(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/6859 E. , 2009/7723 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 17.02.2009 gün ve 2008/14821-2009/2043 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı ... vekili onama ilamında imzaları bulunan Yargıtay Daire Başkanı ve üyelerin, karar düzeltme incelenmesi sırasında dosyaya bakmalarına engel olacak şeki…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/6859 E. , 2009/7723 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 17.02.2009 gün ve 2008/14821-2009/2043 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı ... vekili onama ilamında imzaları bulunan Yargıtay Daire Başkanı ve üyelerin, karar düzeltme incelenmesi sırasında dosyaya bakmalarına engel olacak şekilde birlikte ve ayrı, ayrı redlerine karar verilmesi ve onama kararının düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, 3194 sayılı İmar Kanununun 17. maddesi gereğince davacılara satışı yapılan taşınmazlar üzerine konulan ipoteğin bedelsiz olarak kaldırılması isteğine ilişkindir. Davacılar, maliki bulundukları 5648 sayılı parselin imar uygulamasıyla imar adalarına ayrıldığını, imar adaları arasında kalan yolları bedelsiz olarak kamuya terk ettiklerini, yola terk edilen alanların sonradan yapılaşmaya açıldığını ve yapılaşmaya açılan kısmın 528 ada 3 sayılı parsel olarak kendilerine iade edildiğini ve adlarına tapuya tescil edildiğini, tescil sırasında belediyece bedel takdir edilerek ipotek konulduğunu, bu ipoteğin yasal olmadığını ileri sürerek bedelsiz olarak terkinine karar verilmesini istemişlerdir. Davalı ... vekili ise; bedelsiz terk işleminin şarta bağlı bir bağış niteliğinde olmadığını, imar düzenlemesinden arta kalan kısımlar üzerindeki yasadan kaynaklanan tasarruf yetkisinin kullanıldığını, belediyenin sebepsiz zenginleşmesinin söz konusu olmadığını, davanın reddini savunmuştur Mahkemece, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.06.1973 tarihli, 1971/1-224 Esas, 1973/524 Karar sayılı kararı emsal alınarak “yol geçirilmekten vazgeçme ile davacıyı terkine zorlayan iradenin ortadan kalkacağı, bağış koşulunun gerçekleşmeyeceği, dava konusu taşınmazlardan yol geçirilmesi nedeniyle yol olarak terkin edilen yerlerin yeniden imar uygulaması nedeniyle özel mülkiyete konu olacak hale gelmesi halinde davalı belediyenin bedelsiz olarak yola terk edilen bu yerleri yine bedelsiz olarak eski sahiplerine iade etmesi gerektiği” gerekçesiyle davanın kabulüne, davacılar adına tapuda kayıtlı hisseler üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiştir. Davalı vekilinin temyizi üzerine karar Dairemizce onanmış, davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır. Davacı ... vekilince Dairemize gönderilmek üzere ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesine verilen 20.04.2009 havale tarihli reddi hakim dilekçesinde; “….mahkeme hükmünün onanmasına karar veren Yargıtay 14. Hukuk Dairesi heyetinin ilk derece mahkemesi kararını “yerel mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan” gerekçesiyle HUMK.nun 138/3. maddesine açıkça aykırı biçimde ONAMA kararı veren adı geçen yargıçların tarafsızlıklarına ilişkin kanı ortadan kalkmış olup; aksine kendilerini zorlayan, yasalardan daha etkili bir takım etmenlerin varlığı yönünde ciddi bir kuşku uyanmaktadır. Tarafsızlıklarına büyük ölçüde gölge düşen adı geçen yargıçların karar düzeltme incelemesi sırasında dava dosyasından el çekmelerini ve tarafımızca da kendilerinin reddi talep etmeyi zorunlu kılmaktadır...” şeklinde birlikte ve ayrı ayrı redlerine karar verilmesi talep edilmiştir. Dilekçede yer alan bu ifadeler HUMK.nun 78/2.maddesinde belirtilen "münasebetsiz sözler" olarak değerlendirilmemiş, savunma sınırları içerisindeki beyanlar olarak kabul edilmiştir. Davalının, heyeti toplu red istemi ise 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 39/III. maddesi gereğince olanaklı görülmemiş, reddi gerekmiştir. Davanın esası ile ilgili olarak yeniden yapılan inceleme sonucunda; Dava konusu taşınmazın geldisi olan; Bayrampaşa İlçesi, Altıntepsi Mahallesi, 4 pafta 5547 sayılı 228.383,50 m2 yüzölçümündeki taşınmazın Karayolları 17. Bölge Müdürlüğünün talebi üzerine 22.06.1981 tarihli ve 2851 Y. no’lu işlemle dört parçaya ifraz edilerek iki parçasının yola terk edildiği, 5648 ve 5649 sayılı parsellerin ise ... ve diğer hissedarlar adına tescilinden sonra, ... Belediyesinin 10.08.1988 tarihli ve 5790 sayılı Encümen Kararı ile 5648 sayılı parselin 323, 324, 325, 326, 328, 329 ve 330 sayılı