T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/59 KARAR NO: 2025/2184 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/09/2024 NUMARASI: 2022/678 E - 2024/681 K Birleşen İstanbul 20.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/616 Esas sayılı dosyasında; DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 18/09/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesin…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/59 KARAR NO: 2025/2184 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/09/2024 NUMARASI: 2022/678 E - 2024/681 K Birleşen İstanbul 20.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/616 Esas sayılı dosyasında; DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 18/09/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların ... Dairesi'nin 28/12/2011 açılış tarihli ... numarasında kayıtlı olup, ... nolu tesisatın takılı olduğu .. Mahallesi, ... Caddesi, aslı Sokak, No:.. Bağcılar/İstanbul adresinde poşet ticareti yaptığını, 16/09/2014 tarihinde davacıların firmasına gelen davalı kurum çalışanlarının davacılar hakkında kaçak elektrik tutanağı düzenlediklerini, fatura tahakkuk ettirdiklerini, oysa davacıların işyerinde takılı sayacın endeks verileriyle ilgili bir araştırma yapmadıklarını, davacıların herhangi bir kaçak kullanımının söz konusu olmadığını, zaten tutanakta davacıların imzasının da bulunmadığını, tutanağın tek taraflı olarak düzenlendiğini, kaldı ki bir an için tutanak düzenlenmesinin doğru olduğu kabul edilse bile tahakkuk ettirilen miktarın doğru olmadığını beyanla, davacıların işyerinde takılı bulunan tesisatla ilgili olarak davalı tarafından tahakkuk ettirilen 90.859,10-TL'nin tamamından borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde kayıp kaçak bedelinin istenmesinin hukuka aykırı olduğunun iddia edildiğini, bu konuda davalı kuruma husumet yöneltilemeyeceğini, konunun muhatabının Elektrik Piyasası Düzenleme Kurumunun olduğunu, davalı kurumun EPDK mevzuatı ve kurul kararları gereği tespit edilen tarifelere göre faturaları tahakkuk ettirdiğini, dava konusu ... no lu tesisata ait mahalde 16.09.2014 tarihinde yapılan kontrolde ... seri no lu sayaç haricinde ayrı bir hattın olduğu bu esnada bu hattan çekilen akımın ... olmak üzere toplam 322 A olarak tespit edildiğini ve davalılar adına tutanak düzenlendiğini, tespit esnasında yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri dikkate alınarak hesaplama yapıldığını, bu hesaplama neticesinde 54.090,40 TL kaçak , 36.768,70 TL ek tahakkuk bedeli olmak üzere toplam 90.859,10 TL lik tahakkuk yapıldığını, yürürlükte bulunan yönetmelikler doğrultusunda 180 günlük kaçak 180 günlük te kaçak ek tahakkuku yapıldığını , sayaç harici hat üzerinde yapılan hesaplamalarda 0,6 katsayısının dikkate alınmadığını, hesaplamanın yönetmeliğe uygun olduğunu, EPTHY nin 26. Maddesinde kaçak elektrik tanımının verildiğini , aynı yönetmeliğin 27 . maddesinde kaçak kullanım tespit süresinin düzenlendiğini, 28. Maddesinde kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanmasının belirlendiğini, 29. Maddesinde kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanması ve faturalandırılmasında esas alınacak sürenin belirlendiğini beyan ile davanın reddini talep etmiştir. Birleşen İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/616 Esas sayılı dosyada; davacı vekili verdiği dava dilekçesi ile; Dava konusu ... no’lu tesisata ait mahalde 16.09.2014 tarihinde yapılan kontrolde, ... seri numaralı sayaç haricinde ayrı bir hattın olduğu ve bu esnada çekilen akımın R:110A, S:108A, T:104A olmak üzere toplam 322A tespit edilerek, “...- ..” adına zabıt varakası tanzim edildiğini, müvekkili kurum personelince yapılan kontrol neticesinde düzenlenen ... seri nolu Kaçak Elektrik Tespit Tutanağının açıklamalar kısmında belirtildiği üzere; mahalde yapılan kontrolde ... seri no’lu sayaç haricinde ayrı bir hattın olduğu tespit edildiğini, zabıt için tespit esnasında yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri dikkate alınarak hesaplama yapıldığını ve bu hesaplama neticesinde 54.090,40-TL kaçak, 36.768,70 TL kaçak ek tahakkuk bedeli olmak üzere toplam 90.859,10 TL bedel tahakkuk ettirildiğini, ilgili tutanak sayaç harici hat çekmek sureti ile kaçak elektrik kullanılması dolayısıyla tanzim edildiğini, zabıt tarihi 16.09.2014 olup yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin