T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/489 - 2026/531 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/489 KARAR NO : 2026/531 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/02/2025 NUMARASI : 2023/199 Esas - 2025/72 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 09/04/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 29/04/2026 Mahalli mahkemesince verilen k…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/489 - 2026/531 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/489 KARAR NO : 2026/531 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/02/2025 NUMARASI : 2023/199 Esas - 2025/72 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 09/04/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 29/04/2026 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 21/05/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanarak beden gücü kaybına uğradığını, kazanın plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün kusuru ile meydana geldiğini belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 200,00 TL bakıcı gideri, 300,00 TL geçici iş göremezlik ve 29.500,00 TL daimi iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 30.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt-avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesi ile dava değerini kalıcı işgöremezlik tazminatına ilişkin 185.949,52-TL, geçici işgöremezlik tazminatına ilişkin 12.228,21-TL olarak artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, 185.949,52 TL sürekli iş göremezlik ve 12.228,21 TL geçici iş göremezlikten kaynaklı toplam 198.177,73 TL maddi tazminatın 11/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının bakıcı gideri maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kazada davacının kusuru bulunmadığını, mahkeme kararında aleyhe hususları kabul etmediklerini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araçların neden olduğu kazalar hakkında, bu aracın varlığı kesin deliller ile tespit edilemediği takdirde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının uğramış olduğu zararın trafik kazasından kaynaklı olduğunu ispat edemediğini, kazaya karıştığı iddia edilen traktörün varlığının kesin olarak tespit edilemediğini, davacının, yaralanmaya sebebiyet veren şahıstan davacı ve şikayetçi olmadığını, 15.07.2022 tarihli CD inceleme tutanağında, kaza ile ilgili görüntüye ya da hasarlı bir araca rastlanmadığının belirtildiğini, mahkemece kazaya karışan aracın cinsi, tescil gerektiren bir araç olup olmadığı, ZMMS poliçesi yaptırma zorunluluğu hususlarının gereği gibi irdelenmediğini, davacı tarafça kazanın varlığı ile ilgili gerekli belgeler ve yetkili sağlık kuruluşundan alınmış ve kaza ile zarar arasındaki illiyet bağını belgeleyen kati rapor alınmadan, kazaya neden olan aracın varlığı ile ilgili bilgi ve belgeler davalıya iletilmeden dava yoluna gidildiğini, dava şartı olan başvuru şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 tablosu ve teknik faiz uygulanması gerektiğini, hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun yetkili bir kurum tarafından düzenlenmediğini, davacı tarafından dosyaya kazandırılan İzmir Katip Çelebi Üniversitesi tarafından tanzim edilmiş rapor ile hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporu arasında çelişki bulunduğunu, kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ZMMS poliçesi genel şartlarına göre, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri, rapor bedeli, cenaze gideri, ulaşım, yol ve yemek gibi zararların teminat kapsamı dışında olduğunu, davacının kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunu, olayda kast unsurunun varlığının araştırılmadığını, plakası tespit edilemeyen aracın silah olarak kullanıldığını, olayın trafik kazası olmadığını, ceza yargılamasının neticesi beklenilmeden karar verildiğini, temerrüt oluşmadığından hükmedilen tazminata faiz işletilemeyeceğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf eden tarafın sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda kaza tespit tutanağı uyarınca, 21.05.2022 tarihinde firari sürücünün sevk ve idaresindeki beyaz renkli marka ve modeli belli olmayan otomobil türü aracıyla iki yönlü tek şeritli 555. Caddeyi takiben Türközü istikametine seyirle kaza mahalli ... Restorant önüne geldiğinde ön ilerisinde el arabasıyla plastik toplamak üzere yol kenarında yürümekte olan yaya ...’a ön kısımlarıyla çarpması, geri manevrayla tekrar çarparak kaza mahallini terk etmesi sonucu meydana gelen kazada kusur dağılımı yapılamadığının belirtildiği, mahkemece alınan kusur raporunda, kazanın meydana gelmesinde firari araç sürücüsünün %60 oranında, davacı yaya ...’un %40 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, Ankara CBS’nin 2022/202690 Soruşturma sayılı dosyasında olay tarihinde