1. Hukuk Dairesi 2010/11955 E. , 2010/12421 K. "" MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/03/2009 Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara 12. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 12.3.2009 gün ve 2003/341 esas 2009/69 sayılı hükmün onanmasına ilişkin olan 28.6.2010 gün ve 6993-7544 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde dahili davalılar vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi,…
**1. Hukuk Dairesi 2010/11955 E. , 2010/12421 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/03/2009 Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara 12. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 12.3.2009 gün ve 2003/341 esas 2009/69 sayılı hükmün onanmasına ilişkin olan 28.6.2010 gün ve 6993-7544 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde dahili davalılar vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü; kayden maliki olduğu 2092 ada 8 parsel sayılı taşınmazına davalılar S.. A.., S.. K.., S.. D.. ve M. S. tarafından haklı ve geçerli bir nedenleri olmaksızın yapılanmak suretiyle elattıklarını bildirerek el atmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteğiyle eldeki davayı açmış ve davalılardan M. S..’ya yapılan tebligatın ölü olduğundan bahisle bila tebliğ dönmesi üzerine M.. S.. S..’nun mirasçıları olduğu belirtilerek aynı mahkemede 2003/726 esas sayı ile F.., A.. ve N.. S.. ile N.. B.. aleyhine dava açtıktan sonra mahkemece anılan dava dosyası eldeki dava ile birleştirilmiş ve neticede asıl davada M.. S.. aleyhine açılan davanın, ölü kişi aleyhine dava açılamayacağı gerekçesiyle, reddedildiği, birleşen davanın davalıları olan M. S. S.. mirasçıları ile diğer davalılar aleyhindeki davanın ise kabulüne karar verildiği görülmüştür. Gerçekten de asıl dava ile kendisine husumet yöneltilen M.. S.. (tashihen S..)’ın dava açıldığı tarihte ölü olduğu ve 04.05.1978 tarih 4/5 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, ölü kişi aleyhine dava açılamayacağı, ıslah yoluyla dahi olsa taraf değiştirilemeyeceği kuralı gözetilerek, dava şartı olmaması sebebiyle bu davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmiş olması doğrudur. Ancak, davacı İdare tarafından 2003/726 sayı ile açılan dava dosyasında husumet kendisine tevcih edilen F.., A., N..S..ve N..B..’nın, murislerinin M.. S..olmayıp M.. S..S.. olduğu ve adı geçen bu şahsında 30.04.1987 tarihinde öldüğü ve fakat mirasçısı olarak gösterilip kendisine karşı dava açılan F. S..’nun, M.. S. S..’nun eski eşi olduğu, 08.04.1963 tarihinde adı geçenlerin boşandıklarının belirlenmesi karşısında F.. S..’nun, M.. S.. S..irasçısı olarak kendisine husumet yöneltilmesinin doğru olmadığı açıktır. Kaldı ki asıl dava ile kendisine husumet yöneltilen M..S.. ile M.. S.S..’nun aynı kişi olmadıkları savunma yoluyla ileri sürülmüş olmasına karşın, ileri sürülen bu husus üzerinde durulmadan ve her iki M.’in aynı kişi olup olmadığı açıklığa kavuşturulmadan sonuca gidilmesinin de isabetli olduğu söylenemez.