10. Hukuk Dairesi 2024/5237 E. , 2024/5197 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1915 E., 2024/172 K. KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/421 E., 2021/54 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkem…
**10. Hukuk Dairesi 2024/5237 E. , 2024/5197 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1915 E., 2024/172 K. KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/421 E., 2021/54 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasın ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer'i Müdahil Kurum vekil ile davalı işverenler vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalılar nezdinde çocuk bakıcısı sıfatıyla 15.10.2008 - 15.12.2010 ile 15.03.2014 - 15.02.2017 tarihleri arasında çalıştığı, davacının her ne kadar çocuk bakıcısı sıfatı ile çalışmışsa da evin diğer işlerini de yaptığı, davacı ile davalı ... arasında anılı tarihlerde çok sayıda telefon görüşmesi yapıldığı, davacının belirtilen tarihlerde davalı tarafın evine davalılar adına gelen kargoları teslim aldığı, davacının davalılar nezdinde 15.10.2008 - 15.12.2010 ile 15.03.2014 - 15.02.2017 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 6552 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesi ile 5521 sayılı Kanunun 7 inci maddesinin 4 üncü fıkrasına yapılan ilave gereği davaları fer’i müdahil olarak takip edeceklerinden fer’i müdahil sıfatlarına karar verilmesi gerektiği, davacının 15.10.2008 - 15.12.2010 dönemi yönünden davacının talebinin öncelikle hak düşürücü sürenin dolmuş bulunması nedeniyle reddi gerektiği, davacının 16.10.1989 tarihinden itibaren .... ss numarasıyla sigortalılık kaydının yapıldığı, hizmet cetvelinde davacının 09.06.1993 - 01.04.2014 tarihleri arasında çalışma kaydı bulunmadığı, ancak ... Ambalaj San. ve Tic. Ltd. Şti. Işıkkent Şubesi nezdinde 01.04.2014 - 02.04.2014 tarihleri arasında 2 günlük çalışmasının bildirildiği, davalılar ... ve ... adına tescilli işyeri kaydı bulunmadığı, hizmet tespitine ilişkin davalar kamu düzenini ilgilendirdiğinden özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği, çalışma iddiasının hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanması gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 15.10.2008 - 15.12.2010 tarihleri arasındaki hizmet tespitine ilişkin talebinin 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeni ile reddedilmesi gerektiği, davacı ile davalılar arasında hiç bir zaman hizmet akdi ilişkisi kurulmadığı, davalıların karı-koca olup 1989 ve 1999 doğumlu müşterek iki çocukları olduğu, davalıların bakıcıya ihtiyaç duyacak yaşta çocukları olmadığı ve ev işlerini de kendileri yaptığı yahut çok ihtiyaç olması durumunda temizlik firmalarından hizmet aldıkları, davalıların çocukları 1999 doğumlu ... ile davacının çocuğu ...’in sınıf arkadaşı oldukları, bu nedenle tanıştıkları, bu bağlamda davacının kimi zaman davalıların gün denilen, kadınlar arasında yapılan arkadaş toplantılarına katıldığını, kimi zaman dertleşmek için davalıların evine geldiği, davalı ...’nın davacı ile arkadaş olduğunu düşünürken şaşkınlık ile bu davayı öğrendiği, davacının çocuk bakıcısı olarak çalıştığını iddia ettiği 2014 yılında davalının büyük çocuğunun 25 küçük çocuğunun 15 yaşında olduğu dikkate alındığında küçük çocuğun dahi kendine bakabilecek yaşta olduğu, 2008 yılında dahi büyük çocuğun 19, küçük çocuğun 9 yaşında olduğu, 9 yaşındaki çocuğun bakıcıya ihtiyaç duyacağı kabul edilse dahi gerektiğinde abisinin de kardeşi ile ilgilenebilecek yaşta olduğu, çocuklarının babaannesinin de sık sık davalıların evine torunlarını sevmek ve ilgilenmek için geldiği, davacı ve ... yakın arkadaş olduklarından ve çocukları sınıf arkadaşı olduğundan aralarında telefon görüşmeleri olduğu, davacının davalıları adına gelen kargoyu teslim alıp almadığının davalıları tarafından bilinmediği, davacının psikiyatri tedavisi gördüğü, davacının uzun süre kapalı ortamda kalamadığı, bu nedenle davacının kapalı ortamlarda çalışmasının mümkün olmadığı, davacının kendi evinde hazırladığı