kimliği tespit edilemeyen şahsın sevk ve idaresindeki araç ile müştekiye çarpması sonucu, müştekinin yaralandığı olaya ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan tüm araştırmalara rağmen şüphelilerin tespit edilemediği, bu şekilde, atılı suçu işlediği iddia edilen kimliği tespit edilemeyen şüphelinin/şüphelilerin, çok sıkı bir şekilde araştırılarak kimliğinin/kimliklerinin belirlenmesi, yakalandığı/yakalandıkları takdirde mevcutlu olarak savcılığa sevk edilmesi/edilmeleri, aksi halde zamanaşımı tarihine kadar sürekli olarak araştırmaya devam edilmesi ve tekide mahal verilmeksizin her üç ayda bir Cumhuriyet Başsavcılığına bilgi verilmesi amacıyla daimi arama kararı verildiği, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan İzmir Medeniyet Üniversitesi tarafından düzenlenen 06.01.2023 tarihli raporda, davacının tıbbi evraklarının değerlendirilmesi ve yapılan muayeneler neticesinde 22.05.2022 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu gelişen yüz kemik kırıkları, C5 ve T9 vertebra eklenti kırığı, sağ dirsek ve sol ayak bileği hareket kısıtlılığına bağlı olarak Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümlerine göre %37 engel oranı, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %37 özür oranı, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca %30,8 engel oranı, (E) cetveline göre olay tarihindeki yaşı 72 olduğu göz önüne alındığında meslekten| kazanma gücü kayıp oranının %39,2 olduğunun belirlendiği, mahkemece ATK 2. İhtisas Kurulu’ndan alınan 16.09.2024 tarihli raporda, davacının 21.05.2022 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre tüm vücut engellilik oranının %14 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği, devamlı veya geçici olarak bir başkasının yardımına muhtaç durumda olmadığının belirlendiği, mahkemece 07/01/2025 tarihli aktüer bilirkişi heyet raporunda, davacı için, 12.228,21 TL geçici tam iş gücü kaybı yönünden maddi tazminat ile, 185.949,52 TL sürekli kısmi iş gücü kaybı yönünden maddi tazminat hesaplandığı, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamına, toplanan delillere ve mahkeme kararının gerekçesine göre, mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun kaza tespit tutanağındaki belirlemeler ve olayın oluşu ile uyumlu bulunmasına, buna göre kazanın meydana gelmesinde firari araç sürücüsünün %60 oranında, davacı yaya ...’un %40 oranında kusurlu olduğunun belirlenmesine, olaydan hemen sonra düzenlenen kaza tespit tutanağı, CBS dosyasında verilen daimi arama kararı ve davacının yaralanmasının niteliği nazara alındığında yaralanmanın firari araç sürücüsünün davacıya çarpmasıyla gerçekleştiğinin açıkça anlaşılmasına, davacı tarafça davadan önce maluliyet raporu dahil gerekli belgelerle davalıya başvuru yapıldığının anlaşılması karşısında dava şartının ve temerrüdün usulünce yerine getirildiğinin anlaşılmasına, bu kapsamda mahkemece hükmedilen tazminata temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına, mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine uygun denetime elverişli bulunmasına, buna göre davacının 21.05.2022 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre tüm vücut engellilik oranının %14 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği, devamlı veya geçici olarak bir başkasının yardımına muhtaç durumda olmadığının belirlenmesine, her ne kadar davalı vekilinin istinaf talepleri arasında maluliyet raporları arasındaki çelişkiden söz edilmiş ise de, davacının maluliyete esas yaralanmasında alt ekstremite yaralanması da bulunduğu, davadan önce alınan raporun henüz kazanın üzerinden 1 yıl geçmeden tanzim edildiği ayrıca anılan raporda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümlerine göre %37 engel oranı belirlenmiş olması, mahkemece hükme esas alınan raporda ise %14 maluliyet oranı belirlenmiş olması karşısında mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporundaki belirlemenin bu hususu istinaf eden davalı lehine bulunduğunun anlaşılması karşısında davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf talebinin yerinde bulunmadığının anlaşılmasına, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmasına, raporda TRH 2010 tablosu ve progresif rant yöntemi uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri, rapor bedeli, cenaze gideri, ulaşım, yol ve yemek gibi zararların teminat kapsamında bulunmasına göre, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 615.40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalıdan alınması gereken 13.537,52 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak alınan 3.384,50 TL harcın mahsubu bakiye 10.153,02 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-İstinaf eden taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 09/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.