10. Hukuk Dairesi 2024/6707 E. , 2024/8003 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/175 E., 2023/382 K. KARAR : Ret Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen aksi Kurum işleminin iptali ile kesilen aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması, yersiz aylık borcu olmadığının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda,Yargıtay 10. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına …
**10. Hukuk Dairesi 2024/6707 E. , 2024/8003 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/175 E., 2023/382 K. KARAR : Ret Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen aksi Kurum işleminin iptali ile kesilen aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması, yersiz aylık borcu olmadığının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda,Yargıtay 10. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde: müvekkilinin yaklaşık 4 yıl önce eşi ... ile boşandığını, müşterek iki çocuğun velayetinin müvekkiline verildiğini, bu suretle aile içinde ciddi bir husumet bulunmadığını, müvekkili ile eşinin zaman zaman karşı karşıya gelmek zorunda kaldığını ve belirli bir seviye ile görüştüğünü, boşanma sonrasında müvekkilinin ... babası ...'den dolayı ... sigorta sicil numarası ile yetim aylığı aldığını, müvekkilinin 01.12.2012 tarihi itibariyle babasının vefatı sebebi ile ölüm aylığı almakta iken söz konusu iradın davalı Kurum tarafından 04.06.2016 tarihli idari işlem ile iptal edildiğini, iptal işlemine gerekçe olarak boşandığı eşiyle fiili olarak hala görüştüğü ve boşanma davasının ölüm aylığına hak kazanmak için muvazalı olarak yapıldığını ileri sürdüğünü, davalı Kurumun bu beyanlarının mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin çocukları ile birlikte tek başına yaşadığını ve davacı ile fiilen birlikte yaşamadığının tespit edilerek, Kurum işleminin iptal edilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili; davacının 3410854251 tahsis numarası ile yetim aylığı almakta iken, Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Sigortalı Emeklilik işlemleri başkanlığının 19.12.2012 tarih ve 8542251 sayılı yazısına istinaden kontrol memurluğunca yapılan araştırma neticesinde davacı ile eski eşinin fiilen birlikte yaşadıklarını, Kurum MEDULA sisteminden yapılan sorgulamada davacı ve eski eşinin boşandıkları dönem içinde Devlet Hastanesinin acil bölümünde muayene olduklarını, davacının maddi sıkıntılar nedeniyle eşinin kendisinden boşandığını buna mukabil kendisinin eski eşinden nafaka talep etmediğini, boşanmanın davacının babasından dolayı yetim aylığı almaya yönelik olduğu açık olduğundan haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.01.2020 tarihli ve 2019/175 E., 2020/18 K., sayılı kararıyla; davanın kabulü ile; davacının boşandığı eşi ... ile boşandıktan sonra fiilen birlikte yaşamadığının tespitine, davacının babası Yılmaz Özdemir’in hak sahipliğine bağlı olarak 01.12.2012 tarihinden itibaren bağlanan yetim aylığının, davacının boşandığı işe ... ile birlikte fiilen yaşadığı gerekçesi ile kesilmesine dair kurum işleminin iptali ile kesildiği tarihten itibaren yetim aylığının ödenmesi gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin3 0.06.2021 tarihli ve 2020/1896 E., 2021/1252 K. sayılı kararıyla; istinaf isteminin esastan reddine, karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin, 23.02.2022 tarihli ve 2021/10737 E., 2022/2389 K. sayılı kararıyla; somut uyuşmazlıkta, dava konusu edilen aylıklar yönünden davacı ile boşandığı eşinin fiilen birlikte yaşama olgusunun varlığına ilişkin Mahkeme kabulü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Getirtilen nüfus kayıt sisteminde ki davacı ve boşandığı eşine ait tüm adreslerde, birlikte yaşadıkları iddia edilen dönem yönünden birlikte yaşayıp yaşamadıkları zabıta marifetiyle araştırılmalı, söz konusu adreslerdeki komşular tespit edilerek ifadelerine başvurulmalı, davacı ve eşine ait ihtilaflı döneme ilişkin eczane kayıtları getirtilerek tedavi sonrası (29/05/2013 ve 14/01/2016 tarihlerinde davacının ve boşandığı eşinin acil tıp bölümünde aynı gün tedavilerinin bulunduğu kayıtlardadır) hangi eczanelerden ilaç aldıklarının tespiti yapılmalı, davacı ve eşinin boşandığı dönemde Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ile başka yardım kuruluşlarından yardım alıp almadıkları araştırılarak, yardım almış olmaları halinde buna ilişkin durum tespit tutanakları celbedildikten sonra, dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler değerlendirilerek boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği toplanan kanıtlar ışığında şüphe bırakmayacak şekilde ortaya konularak hüküm kurulmalıdır gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile MEDULA kayıtları dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ile karar verildiğini, tarafların birlikte yaşamadıklarının sabit olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, aksi Kurum işleminin iptali ile kesilen aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması, yersiz aylık borcu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 56 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 96 ncı madde hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, medula kayıtlarına göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.