mantıları satabilmek için davalı ...’dan arkadaş çevresini haberdar etmesi için ricada bulunduğu, davalının da davacıya bu anlamda destek olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacının, uzun bir süreye ilişkin olarak ev hizmetlerinde ve çocuk bakıcısı olarak sürekli çalıştığından bahisle sigortalı olduğunun tespitini talep ettiği, davacı tanıklarının davacının çalışmasını doğruladıkları, davalı tanıklarının ise davacının davalılara ait ev hizmetlerinde çalışmadığını/çocuk bakıcılığı yapmadığını beyan ettikleri, Yargıtay’ın yerleşmiş kararlarına göre, bu tip davalarda öncelikle davacının çalışmasının süreklilik arz edip etmediğinin netleştirilebilmesi için; konutun kapsamı, hangi işlerde çalışıldığı, bu çalışmalarının ne kadar süreyle yapılabileceği, buna göre çalışmasının tam zamanlı çalışmayı gerektirip gerektirmediği, dolayısıyla hizmet ilişkisinin unsurlarının oluşup oluşmadığı hususlarının yöntemince araştırılmalısı gerektiği, uyuşmazlık konusunun, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenmesi gerektiği belirtildiği, dosyanın hali hazır durumuna göre, dosyada mevcut kayıtlar ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacının davalılara ait evde hak düşürücü süreye uğramayan 15.03.2014 - 15.02.2017 tarihleri arasında sigortasız çalıştığı iddiasını hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıların cevap dilekçesindeki beyanlar ile davalı tanıklarının beyanlarının çelişkili olduğu, davacı ile davalı ... arasındaki telefon kayıtlarından gün içerisinde bir çok kez 1-5 dakika arası görüşme olduğunun anlaşıldığı, bu görüşmelerin genellikle davalı ...’ın araması ile yapıldığı, davalının davacıya gün içerisinde evde yapılacak işler ile ilgili olarak talimat vermek için aradığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar İlk Derece Mahkemesince, davacının davalılara ait evde hak düşürücü süreye uğramayan 15.03.2014 - 15.02.2017 tarihleri arasında çalıştığı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmişse de; dosyada mevcut arama kayıtlarından davacı ile özellikle davalı ...'nın gün içerisinde birden fazla kere görüşme yaptıkları, davacı tarafça özellikle davalı ...'nın talimat vermek üzere kendisini gün içerisinde birden fazla kez aradığı yönündeki iddiasının söz konusu arama kayıtları ile örtüştüğü, davacının ve davalıların çocukları ile aynı okula giden davacı tanıklarının beyanlarının da davacının hizmet akdi ile davalılar yanında çalıştığı yönünde olduğu anlaşıldığından; dava dışı iş yerinden bildirilen çalışma da dikkate alınarak, 03.04.2014 - 15.02.2017 tarihleri arasında davacının davalılara ait evde hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile; İzmir 1. İş Mahkemesi'nce verilen 16.02.2021 Tarih, 2017/421 Esas ve 2021/54 Karar sayılı kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davacının davalılara ait evde ev hizmetlerinde 03.04.2014 - 15.02.2017 tarihleri arasında, hizmet akdi ile aralıksız olarak, günün asgari ücreti üzerinden çalıştığının tespitine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili ile davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiği, salt davacı beyanlarına itibar edilemeyeceği, aleyhe tanık beyanlarının bulunduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalıların 1989 ve 1999 doğumlu müşterek çocukları olduğu, davacı ile davalıların çocuklarının aynı sınıfta olması nedeniyle tanıştıkları, davacının yaptığı mantıların satılabilmesi için davacıyı sıkı sık arayan davalının yeni siparişler bildirdiği, aleyhe tanık beyanlarının nazara alınmadığı, davalıların çocuklarının yaşları itibariyle bakıcıya ihtiyacı olmadığı, davanın ispat edilemediği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının davalılar nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 15.10.2008 - 15.12.2010 ve 15.03.2014 - 15.02.2017 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespiti davasıdır. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86 ncı maddesi ilgili hükümlerdir. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.