imar adalarına ayrıldığı ancak Bayrampaşa Belediyesinin 21.11.2005 tasdik tarihli revizyon uygulama imar planında bu adalar arasındaki imar yollarının kapanmış olması nedeniyle bu yerlerin terk amacına uygun kullanım imkanı kalmadığından eski imar yolları olan 5708.29 m2 lik bu alanların 06.04.2006 tarihli ve 503 sayılı encümen kararı ile imar planına uygun olarak Bayrampaşa Belediyesi adına ihdasen tesciline karar verildiği, sonuçta; 5665.78 m2 ve 42.51 m2 olmak üzere (a+b) toplam 5708.29 m2 yoldan ihdas olunan bu yerlerin imar adalarıyla birleştirilerek toplam 54.840.74 m2 uygulama alanı oluşturulduğu, uygulama alanının 1.703.44 m2 kısmının ... alanı olarak, 494.14 m2 kısmının ise yola terkininden sonra geriye kalan 52.643.16 m2 yüzölçümündeki alanın ise 528 ada 3 parsel numarası ile 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi gereğince davacılar adına hisseli olarak tescil edildiği, 11.05.2006 tarihli ve 599 sayılı encümen karar gereğince yoldan ihdas edilen yerlerin eski maliklerine bedeli karşılığında iadesini temin için kıymet takdiri yapılarak m2=550 YTL olmak üzere 1.932.305.43 YTL bedelle satışına karar verildiği, maliklerin satışa ilişkin encümen kararına itirazda bulunmaları üzerine 18.05.2006 tarihli 689 sayılı encümen kararı ile talepleri reddedilerek bu yerler üzerine birinci dereceden ipotek konulmak ve 6183 sayılı Kanun gereğince faiz işletilmek suretiyle taksitle satışına karar verildiği, ipotek belgesinin incelenmesi sonucunda, her ne kadar davacıların payları üzerine 1.932.305.43 YTL bedelli ipotek konulmasına karar verilmiş ise de birlikte kıymet takdiri yapılan 11.05.2006 tarihli ve 599 sayılı encümen kararında belirtilen 4 pafta, 326 ada, 1 parselin satış bedeli 105.000 YTL’nin de ipotek bedeline eklenmek suretiyle ipotek bedelinin 2.056.205.43 YTL olarak yazılı olduğu anlaşılmaktadır. 08.011.1983 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun “İmar mevzuatı uygulanan veya özel parselasyon yapılan yerler” başlıklı 35. maddesi hükmü gereğince; İmar mevzuatı gereğince düzenlemeye tabi tutulan parsellerden düzenleme ortaklık payı karşılığı olarak bir defaya mahsus alınan yol, yeşil saha ve bunun gibi kamu hizmet ve tesislerine ayrılan yerlerle, özel parselasyon sonunda malikinin muvafakati ile kamu hizmet ve tesisleri için ayrılmış bulunan yerler için eski malikleri tarafından mülkiyet iddiasında bulunulamaz ve karşılığı istenemez. Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelince; Mahkemece her ne kadar “bağışlama koşulunun gerçekleşmediğinden” de söz edilerek davanın kabulüne karar verlmiş ise de; davacının başvurması üzerine, davalı ... Başkanlığınca bedelsiz bağış talebinin kabulüne karar verilmiş; kayıtsız, şartsız ve bedelsiz olarak bağış işlemi gerçekleştirilmiştir. Davacı, bağışın davalı belediyenin imar planında değişiklik yaparak parsellerin davacıya kalan kısımlarının iadesi yükümlülüğünü y içerdiğini iddia etmişse de bu durumu ispat etmek için yazılı bir belge ileri sürememiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre tarafların resmi senet dışında bağış sözleşmesine bir koşul, bir fıkra eklemeleri söz konusu olmamıştır. Bu durumda davalı ... Başkanlığının yerine getirilmesi gereken bir yükümlülük altına girdiğinden söz etme olanağı bulunmamaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 31.03.2004 tarihli, 2004/5-199 Esas, 2004/187 Karar sayılı ilamı ile Yargıtay 5. ve 18. Hukuk Dairelerinin konuya ilişkin yerleşik uygulamaları da bu doğrultudadır. Sonuç olarak, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 35.maddesi gereğince imar mevzuatına göre düzenlemeye tabi tutulan parsellerden kamu hizmetine bedelsiz olarak terk edilen yerler için eski malikleri tarafından mülkiyet iddiasında bulunulamayacağından ve karşılığı istenemeyeceğinden davanın reddi yerine kabulü doğru görülmemiştir. Mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce sehven onanmış ise de davalı vekilinin karar düzeltme talebi üzerine yeniden yapılan inceleme sonucunda karar düzeltme istemi yerinde görüldüğünden kabulü ile Dairemizin onama kararının kaldırılarak hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ : Davalı vekilinin karar düzeltme isteminin KABULÜNE, Dairemizin 17.02.2009 tarihli ve 2008/14821 Esas, 2009/2043 Karar sayılı onama kararının KALDIRILMASINA, kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan karar düzeltme harcı ve onama harcının istek halinde yatırana iadesine, 19.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.