3. Ceza Dairesi 2021/1798 E. , 2023/5776 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR :Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma, Kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürme (teşebbüs), Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme HÜKÜMLER :İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER :Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Kısmen Onama - Kısmen Boma 28.02.2019 tarihind…
**3. Ceza Dairesi 2021/1798 E. , 2023/5776 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR :Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma, Kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürme (teşebbüs), Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme HÜKÜMLER :İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER :Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Kısmen Onama - Kısmen Boma 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 9. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince Yargıtay bozma ilamına uyan ilk derece mahkemesi kararının sadece temyiz kanun yoluna tabi olduğu gözetilmeden istinaf incelemesi yapan ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 13.09.2019 tarihli kararı hukuken yok hükmünde olduğundan ilk derece mahkemesince verilen kararın temyiz edildiği kabul edilerek; Sanık hakkında bozma üzerine devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürme (teşebbüs), cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçlarından kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.06.2019 Tarihli ve 2019/27 Esas, 2019/194 Sayılı Kararı İle Sanık Hakkında 1.Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 302 inci maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimine ve mahsuba, 2.Kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürme (teşebbüs) suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci maddesi delaletiye 82 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimine ve mahsuba, 3.Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 3713 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin (a) bendi yollamasıyla 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimine ve mahsuba, 4.Tehlikeli Maddeleri İzinsiz Olarak Bulundurma veya El Değiştirme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 ... hapis cezası ve 694 ... ... ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimine ve mahsuba karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve Müdafinin Temyiz İstemi Suçun işlendiğini gösteren kesin delillerin dosyada mevcut olmadığına, Yargıtay bozma ilamı sonrası sanık aleyhine bir delile ulaşılamadığına, ... dershanesine bırakıldığı iddia edilen mayınlarla ilgili herhangi bir delile ulaşılamadığına, kollukta müdafisiz olarak alınan beyanların geçerli olmadığına, müvekkilin beyanlarının kollukta müdafisiz olarak alındığına, daha sonradan beyanlarını kabul etmediğine, tanık beyanlarını destekleyen somut bir delile rastlanılmadığına, teşhis işlemlerinin ...'ya aykırı olduğuna, tanıkların beyanlarından döndüklerine, müvekkilin beyanlarına itibar edilse bile baskı ve tehditle hendek olaylarına katılıp nöbet tuttuğuna, müvekkilin yaptığı teşhislere dayanarak hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin tartışılması gerektiğine, tanık beyanlarının usulsüz olduğuna ve sair hususlara, Emniyet raporuna göre ... Dershanesi önünde patlayıcı bulunmadığının tespit edildiğine, emniyet raporlarının lehine olduğuna, patlayıcı yerleştirilmesine ilişkin parmak izi, görüntü, tanık ifadesi bulunmadığına, tanıkların beyanlarını geri çektiklerine, dosyada somut delil olmadığına ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; İlk Derece Mahkemesinin Kabulü "....Dosya kapsamındaki bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde, Sanığın silahlı terör örgütü PKK/KCK'nın şehirlerdeki gençlik yapılanması olan YPS/YDG-H üyesi olduğu, ancak hangi