hükümleri doğrultusunda 180 günlük kaçak, 180 günlük kaçak ek tahakkuku yapıldığını, ayrıca sayaç harici hat üzerinden yapılan hesaplamalarda (0,6) diverse katsayısı dikkate alınmadığını, hesaplama, tahakkuk tarihinde yürürlükte olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği ve mevzuata uygun olduğunu, hatanın söz konusu olmadığını, müvekkili şirket tarafından ilgili mevzuat gereğince davalı tarafın kaçak elektrik kullandığı tespit edildiğini ve mevzuata uygun biçimde gerekli işlemler yapılarak kullanılan kaçak elektriğin bedeli mevzuat gereği hesaplanarak tahakkuk ettirildiğini, davalı borçlu aleyhine tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı ödeme emri gönderildiğini, davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takip durduğunu, davalı borçlu tarafından taraflarına karşı ikame edilen ve Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/678 Esas numaralı dosyası ile görülmekte olan Menfi Tespit davasında da tarafların ve dava konusu borcun ortak olması sebebiyle HMK m.166 uyarınca iş bu davamız ile söz konusu menfi tespit davasının birleştirilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; 1-Açılan davanın kısmen kabulü ile;-Davalı kurum tarafından davacıya tahakkuk ettirilen bedelden davacının 85.600,63-TL miktarda borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonunda 23/06/2022 tarih ve 2022/1206 E- 2022/1936 K sayılı kararımızla özet olarak "Mahkemece 20.06.2017 havale tarihli 2. bilirkişi raporu hükme esas alınmış ise de diğer raporlara karşı üstün tutulma gerekçesi ve tespit sonrası tüketimlerdeki yükselme hususlarının açıklanmamış olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre birbirinden farklı üç bilirkişi raporu olmasına rağmen itirazları ve tüketim öncesi ve sonrası tüketim miktarlarını da değerlendirir şekilde üçlü bilirkişi heyetinden rapor alınmadan, yetersiz ve denetime elverişli olmayan rapor esas alınarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir." gerekçeleriyle davalı tarafın istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca karar kaldırılmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama sonunda; "Tüm dosya, kaldırma ilamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde açılan asıl dava, kaçak elektrik kullanımından kaynaklı tahakkuk ettirilen faturadan dolayı menfi tespit talebine ilişkindir. Birleşen Dava ise aynı faturaya dayalı olarak bedelin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı şirket tarafından davacıya ait ... no’lu tesisatta 16.09.2014 tarihinde yapılan kontrolde “sayaç haricinde ayrı bir hattın olduğu ve bu esnada çekilen akımın R:110 A, S:108 A, T:104 A olmak üzere toplam 322 A olduğu” tespit edilerek davacılar adına ... seri no’lu tutanak tanzim edildiği ve buna dayalı olarak kaçak ve ek tüketim tahakkuku yapıldığı sabittir. İstinaf ilamında görevsiz mahkemede alınan bilirkişi raporları ile hükme esas alınan raporların karşılaştırılarak raporlar arası çelişkiyi giderir, tespit öncesi ve sonrası tüketim miktarlarını karşılaştırır şekilde rapor alınması gerektiği belirtilmiş olduğundan bu hususta üç kişilik bilirkişi heyetinden kök ve ek raporlar alınmış alınan bilirkişi raporlarında görevsiz mahkemede alınan bilirkişi raporlarının irdelendiği ve her bir itirazın gerekçelendirilerek açıklandığı, kaçak tahakkuku hesaplayabilmek için sayacın son okunma tarihinden, kaçak tüketim tutanağının tutulma tarihine kadar olan süre esas alınması gerektiği, 29.08.2014(sayacın son okunma tarihi) ile 16.09.2014 (kaçak elektrik tutanağı tarihi) arasında 18 gün bulunduğu, Tutanakta harici olarak çekilen 3 fazdaki güç, her faz için ayrı ayrı hesaplanması gerektiği, bu şekilde doğruluk payının arttığı, tutanak öncesi son okuma tarihi dikkate alınmayarak harici hat sebebiyle 180 gün geriye gidilmesi ve abonelik olduğu için 8 saat alınması gereken günlük çalışma süresinin abonelik yokmuş gibi 10 saat alınmasının hatalı olduğu, Tutanak tarihi: 16.09.2014 olup Tutanak öncesi 27.12.2013-27.01.2014 arası günlük ortalama tüketim: 140 kWh, 27.01.2014 -16.09.2014 arası günlük ortalama tüketim: 110 kWh olup; Tutanak sonrası 16.09.2014 - 25.11.2014 arası günlük ortalama tüketim: 160 kWh seviyelerine yükseldiği fakat Tutanaktan sonra bağlantıların düzeltilmesi akabindeki ortalama tüketim değerleri ile tutanak öncesi değerler arasında bariz fark bulunduğu, tüketimde düşüşün