1. Hukuk Dairesi 2012/3781 E. , 2012/6794 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ISPARTA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/12/2011 Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olup,
**1. Hukuk Dairesi 2012/3781 E. , 2012/6794 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ISPARTA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/12/2011 Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olup, mahkemece,hükmüne uyulan bozma kararında belirtildiği şekilde araştırma yapılmak suretiyle sonradan kısıtlanan davacının temlik tarihinde ehliyetsiz olduğu, ancak ikinci el durumundaki davalı M.ile S.'in ise taşınmazı edinmelerinde iyiniyetli bulundukları ve Türk Medeni Kanununun 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanacakları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, taşınmazların K. Köyü idari sınırları içerisinde olduğu, gerek kısıtlı R.ın gerekse ikinci el durumunda bulunan davalılardan Mehmet'in aynı köyde ikamet ettikleri; buna göre, gerek nüfus yoğunluğu ve gerekse sosyal bakımdan köy gibi dar bir muhitte yaşayan kişilerin birbirlerini yakından tanımaları mümkün olup, hele hele aynı köy içerisinde yaşanıldığı halde bir kimsenin hukuki ehliyeti haiz olmadığını bilmemek olanaksızdır. Öyle ise, davalılardan M.K.'un R.'ın hukuki ehliyetsizliğini Türk Medeni Kanununun 1024. maddesi hükmü uyarınca bilen ve bilmesi gerekli konumda bulunan kişi olduğu kabul edilmelidir. Diğer taraftan, ikinci el konumunda bulunan diğer davalı S.'in 13.12.2011 tarihli oturumdaki kocasının PVC işi yaptığı ve köy içinde bulunan çekişmeye konu ev niteliğindeki taşınmazın PVC işinde çalıştığı, yönündeki beyanı; öte yandan, anılan işin gerçeklemesi bakımından davacının torunu olan ve davalılara taşınmazları temlik eden F.'in aracı olduğu, kaldı ki, taşınmazlar satıldığı halde davalıların taşınmazları kullanmadıkları gibi ev niteliğinde olan taşınmazı kısıtlı davacının oturmak suretiyle kullanmaya devam ettiği hususları dosya kapsamı ile bir kül halinde değerlendirildiğinde, her iki davalının da kayıt maliki R.'ın hukuki ehliyetten yoksun bulunduğunu bildiklerinin; bir başka ifadeyle, davalıların Türk Medeni Kanununun 1024. maddesi hükmü gereğince R.'ın hukuki ehliyeti haiz olmadığını bilen ve bilmesi gerekli konumda bulunduklarının kabulünü gerektirir. Hal böyle olunca, mahkemece delillerin yanılgılı biçimde değerlendirilmesi sonucunda davanın reddedilmiş olması doğru değildir. Davacının temyiz itirazları açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 7.6.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.