4. Hukuk Dairesi 2022/14335 E. , 2024/2941 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/65 E., 2022/239 K. DAVACILAR : ... Mirasçıları; 1. ... 2. ... 3. ... 4. ...vekilleri Avukat ... DAVALILAR : 1. ... 2. ... vekilleri Avukat ... 3. Ak Sigorta Anonim Şirketi vekili Avukat ... DAHİLİ DAVALI : ... vekili Av. ... DAVA TARİHİ : 24.05.2010 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul BİRLEŞEN ANKARA 13 ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN 2016/402 E SAYILI DOSYASI DAVACILAR : 1. ... 2. ... 3. ... 4. ...vek
**4. Hukuk Dairesi 2022/14335 E. , 2024/2941 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/65 E., 2022/239 K. DAVACILAR : ... Mirasçıları; 1. ... 2. ... 3. ... 4. ...vekilleri Avukat ... DAVALILAR : 1. ... 2. ... vekilleri Avukat ... 3. Ak Sigorta Anonim Şirketi vekili Avukat ... DAHİLİ DAVALI : ... vekili Av. ... DAVA TARİHİ : 24.05.2010 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul BİRLEŞEN ANKARA 13 ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN 2016/402 E SAYILI DOSYASI DAVACILAR : 1. ... 2. ... 3. ... 4. ...vekilleri Avukat ... DAVALILAR : 1. ... 2. ... vekilleri Avukat ... DAVA TARİHİ : 16.09.2016 HÜKÜM/KARAR : Red Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili ve dahili davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili olan yaya ...'e, davalı ...'un işleten, davalı ...'un ise sürücü olduğu, davalı ... şirketine ZMS sigortası ile sigortalı aracın 14.09.2008 tarihinde çarpması neticesinde davacının sağ bacağını kaybettiğini, felç kaldığını, sürekli bakıma muhtaç duruma düştüğünü, davacının tedavi sürecinde kan tahlilleri, hasta bezi, protez gibi tedavi giderlerinin söz konusu olacağını, beden gücü kaybı, hastane ve tedavi giderlerine ve manevi tazminata yönelik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 7.250,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili 09.04.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 40.219,56 TL olarak ıslah ettiklerini, 60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davacılar vekili 06.07.2021 tarihli dilekçesi ile dava dilekçesindeki talepler dahil ıslah dilekçesindeki maddi tazminat talebinin 40.219,56 TL olduğu, bunun 3.077,64 TL sinin geçici iş göremezlik tazminatı, 31.955,48 TL'nin sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.186,44 TL'nin belgeli tedavi gideri ve 3.000,00 TL'nin protez gideri olduğunu beyan etmiştir. Birleşen davada davacı vekili; müvekkili olan yaya ...'e, davalı ...'un işleten, davalı ...'un sürücü olduğu aracın 14.09.2008 tarihinde çarpması neticesinde davacının sağ bacağını kaybettiği, felç kaldığını, sürekli bakıma muhtaç duruma düştüğünü, Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/232 Esas sayılı dosyası ile manevi tazminat isteminde bulunulmuş ise de mahkemenin ıslah yolu ile manevi tazminat istenemeyeceği gerekçesi ile manevi tazminat talebi konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verdiğini...in 14.07.2015 tarihinde vefat ettiğini ve manevi tazminat isteminin mirasçı davacılara geçtiğini beyanla 60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; sorumluluklarının poliçe limiti ile sınırlı olduğunu ve ancak dava tarihinden itibaren faize karar verilebileceğini, sigortalının kusuru ve zararın ispatını talep ettiklerini, manevi tazminat taleplerinin teminat kapsamında olmadığını, yaralanma durumunda tedavi giderlerine ilişkin fatura asıllarının sunulması gerektiğini, kaza nedeni ile elde edilen gelirlerin tespiti ve mahsubunu, maluliyetin ispatı gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, kaza tarihinden itibaren bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, dava dilekçesinde manevi tazminat hakkının saklı tutulduğunu ancak miktar belirtilmediğini, manevi tazminatın bölünemeyeceğini, kazanın meydana gelmesinde kusurları olmadığını, davacının kaza esnasında ayak bileğinde çatlama olduğunu ve