8. Hukuk Dairesi 2014/5529 E. , 2015/1852 K. "" Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil Hazine ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 13.11.2013 gün ve 395/474 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili; dava konusu 114 ada 6 parsel sayılı taşınmazın aktif ...'nın taşkın kotund…
**8. Hukuk Dairesi 2014/5529 E. , 2015/1852 K.** **"İçtihat Metni"** Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil Hazine ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 13.11.2013 gün ve 395/474 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili; dava konusu 114 ada 6 parsel sayılı taşınmazın aktif ...'nın taşkın kotunda yer almasına rağmen davalı adına tapuda kayıtlı olduğunu,...'nın yüksek sarfiyatlı taşkın riski bulunduğunu, Başbakanlık Genelgeleri ve diğer mevzuatlar çerçevesinde dere yataklarının tespitinde DSİ'nin görüşünün alındığını ve DSİ'nin görüşünde dava konusu taşınmazın ... yatağında ve taşkın alanda olduğunun bildirildiğini açıklayarak, taşınmazın davalı adına olan tapusunun iptali ile terkinine karar verilmesini istemiştir. Davalı cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazın su baskını altında bulunan yerlerden olduğuna dair bir ilanın yapılmadığını, bunun yanısıra 4373 sayılı Kanun'un mülkiyet hakkını yasaklamadığını ve bu yönde yargı kararlarının mevcut olduğunu, taşınmazda kıyı kenar çizgisinin bulunmadığını, taşınmazın kadimden beri tarım arazisi olarak kullanıldığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; 4373 sayılı Kanun'un mülkiyet hakkını sınırlamadığı, bahsi geçen Kanun'un 2. maddesinde taşkın alanda yer alan taşınmazların üzerinde bulunabilecek muhdesatlar için düzenleme getirildiği, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 4373 sayılı Kanun gereğince yapılması gerekli olan ilanların yapılmadığını, taşkın sularla ilgili bir tehlike oluştuğunda idare tarafından önlemler alınabileceği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından, dava konusu 114 ada 6 parsel sayılı taşınmazın 2004 yılında yapılan kadastro çalışmalarında; limon bahçesi niteliği ile 1.867,93 m2 olarak davalı adına tespit ve tescil edildiği, 30.12.2012 tarihli ziraat ve jeoloji bilirkişilerin birlikte vermiş oldukları bilirkişi raporunda, fen bilirkişi raporunda mavi renkle gösterilen ve B harfi ile belirtilen 1678,48 m2'lik kısıma ilişkin olarak, kod farkının oldukça yüksek olup dere yatağı ile bir alakasının olmadığı, kadimden beri tarım arazisi olarak kullanıldığı ve halen tarımsal faaliyetin sürdürüldüğünün açıklandığı anlaşılmaktadır. Hal böyle iken, Mahkemece yapılan yargılamada, elde edilen fen bilirkişi ve ziraat ve jeoloji bilirkişi raporlarından, fen bilirkişi raporunda mavi renkle gösterilen ve B harfi ile belirtilen 1678,48 m2'lik kısım tarım arazisi niteliğinde olup özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden olduğundan Mahkeme'nin davanın reddine ilişkin kararı doğru görülmekle Hazine vekilinin bu kısıma ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.