tarihte örgüte katıldığının kesin olarak belirlenemediği, bu kapsamda yukarıda zikredilen, Silopi ilçe merkezinde ve örgütün sözde öz yönetim ilanı kapsamında meydana gelen eylemler sırasında milis faaliyeti şeklinde, ilçe merkezinden katılım yaparak gençlik yapılanması dahilinde faaliyetlere katıldığı, sanığın özellikle ... Mahallesi, ... Mahallesi ve civarında mayın faaliyeti ve çatışma yaşandığı anlaşılan barikat noktalarında silahlı nöbet faaliyetlerinde bulunduğu, hendek ve barikat kurulmasında görev aldığı, kaleşnikof marka silah taşıdığı, telsiz kullandığı, PKK/KCK'nın ilan ettiği sözde özyönetim ilanı kapsamında mahalleleri dolaşıp bilgi topladığı ve kendisini görevlendiren sorumlusuna aktardığı, Özellikle ... Mahallesi ve ... Mahallesinde örgütsel faaliyette bulunduğu, ... Mahallesi Sağlık Caddesinde(54.cadde) mayın döşeme eylemlerine iştirak ettiği, ... Mahallesi ile ... Mahallesi arasında bulunan Dereyatağı(Nokta .../Dere Nokta) çevresinde güvenlik güçlerinin olası müdahalelerine karşı kaleşnikof marka silahla nöbet tuttuğu, örgüt hiyerarşisi dahilinde hareket ettiği, örgütün sorumlu düzeydeki elemanlarından emir ve talimat aldığı, bu emir ve talimatları yerine getirdiği, örgütle organik bağ kurduğu, bu eylemlerin, mevcut teşhis tanığı beyanları, sanık ikrarları ve 18/03/2019 tarihli Silopi İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün sanığın faaliyet yürüttüğü söz konusu yerlerde çok sayıda mayın ve patlayıcı madde döşendiğinin, güvenlik güçlerine karşı silahlı mayınlı saldırılar gerçekleştiğinin belirtiği araştırma tutanak içerikleri ile sabit olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar sanığın vahamet arz eden hangi eyleme birebir iştirak ettiği somutlaştırılamamış ise de Yüksek Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin süregelen uygulamalarında da görüleceği üzere sanığın tespit edilen ve vahamet arz eden mayın döşeme ve silahlı nöbet tutma eylemlerinden en az birine iştirak ettiğinin kabulü gerektiği, bu haliyle mayın döşeme eylemlerine ilişkin olay tutanakları ile silahlı nöbet tutulan bölgelerde gerçekleşen vahim eylemlere ilişkin olay tutanak kayıtları karşısında sanığın en az bir kamu görevlisini görevinden dolayı öldürmeye teşebbüs ettiği ve silahlı hendek ve barikat eylemleri ile güvenlik güçlerinin ve bölgede yaşayan diğer insanların mahallelere girişini ve geçişini engellemesi nedeniyle cebir tehdit yolu ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği değerlendirilmiştir. Bu haliyle sanığın, terör örgütü mensupları ile birlikte yaygın ve silahlı hendek ve barikat eylemleri ile güvenlik güçlerinin ve bölgede yaşayan diğer insanların mahallelere girişini ve geçişini engellemesi nedeniyle cebir tehdit yolu ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğinin sabit olduğu, yine sanığın ... Mahallesinde mayın faaliyetlerine katıldığı ve teşhis tanıklarının anlatımına konu olan alandan ele geçen maddelerin araştırma tutanak kaydı ile sabit olduğu anlaşılan olayda sanığın örgüt faaliyeti çerçevesinde tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçunu işlediği, yine sanığın olay tarihinde, amaç suç olan devletin birligini ve ülke bütünlüğü bozma eylemine yönelik olarak yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle ... mahallesinde mayın faaliyeti ve çatışma yaşandığı anlaşılan barikat noktalarında silahlı nöbet faaliyetlerinde bulunması nedeni ile en az bir kamu görevlisine karşı kişiyi yerine getirdiği kamu görevi sebebiyle kasten öldürmeye teşebbüs ettiği, dosya kapsamında mevcut delil durumu itibariyle kabul edilmiştir. Bu eylemlerin de bütün halde yerleşik Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vehamet arz eden olay mahiyetinde olduğu ve zikredilen eylemler neticesinde sabit görülen Kişiyi Yerine Getirdiği Kamu Görevi Sebebiyle Kasten Öldürmeye Teşebbüs, Cebir Tehdit Yolu İle Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Tehlikeli