3. Hukuk Dairesi 2015/5007 E. , 2016/4794 K. "" MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ Taraflar arasındaki Tüketici Hakem Heyeti Kararının İptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; mahkemece 10.12.2014 tarihli ek karar ile hükmün kesin olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmiş, davalı temyiz isteminin reddi kararı ile birlikte hükmü temyiz etmiştir…
**3. Hukuk Dairesi 2015/5007 E. , 2016/4794 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ Taraflar arasındaki Tüketici Hakem Heyeti Kararının İptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; mahkemece 10.12.2014 tarihli ek karar ile hükmün kesin olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmiş, davalı temyiz isteminin reddi kararı ile birlikte hükmü temyiz etmiştir. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Dava; elektrik abonelerinden tahsil edilen kayıp/kaçak, PSH ,iletim,dağıtım bedelleri hakkında verilen Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının itiraz yolu ile iptali istemine ilişkindir. Mahkemece; perakende satış lisansı sahibi dağıtım şirketlerinin tarifeleri uygulayıp uygulamama ve kayıp kaçak bedelini tahsil edip etmeme gibi bir inisiyatifi bulunmadığı,perakende satış tarifesinin faturalara yansıtılan kayıp kaçak bedelinin tarifelere uyma yükümlülüğünün gereği olduğu,dağıtım şirketlerinin söz konusu karara aykırılık teşkil edecek bir işlemde bulunmalarının mümkün olmadığı gerekçe gösterilerek davanın kabulü ile, Esenler Hakem Heyeti'nin 14.08.2013 tarih 1494 sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiş,hüküm süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davaya konu kayıp/kaçak vb. bedeller, miktar itibariyle karar tarihinde yürürlükte bulunan 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 22. maddesinde ve HUMK. nun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırının altında bulunmakta ise de; kayıp/kaçak vb. bedellerin alınıp alınmaması hususunda verilen hükmün salt alınan bu bedele münhasır olmayıp, sonraki faturaların düzenleme biçimine de etkisi olacağı, bir başka deyişle kararın ard etkisinin bulunduğu ve bu yöndeki talebinde devamlılık arz eden bir isteme ilişkin olduğu kuşkusuzdur. Yine, kayıp/kaçak vb. bedeller uygulaması nedeniyle eldeki dosyada tek bir abone uyuşmazlığı yargıya taşımış olmasına karşın, ortada tüm aboneleri ilgilendiren, toplu bir hak uyuşmazlığının bulunduğu her türlü duraksamadan uzaktır. Bu itibarla, kayıp/kaçak vb bedellerin tahsilinin yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun olduğu yönünde tespit istemini de içeren böyle bir davada verilen karar, konu ile ilgili mevzuat hükümlerinin ileriye dönük uygulanıp uygulanmaması yönünde de sonuç doğuracağından, temyiz incelemesinde 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 22. maddesi ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427. maddesinde belirtilen kesinlik sınırının gözetilmemesi gerektiğine; dolayısıyla bu davanın miktar ve değerine bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğuna oybirliğiyle karar verilmiştir. Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 13/05/2009 günlü ve 2009/13-122 E.-2009/189 K., 13/10/2010 günlü 2010/13-406 E.-2010/503 K. sayılı kararlarında da aynı hususlara değinilmiştir.