Başvuru, aynen teslim ve alacak davasında usul ve kanuna aykırı karar verilmesi, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, aynen teslim ve alacak davasında usul ve kanuna aykırı karar verilmesi, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 3/3/2014 tarihinde yapılmıştır.Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu ile S.İ. isimli şahıs arasında düzenlenen 10/8/2006 tarihli Ticari Taksi Şoförü Çalıştırma Sözleşmesinde (Sözleşme), S.İ. başvurucuya ait 06/T/3036 plakalı ticari taksiyi 2 yıllığına kiralamış, kasa bedeli olarak başvurucuya 000 TL ödemiştir.S.İ., Ankara Asliye Hukuk Mahkemesine 19/6/2007 tarihinde açtığı davada, Sözleşme gereği başvurucuya kasa bedeli ödediği gibi toplam 000 TL bedelli 24 adet senet verdiğini, iki ay sonra araç şoförünün Sözleşme'yi ele geçirerek aracı başvurucuya teslim etmeye çalıştığını, başvurucunun kişilere borcu nedeniyle aracın haczedilerek parka çekildiğini, bu süreçte aracı işletemediğini, Ankara Noterliğinden gönderdiği ihtarname ile Sözleşme'yi feshettiğini, kasa bedeli ve mahrum kalınan kârı talep ettiğini, başvurucunun tazminat ödemediğini, senetleri de iade etmediğini belirterek öncelikle aracın teslimine, olmadığı takdirde kasa bedeli ve mahrum kalınan kârın başvurucudan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme 25/10/2011 tarihli kararında, Sözleşme'ye konu aracın davalının borcu nedeniyle fiilen haczedilmesinden dolayı davalı tarafça Sözleşme'deki edimin yerine getirilmediğini, bu açıdan davacının Sözleşme'yi feshetmekte haklı olduğunu, araç kasa bedeli olarak davalıya ödediği 000 TL'yi geri isteyebileceğini, Sözleşme'de fesih durumunda mahrum kalınan kârın isteneceğine dair açık hüküm bulunmadığını belirterek kasa bedeli olan 000 TL üzerinden davayı kabul etmiştir. Temyiz üzerine Yargıtay Hukuk Dairesi 22/5/2012 tarihli kararında, davacının aracın kasasına yönelik isteminin terditli olduğunu, öncelikle aracın aynen iadesi mümkün olmadığı takdirde ödenmiş olan 000 TL bedelin tahsilini istediğini, davalının da yargılama sırasında muhafazadan kurtarılan aracı davacıya teslim etmeye hazır olduğunu beyan ettiğini, bu açıdan davacının asıl talebi olan aynen iade konusunda bir inceleme ve değerlendirme yapılmadan doğrudan yardımcı talep hakkında karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek hükmü bozmuştur. Bozma kararına uyan Mahkeme 4/10/2012 tarihli kararında, bozmadan sonra davacı vekilinin duruşmada, aracın teslimine yönelik bir beyanının olmadığını, varsa da bu talebinden vazgeçtiğini belirterek terditli talep niteliğinde olan kira, kasa bedeli ve mahrum kalınan kar talebini değerlendirmiş, bozmadan önceki karar gerekçesini (bkz. § 11) yineleyerek davayı kısmen kabul etmiştir. Temyiz üzerine karar,Yargıtay Hukuk Dairesinin 21/5/2013 tarihli kararıyla onanmıştır.Karar düzeltme talebi aynı Dairenin 14/1/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Ret kararı 6/2/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş ve 3/3/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.