Maddelerin İzinsiz Olarak Bulundurulması veya El Değiştirmesi suçlarının da amaç suç olan Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozma suçunun işlenmesi doğrultusundaki, örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek araç suçlar niteliğinde olduğu, bu sebeplerle sanığın eylemlerinin ayrı ayrı Kişiyi Yerine Getirdiği Kamu Görevi Sebebiyle Kasten Öldürmeye Teşebbüs, Cebir Tehdit Yolu İle Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Tehlikeli Maddelerin İzinsiz Olarak Bulundurulması veya El Değiştirmesi suçlarını ve bütün halde geçitli suç niteliğindeki Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozma suçunu oluşturduğu sabit görülmüştür...." Tespitlerine yer verilmiştir. IV. GEREKÇE A.Sanık Hakkında Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğü Bozma ve Tehlikeli Maddeleri İzinsiz Olarak Bulundurma veya El Değiştirme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, PKK/KCK sözde yürütme konseyinin öz yönetimden başka seçenek kalmadığına yönelik çağrısı üzerine, terör örgütünün amaca ulaşmak için gerçekleştirdiği stratejik hamlelerden en önemlilerinden birisi olan, yoğun olarak Güneydoğu ... Bölgesinde ve Ülkemizin değişik yörelerinde hakimiyet alanları oluşturmak için güvenlik güçlerine ve kamu binalarına topluca saldırı girişiminde bulunmak kararı kapsamında, PKK/KCK terör örgütünün şehirlerdeki milisleri ve kırsal alandaki örgüt mensuplarının silahları ile şehir merkezlerine gizlice girerek halkın arasına karıştıkları, zaman zaman bir kısım belediyelerin araç ve gereçlerini de kullanmak suretiyle insanların yoğun olarak yaşadıkları sokaklara, mahallelere hendekler kazarak el yapımı bomba ve düzenekleri yerleştirdikleri, umumun kullandığı karayollarına mayın döşeyerek patlamaya hazır hale getirdikleri, tonlarca patlayıcı yüklü kamyonlar, ... makineleri ve diğer araçlarla canlı bomba saldırıları hedefledikleri, güvenlik güçlerinin kamu düzenini ve bu yörede yaşayan vatandaşların güvenliğini sağlamak için operasyon yapma zorunluluğu sonucunda, örgüt mensuplarıyla güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmalar sırasında daha önce yerleştirilen patlayıcıların infilak ettirilmesi ve bireysel ya da araçlarla gerçekleştirilen canlı bomba saldırılarıyla çok sayıda sivil vatandaş, kamu görevlisi ve güvenlik güçlerinin ölüm ve yaralanmasına sebebiyet verdikleri, bu süreçte yöre halkının oturduğu evleri terk etmelerini cebren engelleyerek canlı kalkan yaptıkları, yerleşim alanlarının teröristlerden ve patlayıcılardan temizlenmesi için sürdürülen operasyonların haftalarca sürdüğü, çok sayıda özel konut ve işyeri, okul, hastane gibi kamu konutları ve şehrin alt ... tesislerinin ağır hasar görerek kullanılamaz duruma geldiği, bölge halkının büyük bir çoğunluğunun terör örgütünün yasalara ve devlet otoritesine itaatsizlik çağrısına itibar etmemesiyle, silahlı çatışmaya giren birçok örgüt mensubunun etkisiz hale getirilerek, yerleşim alanlarının, örgütün işgalinden ve patlayıcılardan temizlenerek, kamu düzeninin sağlandığı bilinen bir gerçektir. Sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayları gerçekleştirdiği, bu kapsamda dosya kapsamında yer alan sanığın soruşturma aşamasında savcılık ve sulh ceza hakimliğinde alınan beyanları ile tanıklar ....'nin soruşturma aşaması beyanları ve 08.03.2019 tarihli araştırma tutanağında yer alan bilgiler birlikte değerlendirildiğinde; ... ve ... mahallelerinde hendek kazdığı, kaleşnikof marka silahla nöbet tuttuğu, ... mahallesine mayın döşeme faaliyetlerine katıldığı sabit olan sanığın sübutu kabul olunan, silahlı terör örgütünün stratejisi doğrultusunda güvenlik güçlerinin ve halkın giriş çıkışını engellemek amacıyla hendek ve barikat kazma, bu hendek barikatlarda silahlı nöbet tutma ve yollara mayın döşeme şeklinde tezahür eden eylemlerinin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre, amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma