkişilik siciline ve listesine kayıtlı olan davacı hakkında yapılan şikayet sonucunda Konya Bilirkişilik Bölge Kurulunca denetim ve inceleme başlatılmıştır. Bunun üzerine, Konya Bilirkişilik Bölge Kurulu başkanı olan hâkim ... tarafından 05/04/2019 tarihli denetim ve inceleme raporu hazırlanmış, raporda, davacı hakkında yaptırım uygulanmasına gerek olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir Raporun Kurula sunulmasının ardından Konya Bilirkişilik Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı sayılı kararı ile 6754 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 1. fıkrasının (c) ve (ç) bentleri uyarınca davacının bilirkişilik sicilinden ve listesinden çıkarılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı tarafından yapılan itiraz ise Konya Bilirkişilik Bölge Kurulunun ... tarih ve ... ek sayılı kararı ile reddedilmiştir. Bunun üzerine itirazın reddine yönelik Kurul kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 24/11/2016 tarih ve 29898 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu'nun; "Bilirkişilik bölge kurulları" başlıklı 7. maddesinde; "(1) Her bölge adliye mahkemesinin kurulu bulunduğu yerde bir bilirkişilik bölge kurulu kurulur. (2) Bölge kurulu aşağıdaki üyelerden oluşur: a) Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Birinci Dairesi tarafından istekleri bulunan ve bölge kurulunun bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi üyeleri arasından seçilen bir kişi b) Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Birinci Dairesi tarafından bölge kurulunun bulunduğu il merkezi adli yargı ilk derece hukuk ve ceza mahkemelerinde görev yapan birer hâkim ve bir Cumhuriyet savcısı ile idari yargı ilk derece idare ve vergi mahkemelerinde görev yapan birer hâkim olmak üzere seçilen toplam beş kişi (3) Bölge adliye mahkemesi üyeleri arasından Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından seçilen üye, bölge kurulunun başkanıdır. Başkanın yokluğunda en kıdemli üye başkana vekalet eder. (4) Bölge kurulunun sekretarya hizmetlerini yerine getirmek üzere bölge adliye mahkemesinde bir yazı işleri müdürlüğü kurulur. Bu müdürlükte Bakanlık tarafından görevlendirilen bir müdür ile yeteri kadar memur bulunur. (5) Bölge kurulu, ayda bir toplanır. Bölge kurulunun başkanı, bölge kurulunu her zaman toplantıya çağırabilir. Bölge kurulu üye tamsayısının salt çoğunluğu ile toplanır ve üye tamsayısının salt çoğunluğu ile karar alır. (6) Bölge kurullarının denetimi, adalet müfettişlerince yapılır." hükmüne; "Bilirkişilik bölge kurullarının görevleri" başlıklı 8. maddesinde, "(1) Bölge kurullarının görevleri şunlardır: ... ç) Bilirkişilerin sicil ve listeden çıkarılmasına karar vermek. ..." hükmüne; "Bilirkişilik bölge kurulu başkanının görevleri" başlıklı 9. maddesinde, "(1) Bölge kurulu başkanının görevleri şunlardır: ... d) Sicil ve listeden çıkarılmasına karar verilen bilirkişilerle ilgili işlemleri yürütmek. e) Bilirkişilik temel ilkeleri ile etik ilkeleri ihlal ettiği iddia edilen bilirkişiler hakkında başvuru üzerine veya resen gerekli inceleme ve araştırmayı yapmak veya yaptırmak. ... (2) Bölge kurulu başkanı münhasıran bu Kanunda belirtilen görevleri yerine getirir; bölge kurulu başkanına başka bir görev verilemez." hükmüne; "Bilirkişilik sicilinden ve listesinden çıkarılma" başlıklı 13. maddesinde, "(1) Bilirkişiler, aşağıdaki şartlardan birinin gerçekleşmesi hâlinde sicilden ve listeden çıkarılır: a) Bilirkişiliğe kabul şartlarının kaybedilmesi veya sicile kabul tarihinde gerekli şartların bulunmadığının sonradan tespit edilmesi. b) Kanuni bir sebep olmaksızın bilirkişilik yapmaktan kaçınılması veya raporun belirlenen süre içinde mazeretsiz olarak verilmemesi. c) Bilirkişilik görevi ve bu görevin gerektirdiği etik ilkelerle bağdaşmayan, güven duygusunu sarsıcı tutum ve davranışlarda bulunulması. ç) 3 üncü maddede belirtilen temel ilkelere aykırı olarak bilirkişilik faaliyetinde bulunulması. d) Bölge kurulu tarafından yapılacak performans değerlendirmeleri sonucunda yeterli