11. Ceza Dairesi 2013/6661 E. , 2013/10313 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura kullanmak, sahte fatura düzenlemek HÜKÜM : 1)Sanıklar ... ve ... hakkında:Kamu davasının düşürülmesi I-)Hazine vekili 07.04.2010 havale tarihli dilekçesine tüm sanıkların isimlerini yazarak müdahale talebinde bulunmasına rağmen, sanıklar ..., ... ve ... hakkında 11.09.2007 gün, 2007/23619-13909-8646 sayılı iddianame ile açılan davada, diğer sanık ... hakkında ise, 31.12.2007 gün,…
**11. Ceza Dairesi 2013/6661 E. , 2013/10313 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura kullanmak, sahte fatura düzenlemek HÜKÜM : 1)Sanıklar ... ve ... hakkında:Kamu davasının düşürülmesi I-)Hazine vekili 07.04.2010 havale tarihli dilekçesine tüm sanıkların isimlerini yazarak müdahale talebinde bulunmasına rağmen, sanıklar ..., ... ve ... hakkında 11.09.2007 gün, 2007/23619-13909-8646 sayılı iddianame ile açılan davada, diğer sanık ... hakkında ise, 31.12.2007 gün, 2007/27*** *** ****339 sayılı iddianame ile açılan davada katılma kararı verilmediği anlaşılmakla, suçtan doğrudan doğruya zarar gören Hazinenin, 5271 sayılı CMK.nun 237/2 maddesi gereğince müdahilliğine karar verilerek katılan vekilinin, sanıklar ... ve ...'a yönelik temyizi üzerine yapılan incelemede; Gelir İdaresi Başkanlığı, Bursa Vergi Dairesi Başkanlığının 20 Mart 2008 gün ve 1224 sayılı yazısından, sanıklar ... ve ... hakkında vergi suçu raporu düzenlenmediği ve “mütalaa” verilmediği halde dava açıldığı, idarenin adı geçen sanıklarla ilgili dava şartı olan “mütalaa” yı vermeyeceği belirtildiğinden, haklarındaki kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerektiğinin mahkemece dosya içeriğine uygun biçimde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan sanıklar ... ve ... hakkındaki kamu davasının düşürülmesine ilişkin kararın ONANMASINA, II-)Katılan Hazine vekilinin, sanıklar ..., ... ve ...'ün 2004 ve 2005 yıllarında sahte fatura düzenlemek, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in “2004 takvim yılında sahte fatura kullanmak” suçlarından verilen beraat kararlarına yönelik temyizine gelince; Sanıklar ... ve ... hakkında düzenlenen iddianamelerde 25 adet sahte fatura düzenlediklerinden bahsedilmiş ise de, iddianamelerin dayanağı olan Vergi Suçu ve İnceleme Raporlarındaki tüm faturalar nedeniyle dava açıldığı buna göre, suç tarihleri, düzenlenen en son fatura tarihlerine göre 31.12.2004 ve 25.03.2005, sanık ... yönünden ise suç tarihleri 29.12.2004 ve 20.03.2005 olarak tespit edilmiş; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın 2004 yılında sahte fatura kullanarak gelir vergisi kaybına sebebiyet verdiklerinin iddia olunmasına göre suç tarihlerinin, 25.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren 5035 sayılı Yasanın 48. maddesi ile değişik 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun 98 ve 109. maddeleri de dikkate alındığında 16.03.2005, sanık ... 2004 takvim yılında sahte fatura kullanarak kurumlar vergisi kaybına sebebiyet verdiğinin iddia olunmasına göre, 25.12.2003 tarih ve 5035 sayılı Yasanın 48. maddesi ile değişik 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunun 22 ve 29. maddeleri gereğince suç tarihinin 16.04.2005 olacağının tespit ve kabulüyle yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca sanıklar ..., ... ve ...'e yüklenen “2004 ve 2005 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek”, diğer sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e yüklenen “2004 takvim yılında sahte fatura kullanmak” suçlarının yasada gerektirdiği cezalarının türleri ve üst sınırları itibariyle tabi oldukları, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımlarının, sahte fatura düzenlemek suçlarının işlendiği 29.12.2004, 31.12.2004, 20.03.2005, 25.03.2005 ve sahte fatura kullanmak suçlarının işlendiği 16.03.2005 ve 16.04.2005 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan idare vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususlarda aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar ..., ... ve ... hakkında “2004 ve 2005 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek”, diğer sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e yüklenen “2004 takvim yılında sahte fatura kullanmak” suçlarından açılan kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, III-)Katılan vekilinin sanıklar ..., ..., ..., ve ...'ın, “2005 takvim yılında sahte fatura kullanmak” suçlarından beraatlerine ilişkin hükümlere yönelik temyizi üzerine yapılan incelemede; Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın, “2005 takvim yılında sahte fatura kullanmak” suretiyle gelir vergisi, sanık ...'in ise kurumlar vergisi kaybına sebebiyet verdikleri tespit ve iddia olunmasına göre suç tarihlerinin 16.03.2006 ve 16.04.2006 olacağından, gerekçeli kararda gösterilmeyen suç tarihlerinin mahallinde yazılması mümkün görülmüştür. Sanıkların, Uysalsan Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ne ait petrol istasyonunda pompacı olarak çalışan ve haklarında “sahte fatura düzenlemek” suçundan dava açılan ... ile ... tarafından alt ve üst nüshaları farklı olarak düzenlenen faturaları kullanarak, vergi kaybına sebebiyet verdikleri iddiasına karşılık sanıklar savunmalarında, yaptıkları alışveriş tutarı kadar fatura aldıklarını, faturaların kendilerinde bulunan üst nüshalarının gerçeği yansıttığını, şirketin az vergi ödemek için kendisinde kalan alt nüshalarına düşük meblağlar yazmış olabileceğini belirttikleri, Uysalsan Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ne ait defter ve belgeler ile suça konu faturalar ve dava dosyaları üzerinde yapılan inceleme sonunda rapor düzenleyen bilirkişi Nevzat Kara 17.03.2010 tarihli raporunda, faturaların alt ve üst nüshaları arasındaki farkın, şirketin akaryakıt alımları ve stokları ile uyumlu olmadığı, ancak faturaların bir kısmının gerçeği yansıttığının kabulü gerekeceği, hangi mükelleflere kesilen faturaların gerçeği yansıttığının tespiti için adına fatura kesilen firma ve şahısların iş hacminin büyüklüğü, ilgili dönemlerdeki iş hacminde değişiklik olup olmadığı, Uysalsan Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. dışında başka firmalardan da akaryakıt alıp almadıkları, yaptıkları iş ya da hizmetleri belgeyen faturalara göre iş kapasitelerinin tespiti gerektiğinin belirtilmiş olması da dikkate alınarak, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek biçimde tespiti amacıyla, sanıkların 2005 takvim yılında adlarına kayıtlı olan ya da fiilen kullandıkları taşıt araçlarının sayısı ile iş kapasitelerinin miktarının (ilgili dönemlerdeki katma değer vergisi, gelir veya kurumlar vergisi beyanları, hasılat alış- satış faturalarına göre yıllık ciroları vs. göre) belirlenerek, suça konu faturaların gerçek alış veriş sonunda düzenlenip düzenlenmediğinin ve buna göre sanıkların hukuki durumları ile suç vasfının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmayla yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, beraat hükümlerinin bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.