başladığı 10.01.2014 tarihinden tutanak öncesi son okuma tarihi olan 29.08.2014 arasındaki 234 gün için kaçak ek tahakkuku hesaplanması gerektiği belirlenerek bu verilere göre Kaçak tahakkuku ve Kaçak Ek Tahakkukunun 5.409,088 +46.744,77= 52.153,858 TL olarak hesaplanmış olduğu, tüm çelişkilerin giderildiği, bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu " gerekçeleriyle A-Asıl Dava Yönünden; Davanın kısmen kabulüne, Davacıların davalı kuruma 38.705,35-TL fatura bedelinden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Verilmiş olan ihtiyati tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına, B-Birleşen Dava YönündenDavanın kısmen kabulüne, Bakırköy 7. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasında davalının yaptığın itirazın kısmen iptali ile takibin 52.153,85-TL asıl alacak 29.376,74-TL işlemiş faiz, 5.287,81-TL faizin KDV'si olmak üzere 86.818,40-TL toplam alacağın asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %16,80 oranında faizi ve faizin KDV'si yürütülmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.Karara karşı davacı ve davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı/ birleşen dosya davalısı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; EPTHY'nin 29-1-b-2 maddesine göre 1-b-1 'de belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak 1-b-12'de belirlenen başlangıç tarihinden itibaren ,doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır hükmün havi olduğunu, 06.01.2016 tarihli raporda Bilirkişi ... tarafından 27.12.2013 ile 29.08.2014 tarihleri arasındaki tüketim değerleri ay ay gösterilip, ani bir düşüş veya dikkat çekici bir değişiklik görülmediğinden bahisle eksik tüketim hesabı yapılmadığını, bilirkişi heyeti tarafından ise 10.01.2014 ile 29.08.2014 tarihleri arasındaki 234 gün üzerinden ek tüketim hesabı yapılmış olup, bu süre içindeki 26.02.2014-ile 29.08.2014 tarihleri arasındaki her bir ayın ortalama tüketim değerinin , tutanak sonrası yükseldiği kabul edilen 160 kwh. seviyesinden bile yüksek olduğu gerçeğini göz ardı edildiğini, Davalı şirket tarafından 36.768,70-TL tutarlı EK TÜKETİM faturası düzenlenmiş olup, bilirkişi heyetinin talebi de aşar şekilde 46.744,77-TL ek tüketim hesaplaması yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı/birleşen dosya davacısı ... vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; bilirkişi raporlarının hükme kurmaya elverişli olmadığını, itirazlarının karşılanmadığını, raporda ve hesaplamada 18 günün esas alınmasının hatalı olduğunu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine 28.maddesinin 3.fıkrasında dava konusu kaçak kullanımlara (mühürlü sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek) ilişkin olarak kullanım süresinin esas alınacağı hüküm altına alındığını, davacının vergi levhasına göre işe başlama tarihi 28.12.2011 tarihi olup, davacının tutanak öncesi tüketimleri de hep düşük olduğunu, bu tarihe kadar geriye dönük 180 gün için kaçak ek tahakkuku yapıldığını, yönetmelik gereği kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınarak sürelerin toplamı 12 ayı geçemeyeceğinden, en fazla 180 gün geriye gidebildiğini 23.09.2013-21.03.2014 tarihleri arasındaki 180 gün için kaçak ek tahakkuku yapılmış olmasının mevzuat hükümlerine de uygun olduğunu, davacının kaçak elektrik kullandığı hususu sabit hale gelmiş olup, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, icra inkar tazminat taleplerinin kabulü gerektiğini, tedbir kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Dava, asıl dosya bakımından kaçak elektrik kullanımından kaynaklı menfi tespit, birleşen dosyada ise itirazın iptali taleplerine ilişkindir.Kaldırma kararı sonrası ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi kök raporunda; "Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 29/a/1 maddesi gereğince kaçak tahakkuku hesaplayabilmek için sayacın son okunma tarihinden, kaçak tüketim tutanağının tutulma tarihine kadar olan süre esas alınmalıdır. 29.08.2014(sayacın son okunma tarihi) ile 16.09.2014 (kaçak elektrik tutanağı tarihi) arasında 18 gün bulunmaktadır. Tutanakta harici olarak çekilen 3 fazdaki güç, her faz için ayrı ayrı hesaplanmıştır:Söz konusu kaçak tahakkuk hesabı 01.06.2016 tarihli bilirkişi raporu ile paralellik göstermekte olup işbu. raporda kaçak tahakkuku bedeli 5.462,13 TL olarak hesaplanmıştır. 