bulunulmaması. e) Bilirkişilik süresinin dolmasına rağmen süresi içerisinde yenileme talebinde bulunulmaması. f) Bilirkişinin sicilden çıkarılmayı talep etmesi. (2) Birinci fıkranın (b), (c), (ç) ve (d) bentlerinde belirtilen hâllerde ihlalin niteliğine göre sicilden ve listeden çıkarma yaptırımı yerine uyarma veya bir yıla kadar geçici süreyle listeden çıkarma yaptırımı uygulanabilir." hükmüne; "İtiraz ve dava hakkı" başlıklı 15. maddesinde, "(1) Bölge kurulu kararlarına karşı, kararın tebliğ veya ilan tarihinden itibaren otuz gün içinde kararı veren bölge kuruluna itiraz edilir. Bölge kurulunun itiraz üzerine verdiği kararlara karşı yetkili idare mahkemesine dava açılabilir." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup kişilerin özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu bakımdan, disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar mevzuatla belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır. Bu nedenle, adli ve idari cezayı gerektiren fiillerle ilgili olarak soruşturma yapılması zorunlu olduğu gibi soruşturmanın belirli usûller çerçevesinde yapılması da söz konusu isnada maruz kalanların hukuki güvencesidir. Disiplin cezası vermeye yetkili mercilerce disiplin suçu sayılacak eylemlerin işlenildiğinin öğrenilmesi hâlinde, bu kişiler hakkında soruşturma emri verilmesi; bağımsız ve üst veya denk görevde olan bir soruşturmacı atanması, olayla ilgili tanık ve soruşturulanın ifadelerinin alınması, ifade alınmadan kişiye haklarının ve soruşturma konusunun bildirilmesi, isnat olunan fiille ilgili lehe ve aleyhe başkaca delillerin araştırılması, hatta teknik konularda bilirkişilere inceleme yaptırılmak suretiyle, soruşturulanların görev ve konumları itibarıyla sorumlukları ile suçun oluş biçimi irdelenerek fiilin sübut bulup bulmadığının her türlü şüpheden uzak olacak şekilde ortaya çıkarılması amacıyla yürütülen soruşturma sonucunda, adli, idari ve disiplin yönünden soruşturulan hakkında soruşturmacı kanaat teklifinin de yer aldığı soruşturma raporunun hazırlanması ve raporun disiplin cezası vermeye yetkili amire veya kurula sunulması üzerine yetkili amir ve kurullarca yukarıda sıralanan bilgi ve belgelerin bulunduğu soruşturma dosyasının incelenerek karar verilmesi, soruşturmayı yapan kişi ile soruşturmada elde edilen delilleri değerlendirecek kişi veya kurulların ayrı olması, yasal süre içerisinde isnat olunan fiiller bildirilerek sanığın savunmasının alınması gerekliliği, disiplin hukukunun temel ilkelerinden olduğu gibi hukuki güvenlik ilkesinin de bir gereğidir. Öte yandan, soruşturma yapmakla görevlendirilenlerin ve cezayı verecek olan disiplin amirlerinin soruşturmaya konu olayla hiçbir ilgisi bulunmayan kişilerden olmaları, hakkında soruşturma yapılan kamu görevlisinin suç konusu eyleminden zarar gören veya yarar sağlayan kişilerden olmamaları, ayrıca soruşturulanın veya olayın mağduru durumundaki kişilerden etkilenecek konumda bulunmayan tamamen tarafsız kişi veya kişilerden olması, kıdem ve görev bakımından en az soruşturulan ile aynı seviyede veya üst düzeyde bulunmaları gerekmektedir. Davacının bilirkişilik sicilinden ve listesinden çıkarılmasına ilişkin kararın Konya Bilirkişilik Bölge Kurulu başkanı olan hâkim ... tarafından düzenlenen 05/04/2019 tarihli denetim ve inceleme raporu üzerine, yine hâkim ...'nin başkan olarak yer aldığı ... tarih ve ... sayılı kararla verildiği ve davacı tarafından yapılan itirazın da yine hâkim ...'nin başkan olarak yer aldığı ... tarih ve ... ek sayılı karar ile reddedildiği, bu durumda, disiplin hukuku ilke ve esasları çerçevesinde, objektiflik ve tarafsızlık ilkeleri göz ardı edilerek tesis edilen dava konusu işlemlerde bu yönü ile hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Bu nedenle, dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine yönelik Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE, 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, 3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 22/05/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.