davacının tedaviye uymadığından bacağının alçıya alındığı ve bunun birden fazla kez tekrarlandığını, dava dilekçesinde belirtilen davacının felç geçirmesi yada bacağının kesilmesi halinin taraflarınca anlaşılamadığını ve bu durum varsa bile kaza ile illiyeti olmadığını, tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde; davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, kurumun belgeli tedavi giderlerinden sorumlu olacağını, belgeli olmayan tedavi giderlerinden sorumlu olmadıklarını savunarak davanın görev ve esas yönünden reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.06.2013 tarihli ve 2010/232 Esas, 2013/233 Karar sayılı kararıyla; davanın maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, 14.09.2008 tarihli kazada kusur oranlarının belirlenmesi maksadı ile Adli Tıp Kurumundan alınan raporda davalının ters yönde olduğunun kabulü halinde davalı sürücünün %100 oranında, aksi halde sürücünün %25 oranında kusuru bulunduğunun belirlendiği, davacının maluliyetinin tespiti maksadı ile Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinin verdiği raporda davacının % 58 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağı, normal şartlar altında ayak parmaklarındaki kırık nedeniyle diz üstü ampütasyon beklenir bir durum olmadığı, yapılmış olan bu diz üstü ampütasyona kişide mevcut damar hastalığının zemin hazırlamış olduğunun belirtildiği, Ankara Büyükşehir Belediyesinden kaza mahallinin, kaza tarihinde trafiğe açık olup olmadığının sorulduğu, 03.04.2012 tarihli yazıda, ... Caddesinin çok bozuk olması nedeni ile 06.09.2008-23.09.2008 tarihleri arasında asfalt freze makinesi ile kazı çalışması yapıldığı, ... Caddesinde ...dan Ankara'ya gidiş yönünün kapalı olduğu Ankara'dan...a da gidiş yönünün açık olduğunun belirtildiği, alınan aktüer rapor sonrası davacının maddi tazminat istemini 40.219,56 TL olarak ıslah ederek, 60.000,00 TL manevi tazminat isteminde bulunduğunu, dosya kapsamı itibari ile davacının kazada kusurunun olmadığı ve yaralanma sonucunda %58 oranında vücut çalışma gücünden kayba uğradığı ve bu kayba neden olarak da dolaşım bozukluğunun da katkısı olduğu kanaatına varılmış ve 1/2 oranında bilirkişi tarafından yapılan indirime itibar edildiği ve davacının %29 oranında maluliyetinin kabul edildiği, sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı olarak toplam 35.033,12 TL zararın olduğu, davacı her ne kadar 5.186,44 TL tedavi gideri zararı olduğunu beyan etmiş ise de sigorta şirketinin bu kalemden sorumlu olmadığı, usule uygun bir şekilde dava açılarak manevi tazminat isteminde bulunulmadığı gerekçesi ile maddi tazminat isteminin kabulü ile 35.033,12 TL maddi tazminatın davalılardan Murat ve ...‘dan olay tarihinden, Ak Sigorta için dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5.186,44 TL tedavi giderinin ise davalılardan Murat ve ...‘dan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine, davacı manevi tazminat konusunda asıl dava dilekçesinde miktarı saklı tutmuş ve ıslah yoluyla bu talepte de bulunmuş ise de ıslah yolu ile manevi tazminat istenemeyeceğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 02.04.2015 tarihli 2013/17635 Esas, 2015/5354 Karar sayılı ilamıyla; "1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın dayandığı delillerle yasa uygun gerektirici nedenlerle göre davacı vekili ile davalılar vekilinin aşağıda yazılı bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacı, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması kaydıyla yaralanması nedeniyle geçici ve daimi iş gücü kaybı, belgeli-belgesiz tedavi giderleri, tedavi amaçlı ulaşım giderleri, protez giderleri, hasta alt bezi giderleri olmak üzere 7.250,00 TL maddi tazminat talep etmiş, Mahkemece daimi ve geçici işgücü kaybı nedeniyle tazminat ile tedavi için sarf edilen fatura ve protez bedellerine hükmedilmiş, davacının talep ettiği diğer tazminat kalemleri için herhangi bir inceleme yapılmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Yargılama sırasında yürürlüğe giren ve 2918 sayılı Yasanın 98. maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Yasanın 59. maddesinde, “trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın "Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", Yasanın geçici 1. maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1. maddesinde, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği, düzenlenmiştir. Karayolları Trafik Kanuna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunludur. Sigorta poliçesinde belirtilen, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle sigorta şirketi zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. Bununla birlikte söz konusu Yasal düzenleme haksız fiil sorumluları (işleten ve sürücü gibi) yönünden her hangi bir ayrıksı düzenleme getirmemiş olduğundan bu kişiler yönünden tedavi giderlerine ilişkin sorumluluk devam edecektir. Bu halde davacı vekilinin istediği 7.250,00 TL maddi tazminatın, dava dilekçesinde açıklanan kalemlerden hangisi için ve ne miktar olarak istendiğinin açıklattırılması, bu konudaki davacı delillerinin sorularak eksiksiz toplanması, Davacının dava konusu trafik kazasındaki yaralanması ve sonucuna bağlı olarak yaptığı ve yapması gerektiği belgeye dayalı tedavi giderleri ile belgeye bağlanması mümkün olmayan teşhis-tedavi-ulaşım vs. giderlerin neler olduğu, miktarı konusunda uzman doktor bilirkişiden ropar alınarak 2918 sayılı Yasanın değişik 98.maddesinde öngörülen tedavi giderleri yönünden sorumluluk Sosyal Güvenlik Kurumuna geçtiğinden bu kalem giderler yönünden Sosyal Güvenlik Kurumunun davaya dahil edilerek sonucuna göre karar verilmesi, yasa kapsamı dışında kalan giderler yönünden ise davalı ... şirketi ile diğer davalıların sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 3-Hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 27.04.2012 günlü raporunda "...E cetveline göre %58.0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, normal şartlar altında ayak parmaklarında meydana gelen kırık nedeniyle diz üstü ampütasyonun beklenir bir durum olmadığı, yapılmış olan bu diz üstü ampütasyona kişide mevcut damar hastalığının zemin hazırlamış olduğu" mütalaa edilmiş, mahkemece dava konusu trafik kazasındaki yaralanmanın davacının maluliyet oranında 1/2 oranında etkili olduğu kabul edilerek bu oran üzerinden yapılan tazminat hesabına göre hüküm kurulmuştur. Hükme esas alınan raporda, davacının diz üstü ampüte edilmesi nedeniyle maluliyet oranının belirlenmiş olmasına, ancak yine raporda dava konusu trafik kazasındaki davacının ayak parmaklarında meydana gelen kırığın ampütasyon için beklenir bir durum olmadığı, bu duruma kişide mevcut damar hastalığının zemin hazırladığının bildirilmesine göre davacının trafik kazasındaki ayak kırığının, ampütasyonda ne oranda etkili olduğu, davacının trafik kazasındaki ayak kırığının salt maluliyet oluşturup oluşturmayacağı ve oranı konusunda Adli Kurumu 3.İhtisas Kurulundan ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir." gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl dosyada davacıların haksız fiil nedeni ile tedavi gideri ve iş göremezlik tazminatı, birleşen dosyada ise manevi tazminat isteminde bulunduğu, 04.06.2013 tarihli mahkeme kararı ile müteveffanın kaza nedeni ile %29 oranında malul kaldığı, kazada %100 oranında davalıların kusuru bulunduğunun kabulü ile 35.033,12 TL tazminata ve 5.186,44 TL tedavi giderine karar verildiği, davacılar vekili ve davalılar Murat ve ...'un temyizi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 02/04/2015 tarih, 2013/17635 Esas, 2015/5354 Karar sayılı ilamı ile davacının maddi tazminat talebine ilişkin taleplerini açıklaması gerektiği, SGK'nın sorumlu olduğu ve trafik sigortasının sorumlu olduğu tedavi giderinin belirlenmesi gerektiği, Adli Tıp Kurumundan maluliyet raporu alınarak ayak