suçunun sabit olduğu anlaşılmıştır. Yine tanık S. B.'nin beyanları ve 08.03.2019 tarihli araştırma tutanağıyla sabit olduğu üzere ... Mahallesine mayın döşeme eylemine katılan sanık hakkında tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçundan mahkumiyet hükmü kurulmasında isabetsizlik görülmemiştir. Her ne kadar sanık ... ile tanıklar .... kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında hazırlık beyanlarından dönmüşlerse de, gerek sanık gerekse de tanıkların soruşturma aşamasında kollukta müdafisiz olarak alınan beyanlarını savcılık ve sulh ceza aşamasında müdafi huzurunda tekrarladıkları, kolluk beyanlarını inkar etmedikleri görülmekle, CMK'nın 148 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince soruşturma aşamasında alınan beyanların hukuka uygun olduğu değerlendirilmiş, bu beyanların hükme esas alınmasında hukuka aykırılık görülmemiştir. 5271 sayılı CMK'nın 148 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince "müdafi bulunmaksızın kollukça alınan ifadenin, hakim veya mahkeme önünde doğrulanmadıkça hükme esas alınmayacağına" ilişkin emredici hüküm gözetilerek; kollukta şüpheli sıfatıyla müdafisiz olarak sanık aleyhine verdikleri beyanları hükme esas alınan .... Y.'nin daha sonra beyanlarından döndükleri, bu beyanlarını savcılık ya da sulh ceza aşamasında da doğruladıklarının tespit edilemediği görülmekle, söz konusu beyanların hükme esas alınamayacağı açık ise de diğer delillere göre atılı suçların kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede; Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayı gerçekleştirdiği, sübutu kabul olunan eyleminin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ve ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezanın bireyselleştirilmesi usule uygun takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş olduğundan; sanık ve müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdükleri temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B.Sanık Hakkında Kişiyi Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Öldürmeye Teşebbüs ve Cebir, Tehdit Veya Hile Kullanarak Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Oluşa ve dosya kapsamına göre; anılan bölgede hendek-barikat kazıp burada silahla nöbet tutan ancak somut olarak hangi kişi ya da kişileri hürriyetinden yoksun kıldığı ispatlanamayan ve bizzat silahlı çatışmaya katıldığı her türlü şüpheden uzak kesin şekilde kanıtlanamayan sanığın, ... Mahallesi üzerinde mayın döşeme faaliyetlerine katıldığı sabit olmakla birlikte 08.03.2019 tarihli araştırma tutanağına göre söz konusu mayın ve el yapımı patlayıcıların kolluk kuvvetleri tarafından imha edildiğinin belirtildiği, sanığın döşediği mayınların ölüm veya yaralanma sonucunu meydana getirdiğinin her türlü şüpheden uzak kesin şekilde ortaya konulamadığı anlaşılmakla sanığın müsnet suçlardan beraatine karar verilmesi gerekirken yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde ayrı ayrı mahkumiyetine hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A.Sanık Hakkında Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğü Bozma ve Tehlikeli Maddeleri İzinsiz Olarak Bulundurma veya El Değiştirme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenlerle ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.06.2019 tarihli ve 2019/27 Esas, 2019/194 sayılı kararında sanık ve müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, B.Sanık Hakkında Kişiyi Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Öldürmeye Teşebbüs Suçu Ve Cebir, Tehdit Veya Hile Kullanarak Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde B bendinde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.06.2019 tarihli ve 2019/27 Esas, 2019/194 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise bilgi için ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.09.2023 tarihinde karar verildi.