1. Hukuk Dairesi 2014/13422 E. , 2014/17204 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, paydaşlar arasında ecrimisil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmişti
**1. Hukuk Dairesi 2014/13422 E. , 2014/17204 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, paydaşlar arasında ecrimisil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, çekişme konusu 13822 ada 26 parsel, 11 numaralı bağımsız bölümün davalılar adına kayıtlı olduğu, davacı tarafından davalılar aleyhine muris muvazaası hukuksal nedenine dayanılarak açılan tapu iptal ve tescil davasının reddedildiği ve kararın kesinleştiği, davacının bu taşınmazda herhangi bir hakkı bulunmadığı saptanmak suretiyle 11 numaralı bağımsız bölüm yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacının bu yöndeki temyiz itirazları yerinde değildir, reddiyle hükmün bu kısmının ONANMASINA, Davacının 3 numaralı bağımsız bölüme ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Bilindiği üzere; paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesi ve ecrimisil istiyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa, maddi zarar yoksa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren ya da (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali ve davaya konu taşınmazın kamu malı olması halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır. Bu nedenle, davaya konu taşınmaz yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 gün ve 2002/3-131 E, 2002/114 K sayılı ilamı) Somut olaya gelince; çekişmeye konu taşınmaz tarafların murisi adına kayıtlıdır. Davalılar ise paydaşlar arasında intifadan men edilmedikçe ecrimisil istenemeyeceğini savunmuşlardır. Davacı, intifadan men koşulunun gerçekleştiğine ilişkin olarak dosyaya herhangi bir yazılı belge ibraz etmemiş ise de, mahkemece davacının dayandığı diğer deliller toplanmadan sonuca gidilmiştir. Hal böyle olunca; yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda intifadan men koşulunun her türlü delil ile kanıtlanabileceği dikkate alınarak, davacının bildirdiği tanığın dinlenmesi, diğer delillerinin toplanması, varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Davacının belirtilen nedenlerle temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 10.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.