kırığının salt maluliyet oluşturup oluşturmayacağı ve ayak kırığının ampütasyonda etkisi olup olmadığına ilişkin rapor alınması gerektiği gerekçesi ile bozma kararı verildiği, dosyanın bilirkişiye tevdi edilerek SGK yönünden sorumluluk olup olmadığı ve miktarı yönünde rapor istendiği, 14.06.2019 tarihli rapor ile belgeli tedavi giderinin 2.186,44 TL, pansuman, ilaç katkı payı, alt bezi gibi belgesiz giderlerin 500,00 TL, ulaşım gideri 2.001,00 TL, protez gideri 3.000,00 TL olduğunun belirtildiği, 29.06.2021 tarihli ara karar ile dosyanın Adli Tıp 2. Üst Kuruluna gönderildiği, Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü Hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle meslek grup numarası 1 (bir) kabul olunarak %36.2 (yüzdeotuzaltınoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağının belirtildiğini ve alınan ek rapor ile %36,2 maluliyet oranı üzerinden yapılan hesaplama neticesinde müteveffanın 2.793,31 TL geçici iş göremezlik tazminatı 18.050,99 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 20.844,30 TL tazminatın belirlendiğini, davacı vekilinin ıslah dilekçesi ile 2.186,44 TL belgeli tedavi gideri ve 3.000,00 TL protez giderini talep ettiğini, belgesiz tedavi giderlerinden ise feragat edildiğinin anlaşıldığını, ıslah dilekçesi ile manevi tazminat talep edilemeyeceğini, birleşen dosya ile manevi tazminat isteminde bulunulduğunu, birleşen dosyanın dava tarihinin 16.09.2016 tarihi olduğu, kazanın ise 14.09.2008 tarihinde meydana geldiği, yaralama suçunun TCK'nın 66/1-e,67/2-a ve 89 uncu maddeleri gereğince şüphelinin ifadesinin alındığı 15.09.2008 tarihinden 8 yıllık zamanaşımı süresinin geçmiş bulunduğundan birleşen davada manevi tazminat talebinin reddi gerektiği,talep edilen tedavi giderlerinin SGK sorumluluğunda olmadığı gerekçesiyle, asıl davada maddi tazminatın kısmen kabulü ile 2.793,31 TL geçici iş göremezlik, 18.050,90 TL sürekli iş göremezliğe ilişkin maddi tazminatın davalılardan Murat ve ...‘dan olay tarihinden, davalı ...'dan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 2.186,44 TL belgeli tedavi gideri, 3.000,00 TL protez giderine ilişkin toplam 5.186,44 TL maddi tazminatın ise davalılardan Murat ve ...'dan olay tarihinden, Ak Sigorta için dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 3,00 TL belgesiz tedavi gideri, ulaşım gideri, hasta alt bezine ilişkin maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine, SGK yönünden davanın reddine, birleşen dosyada manevi tazminat talebinin zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve dahili davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; birleşen dava ile talep edilen manevi tazminat isteminin zamanaşımına uğramadığını, ıslahla talep edilen manevi tazminat isteminin usule uygun olduğunu, sigorta şirketinin 04.06.2013 tarihli kararı temyiz etmediğini bu nedenle bu kararın davalı ... şirketi yönünden kesinleştiğini, maluliyet oranını kabul etmediklerini, bozmadan önce asgari geçim indirimi dahil edilmiş asgari ücretin hesaplamada dikkate alındığını, bozmadan sonra ise Asgari Geçim İndirimi dahil edilmemiş asgari ücretin hesaplamada esas alındığını, vefat nedeni ile oluşan fiili durum nedeni ile verilen ret kararının ve bir kısım yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasının usul ve yasaya uygun olmadığını, belgesiz tedavi giderlerinden feragat edilmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Dahili davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde; lehlerine vekaletlet ücreti verilmediği gerekçesi ile kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın, davacı yayaya 14.09.2008 tarihinde çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 25/4'üncü maddesi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 93'üncü maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54, 56'ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 109 uncu maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, özellikle birleşen davanın süresinde açılmadığından bahisle davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiş ise de 14.09.2008 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile manevi tazminat istemli birleşen davanın 16.09.2016 tarihinde açıldığı, zamanaşımı süresinin her ne kadar 14.09.2016 tarihinde dolmuş ise de 12.09.2016 tarihinde başlayan ve 15.09.2016 tarihinde biten Kurban Bayramı nedeni ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 93'üncü maddesi uyarınca sürenin son gününün resmî tatil gününe rastlaması hâlinde, süre tatili takip eden ilk iş günü çalışma saati sonunda biteceğinden dava açmak için son günün 16.09.2016 tarihinde doluyor olması nedeni ile davanın süresinde açıldığının anlaşıldığı, zamanaşımı nedeni ile ret kararının yerinde olmadığı, ancak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 25/4'üncü maddesi uyarınca manevi tazminat taleplerinin muris tarafından ileri sürülmediği sürece mirasçılara geçmeyeceğinden birleşen davanın reddinin yerinde olduğunun anlaşılmasına göre dahili davalı SGK vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Davacı vekili, dava dilekçesi ile talep ettiği tedavi giderleri bakımından 23.05.2019 tarihli açıklama dilekçesi vererek, talebinin 1,00 TL'sinin belgesiz tedavi gideri, 1,00 TL'sinin tedavi amaçlı ulaşım gideri ve 1,00 TL hasta bezi gideri olduğunu beyan etmiştir. Hesap raporu ile davacının 500,00 TL belgesiz tedavi gideri, 2.001,00 TL tedavi amacıyla ulaşım gideri alacağının olduğu belirlenmiştir. Mahkeme kararında davacının bu taleplerini ıslah etmediği, talebini sınırlandırdığı,bu taleplerden feragat edildiği gerekçesi ile belgesiz tedavi giderleri yönünden davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir. Ancak; dava dilekçesi ile talep edilen belgesiz tedavi giderlerinin, ıslah dilekçesi ile istenmemesi bu taleplerden feragat edildiği anlamını taşımamaktadır. Bu nedenle davacılar vekilinin belgesiz tedavi giderleri yönünden davanın esasına girilerek olumlu yada olumsuz bir karar verilmesi gerekirken taleplerin feragat nedeni ile reddine kararı verilmesi hatalıdır. 3. Mahkemenin, Yargıtay'ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak durumu oluşabilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme, kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla; kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. "Usuli kazanılmış hak" kavramı ise, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ve öğretide kabul görmüş usul hukukunun vazgeçilmez ana temellerinden olup bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade eder. Mahkemece 04.06.2013 tarih ve 2010/32 Esas, 20143/233 Karar sayılı davanın kabulü ile davalı ..., ... ve sigorta şirketi aleyhine 35.033,12 TL maddi tazminat 5.186,44 TL tedavi giderinin kabulüne karar verilmiş, kararın, davacılar vekili, davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 02.04.2015 tarihli ve 2013/17635 Esas, 2015/5354 Karar sayılı ilamı ile bozma kararı verilmiştir. Bozma kararına uyan mahkemenin 31.05.2022 tarihli kararında ise davalı ..., ... ve sigorta şirketi aleyhine 20.844,30 TL maddi tazminat ve 5.186,44 TL tedavi giderine hükmedilmek suretiyle bozma öncesinde verilen kararda hükmedilen miktardan daha düşük bir tazminata karar verilmiştir. Bu durumda mahkemenin 04.06.2013 tarihli kararının davalı ... şirketi tarafından temyiz edilmediği ve davacılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunun göz önüne alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davalı ... şirketi lehine olacak şekilde yeniden karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeple dahili davalı SGK vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeple davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/J maddesi uyarınca dahili davalı SGK'dan harç alınmamasına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.