Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Sürücülüğünü ---------------------- araç ile sürücülüğünü, ------------------------vefat etmiştir, kaza nedeniyle ceza davası açılmadığını, ---------------düzenlenen ----------- kazası tespit tutanağına göre müteveffa sürücü ------------- “önlerinde giden araçları ------------- izlememek---------- kuralını ihlal etmiş olduğu” belirtildiğini,-------- yevmiye numaralı -------- anlaşılacağı üzere, müvekkillerinin; eş ------------- ----------------------çocuk
DAVACI : ... - (TC Kimlik No: ...)VEKİLLERİ : Av. ... & Av. ... - ... İSTİNAF EDEN DAVALILAR : 1- ... Holding Anonim Şirketi 2- ... - (T.C. Kimlik No: ...)VEKİLİ : Av. ... - ... DAVA : Şirket Ortağı Olunmadığının Tespiti ve AlacakİSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ : 16/07/2020YAZIM TARİHİ : 14/08/2020Davacı tarafından davalılar aleyhine Konya Asliye ... TİCARET Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan şirket ortağı olunmadığının tespiti ve alacak davasında ... tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine dava dosyasının dairemize geldiği anlaşılmakla üye hakimin görüşleri alındıktan sonra, dosya incelendiğinde;DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yurt dışında zor koşullarda biriktirdiği kazancının hem ülkesinde değerlendirilmesi hemde istediği zaman geri alabileceği karlı bir yatırıma dönüştürmek için davalılara bir takıp belgeler karşılığında ödemeler yaptığını, davalıların müvekkilinin paralarını ödemediğini, ödenmeyen alacağın SPK kayıtlarında mevcut olduğunu, şirket tarafından paranın istendiği an geri alınabileceği ve yüksek oranda kar verileceği taahhüdünde bulunulduğunu, davalıların dolandırmak kastıyla açıkça kanunlara aykırı hareket etmiş olduğunu, hukuken ortaklığın kabulünün olanaksız olduğunu, davalıların hukuka aykırı faaliyetlerinden dolayı yargılanmış olduğunu, davalı şirket yöneticilerinin hukuken zarardan sorumlu olduğunu, açıklanan nedenlerle davacı taraf ile davalı taraf arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine ve ayrıca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik davalı tarafa verilen para nedeniyle aynen ödenmesi kayıt ve şartıyla 2.000 Euro'nun ödeme tarihinden (paranın davalı tarafa verildiği tarihten) itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 27/02/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile talep miktarını 57.135,00 Euro artırarak 59.135,00 Euro'ya çıkarmıştır. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davaya dayanak yaptığı belge ve davacının beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacının davalı şirkete karşı dava açma ehliyetinin bulunmadığını, dava dışı ... Holding SA ile davalı şirketin farklı tüzel kişiliklere haiz şirketler olduğunu, varsayıma dayalı olan davacının iddiasının hukuki mesnetten yoksun olduğunu, bu nedenlerle davanın öncelikle husumetten reddini talep ettiklerini, dava dilekçesine ekli olarak sunulan belgeleri kabul etmediklerini, davalı yönünden belgelerin bağlayıcı olmadığını, TTK'nın 329 ve 405. maddeleri gereğince şirket ortaklarının hisse bedellerini şirketten geri istemesinin ve şirketin kendi paylarını geri almasının mümkün olmadığını, davacı tarafın müvekkili şirkete veya şirketlere her an geri alabileceği garantisi ile para verdiğine ilişkin iddianın gerçek olmadığını, müvekkili şirket veya şirketlerin davacı taraftan para almadığını, müvekkili şirketin bankacılık mevzuatına dayanarak herhangi bir mevduat toplamadığı gibi bunun da mümkün olmadığını, aynı şekilde müvekkilinin SPK, TTK ve BK hükümlerini de ihlal etmediğini, husumet yöneltilemeyeceğini, hakdüşürücü süre ve zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, davacının Türkiye’de mutad meskeni olmadığını, teminat yatırılması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.