Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait davalı şirket nezdinde sigortalı ... plakalı aracın 01.12.2019 tarihinde kazaya karıştığını, kazada sürücünün kastı veya ağır kusuru bulunmadığını, diğer araçta meydana gelen hasar nedeniyle bir kısım ödemeler yapıldığını, ödenen bedellerin müvekkilinden talep edildiğini, müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinin teminat karşılığında tedbiren durdurulmasını, müvekkiline ait araç sürücüsünün kazanın meydana gelişinde ağır kusurunun bulunm
davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin 06/06/2013 tarihinde davalı şirket ile acentesi olarak faaliyete başladığını, davacıi şirkete ... acente kodu verildiğini, davacı acenteliğin tesisinden itibaren davalı şirket nam ve hesabına poliçelerin tanzimininde aracılık yaptığını, acente komisyonlarını almaya hak kazandığını, sözleşmenin feshi tarihi olan 22/07/2016 tarihine kadar davacıi şirketin üretim yaptığını, davalı şirkete portföy kazandırdığını, davalı şirketin Beykoz ... Noterliği ... yevmiye nolu ihtarname ile sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih edeceğini beyan ettiğini, daha sonra davacı şirketin sözleşmesini 22/07/2016 tarihinde fesh ettiğini, davalı şirketin fesih gerekçesinin üretim yetersizliği ve portföyünün teknik zarar kaydetmesi olarak gösterildiğini, T.C Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı'nın Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Sigortacılık Müdürlüğü'ne gönderdiği 01/11/2012 tarih ve 17348 sayılı yazıdan da anlaşılacağı üzere ''Bu kapsamda prim üretim ölçüleri önceden belirlenmeksizin üretim yetersizliği veya bağlı bulunan sigorta şirketince belirlenen riziko kabul esaslarına uygun biçimde acentelere aracılık edilen sigorta sözleşmelerinden elde edilen prim gelirleri ile tazminat ödemeleri arasındaki dengesizlik nedeniyle portföyün verimli olmamasının gerekçe gösterilmesi gibi hallerin ''acentenin kendi kusuruyla sözleşmenin feshine neden olması'' kapsamında değerlendirilmesinin ve bu noktada acentenin tazminat hakkının düşmesinin hakkaniyete uygun olmayacağı '' yönünde bildirmiş olduğu ilke karar da dikkate alındığında davalı şirketin fesih sebebi olarak teknik zarar edilmesinin gösterilmesi feshin haksız ve hukuksuz olduğunu gösterdiğini, feshin haksız olması dolayısıyla davacının denkleştirme tazminatı istem hakkı doğduğunu, davacıi şirketin acentelik süresi boyunca davalı şirkete yeni müşteriler kazandırdığını, davalı şirketin sigortalılara tanıttığını, en iyi şekilde temsil ettiğini, davacı şirketin sözleşmesinin ani olarak sonlandırıldığını, ticari açıdan zor durumda kaldığını, iş kaybına uğradığını, acenteliğin haksız ve hukuksuz olarak feshi ve davalıya hatırı sayılır sayıda sigortalı kazandırmış olması sebebiyle davacı şirketin TTK 122 maddesi uyarınca denkleştirme tazminatı talep etme hakkı bulunduğunu, davalarının belirsiz alacak davası olduğunu, fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL'si acenteliğin feshinden dolayı denkleştirme tazminatının acenteliğin feshi tarihinden itibaren reeskont faizi masraf ve ücreti vekaletle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; TTK122.maddesinin 4. Fıkrasına göre denkleştirme isteminden önceden vazgeçilemeyeceğini, dolayısıyla davalının atıfta bulunduğu acentelik sözleşmesinin 23. Maddesi kanunun açık hükmüne aykırı olduğunu, son dönemde üretim hedeflerinin tutmamasının davalı şirketin poliçelendirme kriterlerinde yaptığı değişikliklerden kaynaklandığını, dava konusu olayda haklı fesih bulunmadığını, davalıya fesih bildiriminde bulunulmasının feshin haklı olduğunu göstermeyeceğini beyanla davanın kabulüne karar verilmesin talep etmiştir.