4. Hukuk Dairesi 2009/13692 E. , 2010/10977 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 13/10/2008 gününde verilen dilekçe ile satış sözleşmesinin iptalinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ilişkin 18/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacının mirasçıları tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor i…
**4. Hukuk Dairesi 2009/13692 E. , 2010/10977 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 13/10/2008 gününde verilen dilekçe ile satış sözleşmesinin iptalinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ilişkin 18/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacının mirasçıları tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Davacı; kardeşleri ile paylı mülkiyete tabi zeytinliğin paydaşları olduklarını, ortaklaşa zeytinlik sahibi olduklarını, kardeşlerinin 1/3'er paylarını davalıya sattıklarını; belediye tarafından özel ürün alanındaki zeytinliğin en küçük parçasının 10.000 m2 olması gerektiğinden zeytinliğin bölünemeyeceğinin bildirildiğini; 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Yasası'nın 8/4. maddesine göre bölünmez nitelikteki araziler 3. kişilere satılamayacağından, davalı ile kardeşleri arasında yapılan satış sözleşmenin iptalini istemiştir. Davalı ise; Tarım İl Müdürlüğü yazısına göre dikili tarım arazilerinde en az 0,5 hektar büyüklüğündeki yerin satışına engel bir durumun olmadığını belirterek, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece, Ayvalık Belediyesi'nin yazısına göre yerin tarım niteliği korunacak özel ürün alanı olduğu, yapılan keşif ve ziraat bilirkişisi raporuna göre yerin dikili tarım arazisi niteliğinde olup 5403 sayılı Yasa'nın 8. maddesine göre en az parsel büyüklüğünün 0,5 hektar olması gerektiği, paydaşlardan her birine 5.433,33 m2 yer düştüğü için taşınmaz bölünebileceğinde, satış işleminin geçerli olduğu gerekçesiyle istem reddedilmiştir. 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Yasasının 8. maddesi gereğince; ”Tarım arazileri; doğal özellikleri ve ülke tarımındaki önemine göre, nitelikleri Bakanlık tarafından belirlenen mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ve marjinal tarım arazileri olarak sınıflandırılır. Ayrıca Bakanlık tarım arazilerinin korunması, geliştirilmesi ve kullanımı ile ilgili farklı sınıflandırmalar yapabilir. Tarımsal faaliyetin ekonomik olarak yapılabildiği en küçük alana sahip ve daha fazla küçülmemesi gereken yeter büyüklükteki tarımsal arazi parsel büyüklüğü, bölge ve yörelerin toplumsal, ekonomik, ekolojik ve teknik özellikleri gözetilerek Bakanlık tarafından belirlenir. Belirlenen küçüklüğe erişmiş tarımsal araziler miras hukuku bakımından bölünemez eşya niteliğini kazanmış olur. Tarımsal arazinin bu niteliği tapu kütüğüne şerh edilir.