12. Ceza Dairesi 2025/8172 E. , 2026/111 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/4482 E., 2025/1428 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii Av. ..., sanık müdafii Av. ... ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan…
12. Ceza Dairesi 2025/8172 E. , 2026/111 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/4482 E., 2025/1428 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii Av. ..., sanık müdafii Av. ... ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, Sanık müdafiilerinin ve katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 63/1 ve 53/6. maddeleri uyarınca 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsubuna karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafilerinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafilerinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiilerinin temyiz sebepleri; kazanın meydana geldiği yer ve olayın oluş şekli dikkate alındığında karşı taraf araç sürücüsünün 0,70 promil alkollü ve ehliyetsiz olduğu, müvekkilinin navigasyonun yanlış yönlendirmesi sonucu ters yöne girdiğine, olayda bilinçli taksirin unsurlarının oluşmadığına, mahallinde keşif yapılmadan ve diğer sürücünün kusurları değerlendirilmeden karar verildiğine, müvekkilinin kişisel durumu ve tutukluluk süresi dikkate alındığında tutukluluğunun devamının hukuka aykırı olduğuna ve anılan gerekçeler ile mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle bozulmasına karar verilmesi gerektiğine, Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanığın ters yönde araç kullanması sonucu meydana gelen kazada cezanın üst sınırdan verilmesi gerektiğine, asli ve tam kusurlu bulunan sanık aleyhine mahkumiyet kararının bozulması gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, sanık savunma içerikleri, mağdur beyanları, trafik kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporu, İstanbul ATK trafik İhtisas Dairesinin 14/10/2024 tarihli raporu, kolluk araştırma tutanakları, olay yeri incelenmesine ilişkin rapor ve fotoğraflar, olay mahallini ve sanığın dönüş yaptığı yol durumunu gösteren fotoğrafların bulunduğu CD ile İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinin raporunda belirtilen tespitlerin de denetlenmesi sonucunda ulaşılan kanaat itibari ile kabul edilen oluş şeklinde, suç tarihi olan 01/07/2024 tarihinde sanık sürücü ...'un saat 01:50 sıralarında sevk ve idaresindeki 34... plaka sayılı aracı ile Çerkezköy'de bulunan evine gitmek üzere yolda olduğu esnada kolluk tespit tutanağına göre "Mezarlık sokak üzerinden sola dönerek kaza yaptığı istikamete 59-55 liman bağlantı yoluna ters yönden bağlanarak ilerlediğinin görüldüğü, mezarlık sokak üzerinde yapılan incelemede, Liman bağlantı yolu üzerinde sağ tarafta iki adet trafik uyarı levhasının altlı üstlü olacak şekilde bulunduğu ancak alt tarafta bulunan "sola dönülmez" levhasının ... Port Liman işletmesine ait duvar içerisinde yetişen süs bitkileri tarafından kapatıldığı, üst kısmında bulunan "Dur " levhasının ise bir kısmının açıkta kaldığı, CD içeriğindeki fotoğraflardan da "Dur" levhasının ve altında bir adet daha trafik levhası bulunduğunun da anlaşılabilir olduğu ayrıca zemin üzerinde bulunan beyaz şerit çizgisinin ise yolu sağ tarafa ve doğru istikamete aktardığının açık ve öngörülebilir olmasına karşın sanığın bunu öngörerek aksine hareketle sola dönüş yaptığı, sola dönüş ile yola giriş yapan sanığın yolun sağ tarafından ilerlemeye başladığı ancak bu esnada normal seyrinde olduğu anlaşılan müteveffa ...'in kullanımında (içerisinde diğer müteveffa ... ve mağdur ...'ün bulunduğu) 59... plaka sayılı aracın seyrine engel olacak mahiyette güzergahta seyir yasağı olmasına karşın ilgili yola girmesi neticesinde karşılaştıkları; her iki aracın çarpışmaya engel olmak neticenin meydana gelmesini engellemek maksatlı farklı yönlere manevra yapmaya çalıştıkları ancak aynı yönde manevra yapılması sonucunda çarpışmanın meydana geldiği somut olayda, 59... plaka sayılı araç sürücüsü ... ve yolcu olan ...'ın yaralanarak hastaneye kaldırıldıkları ancak ölü muayene ve otopsi tutanaklarına göre her iki müteveffanın trafik kazası sonucunda vefat ettikleri, ...'in ise basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde yaralandığı, sanık sürücünün de yaralandığı anlaşılarak maddi olayın bu şekilde sübut bulduğu görülmüş, her ne kadar sanık ve müdafisi tarafından bahse konu levhaların görülmez nitelikte olduğu yönünde savunma geliştirilmiş ise de, mahkememizce bilirkişi raporları ve ATK Trafik İhtisas Dairesinin ve Genişletilmiş Uzmanlar Kurulunun rapor içeriğindeki tespitlerin dosya kapsamına yansıyan somut deliller ile incelenmesi ve denetlenmesi için dosyada sanığın sola dönüş yaptığı yolun resimlerinin bulunduğu CD kaydı incelenerek, liman bağlantı yoluna bağlanan ve dönüş gerektiren yolun son kısmında sağ tarafında "Dur" Levhası ile altlı üstlü olacak şekilde iki adet levhanın bulunduğunun görüldüğü; trafik levhalarından alt kısımda bulunan "Sola Dönülmez" uyarı levhasının yapılan gözleme göre büyük çoğunluğu olmak sureti ağaç dalları ile kapalı olduğu ancak üstündeki "Dur" uyarısını içeren levhanın görülebilir konumda olduğu; altında bir adet daha levha olduğunun da anlaşılabilir konumda olduğu, kaldı ki seyir esnasında araç sürücülerinin yol şerit çizgilerini takip etmekle ve çizgilerin anlamına uygun şekilde hareket etmekle yükümlü olduklarının açık olduğu, trafik levhasının hiç bulunmadığı durumlarda da seyirlerini yol çizgilerine göre sürdürmeleri gerektiği kanaatine varılarak, seyre göre de trafiğin sağa doğru aktığı açık olan noktadan orta refüj ile bölünmüş bir yol olduğu anlaşılan yola dahil olarak ters yöne hareket ettiği anlaşılan sanık hakkında 5237 sayılı TCK m.22/3 kapsamında bilinçli taksir derecesinde kusurla hareket ettiği kabul edilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2 ve 22/3 maddeleri gereğince mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafileri ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.01.2026 tarihinde karar verildi.