03.07.2015 tarihli bilirkişi raporunda tutanak öncesi son okuma tarihi dikkate alınmayarak harici hat sebebiyle 180 gün geriye gidilmiş ve abonelik olduğu için 8 saat alınması gereken günlük çalışma süresinin abonelik yokmuş gibi 10 saat alınmış olup bu tespitlere katılmadığımızı belirtiriz. 01.06.2016 tarihli bilirkişi raporunda da görüleceği üzere; Tutanak tarihi: 16.09.2014 Tutanak öncesi 27.12.2013-27.01.2014 arası günlük ortalama tüketim: 140 kWh, 27.01.2014 —16.09.2014 arası günlük ortalama tüketim: 110 kWh olup; Tutanak sonrası 16.09.2014 — 25.11.2014 arası günlük ortalama tüketim: 160 kWh seviyelerine yükseldiği anlaşılmıştır. Tutanaktan sonra bağlantıların düzeltilmesi akabindeki ortalama tüketim değerleri ile tutanak öncesi değerler arasında bariz fark bulunmuştur. Bütün bu bilgiler ışığında tüketimde düşüşün başladığı 10.01.2014 tarihinden tutanak öncesi son okuma tarihi olan 29.08.2014 arasındaki 234 gün için kaçak ek tahakkuku hesaplanmalıdır. Kaçak tahakkuku * Kaçak Ek Tahakkuku = 5.409,088 +46.744,77= 52.153,858 TL olarak hesaplanmıştır. 01.06.2016 tarihli bilirkişi raporu ile ana hatlarıyla tarafımızca düzenlenmiş olan rapor ile benzerlik göstermektedir. 01.06.2016 tarihli bilirkişi raporunda kaçak tahakkuku ve kaçak ek tahakkuku hesaplanırken 3 fazdan geçen akımların ortalaması alınmıştır. Tarafımızca kaçak tahakkuku ve kaçak ek tahakkuku hesaplanırken ise her fazdaki enerji (kwh) ayrı ayrı hesaplanmıştır. Bu çok büyük oranda farklılık göstermezken doğruluk payı daha fazladır. Kaçak ek tahakkuku hesaplanırken 01.06.2016 tarihli bilirkişi raporunda 214 gün olarak alınmış olup tarafımızca düzenlenmiş olan raporda 234 gün olarak alınmıştır. Genel tespitler birbiri ile yakındır. 06.01.2016 tarihli bilirkişi raporunda Elektrik Piyasası Tüketim maddesi gereğince kaçak tüketime başlangıç tarihi endeks dökümleri ve ortalama tüketimleri ile ortaya konmuşken kaçak tahakkuk hesabı yapılamamış olması ve 03.07.2015 tarihli bilirkişi raporunda tutanak öncesi son okuma tarihi dikkate alınmayarak harici hat sebebiyle 180 gün geriye gidilmesi ve abonelik olduğu için 8 saat alınması gereken günlük çalışma süresinin abonelik yokmuş gibi 10 saat alınmış olması nedenleriyle katılmadığımızı belirtiriz. toplamda 52.153,85 TL bedel talep edebileceği Öte yandan 01.06.2016 ve 08.10.2017 tarihli kök ve ek raporlarındaki tespit ve hesaplamalı tarafımızca belirtilen kanaatler ile örtüştüğü, ancak dosya kapsamındaki 06.01.2016 ve 03.07.2015 tarihli bilirkişi raporlarına katılmadığımız belirtiriz. " şeklinde görüş bildirilmiş, ek raporda ise aynı görüşlerini tekrarlamışlardır.Buna göre, yargılamada alınan bilirkişi kurulu raporunu kaldırma kararı , mevcut delil ve belgeler incelenmek suretiyle hazırlandığı, mahkemece hükme esas alnmasında isabetsizlik bulunmadığı, raporun tüketim endeksindeki tüketimlerin dikkate alınarak hazırlandığı ve düşüşün başladığı tarihin dikkate alındığı, davanın dayanağının haksız fiil olması nedeniyle alacağın yargılama sonunda belirlenmesi nedeniyle likit olmadığı anlaşılmakla mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmuştur.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, tarafların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Tarafların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine, Asıl dava davacısı ...'den alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye eksik 187,80 TL'nin bu davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)Asıl dava davacısı ...'den alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye eksik 187,80 TL'nin bu davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)Asıl dava davalısı ...'dan alınması gereken 2.643.96 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.482,64 TL'nin mahsubu ile bakiye eksik 1.161,32 TL'nin bu davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)Birleşen dava davalısı ...'den alınması gereken 5.930,56 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.055,04 TL'nin mahsubu ile bakiye eksik 4.875,52 TL'nin bu davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) Birleşen dava davacısı ...'dan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 660,99 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 45,59 TL'nin ilk derece mahkemesince ...'a iadesine,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf edenler üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 18/09/2025