(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/11561 E. , 2010/14015 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... Yönetimi, 03/03/2009 tarihli dava dilekçesiyle; .... İlçesi Akpınar Mahallesi 234 ada 36 parse
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/11561 E. , 2010/14015 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... Yönetimi, 03/03/2009 tarihli dava dilekçesiyle; .... İlçesi Akpınar Mahallesi 234 ada 36 parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığından, tapu kaydının iptali ve orman niteliğiyle tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya ve dosya kapsamına göre dava, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı iddia edilen taşınmazın tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, orman kadastrosu 1981 yılında yapılıp, 14/12/1981 tarihinde ilan edilmiş, ancak yapılan itirazlar kadastro komisyonu tarafından zamanında incelenmemiştir. Mevcut itirazlar 1988 yılında 80 numaralı Orman kadastro komisyonu tarafından incelenmiş, Orman kadastrosu ve 2/B uygulamasına ilişkin itiraz sonuçları daha sonra yörede 1992 yılında yapılan arazi kadastrosu ile birlikte ilan edilmiştir. Akpınar Köyünde 1990 yılında yapılan genel kadastroda 234 ada 36 parsel sayılı 9319,90 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak niteliğiyle Hazine adına 1992 yılında tesbit edilmiş, 20/02/1992 ila 20/03/1992 tarihinde yapılan askı ilanı sonunda kesinleşmiş, orman yönetimi tarafından taşınmazın ham toprak niteliğinin orman olarak değiştirilmesi istemiyle açılan davada mahkemece, resmi belgeler ile orman kadastro işlemlerine ilişkin tüm tutanak ve haritaların uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu orman yüksek mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporla, çekişmeli parselin kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı,31.12.1981 tarihinden önce orman niteliğini tam olarak yitirdiğinin belirlendiği gerekçesiyle Orman Yönetiminin davasının reddine karar verilmiştir. Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda; taşınmazın gerek toprak yapısı itibariyle, gerek en eski tarihli memleket haritası ile hava fotoğraflarının ve toplu yerleşim merkezine bitişik oluşu gerekçeleriyle dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca ham toprak-taşlık vasfı ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmasının doğru olduğu görüş ve kanaati bildirilmişse de; çekişmeli parselin yüzölçümünün küçük ve orman parseli ile komşu olduğu, eğiminin yüksek ve büyük bölümünün kayalık ve taşlık, köy yerleşim alanına da çok yakın olmayan yerde, yer aldığı görülmektedir. 6831 Sayılı Yasanın değişik 2/B maddesinde “bilim ve fen bakımından orman niteliğinin kaybındaki” amaç doğal ve gerçek anlamda nitelik kaybıdır. Yoksa her isteyenin ormanlarda doğal olarak bulunan deliceleri aşılaması, erozyona sebep olacak veya önleyecek biçimde teraslama yapması yada orman bitkilerini kökleyip tarım yapmaya teşebbüs etmesi yada yerleşim yerine komşu olması “bilim ve fen bakımından” nitelik kaybı olmayıp, suç oluşturacak eylemlerle nitelik kaybettirmek ve eylemin doğal sonucu olarak da erozyona sebep olmak ve ormanı yok etmektedir. Anayasanın 169. maddesindeki “devlet ormanların korunması ve sahaların genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerine yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz” ve “ormanlara zarar verecek hiçbir faaliyete ve eyleme müsaade edilemez” hükümleri karşısında yasa koyucunun bu yolun açılmasını amaçladığı düşünülemez. Aksi halde, 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesinin, ormanların bilinçli şekilde niteliğinin kaybettirilmesine, tahribatına ve yok edilmesine izin veriyormuş gibi bir sonuca ulaşılır ki, bunu kabul etmek olanaksızdır. Suç teşkil edecek biçimde zorlama yolu ile ormanın niteliğinin yok edilmesi, yasalarla korunamaz. Hakim, bilirkişinin görüşü ile bağlı olmayıp, belirlediği teknik bulguları hukuk bilgisi ile serbestçe taktir eder. Yukarıda anlatıldığı gibi çekişmeli taşınmazın 31/12/1981 tarihinden önce nitelik yitirdiği kabul edilemeyeceği gibi, çekişmeli taşınmazın, Orman Yönetimi bünyesinde çalışan uzmanlarca orman niteliğini yitirmediği yönünde düzenlenen raporlarla belirlenip, orman niteliğiyle tapuya tescili istendiğine, 18/11/2003 tarihinde yürürlüğe giren 4999 Sayılı Yasanın 6. maddesi ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 11/5 maddesi taşınmazın niteliğini belirleme konusunda Hazine’ye taktir hakkı vermeyip, orman rejimi dışına çıkartılan ancak, fiilen orman olduğu Orman Genel Müdürlüğünce tesbit edilen yerlerin talep üzerine ... Bakanlığınca Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilip orman niteliği ile Hazine adına tescilini öngörmektedir. O halde; çekişmeli taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru değilse de, davanın taraflarının Orman Yönetimi ve Hazine olması, yine 4999 Sayılı Yasa ile değiştirilen 6831 Sayılı Yasanın 11/5 maddesi, 2/B madde uygulamaları sonucu orman rejimi dışına çıkarılan, ancak fiilen orman olduğu Orman Genel Müdürlüğünce tespit edildiğinden ve somut olayda henüz 2/B madde uygulaması da kesinleşmediği, kesinleşmiş orman sınırları içindeki yerlerde zilyetliğe değer verilemeyeceği, Orman Yönetimi ile Hazine arasındaki uyuşmazlığın, taşınmazların mülkiyetine değil, niteliğine ilişkin olması nedeniyle hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, 03/05/2010 tarihli kararın hüküm fıkrasının hükümden tamamen çıkartılarak, bunun yerine “Davalı Hazine adına tarla niteliği ile tapuda kayıtlı Akpınar Mahallesi 234 ada 36 "ham toprak" olan cinsinin “orman” olarak değiştirilmesine, tapunun beyanlar yada şerhler hanesinde herhangi bir şerh varsa silinmesine, Hazine harçtan bağışık olduğundan peşin alınan 27.00.- TL harcın istek halinde davacıya iadesine, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davanın niteliğine göre Orman Yönetimi üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından her hangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına” cümlelerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesi gereğince bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 10/11/2010 günü oybirliği ile karar verildi.