TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR AYTEN SAKA VE NURTEN SAKA BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2018/38147) Karar Tarihi: 20/10/2021 R.G. Tarih ve Say ı: 20/12/2021-31695 Başvuru Numaras ı: 2018/38147 Karar Tarihi : 20/10/2021 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Muammer TOPAL Recai AKYELSelahaddin MENTE Ş İrfan FİDAN Raportör : Ayhan KILIÇ Başvurucular : 1. Ayten SAKA 2. Nurten SAKA I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru; mahfuz miras pay ının sağlar aras ı i
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR AYTEN SAKA VE NURTEN SAKA BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2018/38147) Karar Tarihi: 20/10/2021 R.G. Tarih ve Say ı: 20/12/2021-31695 Başvuru Numaras ı: 2018/38147 Karar Tarihi : 20/10/2021 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Muammer TOPAL Recai AKYELSelahaddin MENTE Ş İrfan FİDAN Raportör : Ayhan KILIÇ Başvurucular : 1. Ayten SAKA 2. Nurten SAKA I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru; mahfuz miras pay ının sağlar aras ı işlemlerle di ğer mirasç ılara aktar ıldığı gerekçesiyle aç ılan tenkis davas ının makul sürede sonuçland ırılmamas ı nedeniyle makul sürede yarg ılanma hakk ının, yarg ılama sonucunda hükmedilen tazminat ın güncel değeri karşılamamas ı nedeniyle mülkiyet hakk ının ihlal edildi ği iddialar ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Baş vurular 24/12/2018 ve 2/1/2019 tarihlerinde yap ılm ıştır. 3. Başvurular, ba şvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinde n sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurular ın kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurular ın kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. 2018/38147 numaral ı başvuruda ba şvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Ayn ı mahiyette olan 2019/1237 numaral ı başvuruda Bakanl ıktan ayr ıca görüş istenmesine gerek görülmemi ştir. 7. 2019/1237 numaral ı bireysel ba şvuru dosyas ı konu yönünden hukuki irtibat nedeniyle 2018/38147 numaral ı bireysel ba şvuru dosyas ı ile birle ştirilmiş, 2019/1237 Başvuru Numaras ı: 2018/38147 Karar Tarihi : 20/10/2021 3numaral ı bireysel ba şvuru dosyas ı kapat ılm ış, inceleme 2018/38147 numaral ı bireysel başvuru dosyas ı üzerinden yürütülmü ştür. III. OLAY VE OLGULAR 8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: 9. Başvurucular Ayten Saka ve Nurten Saka s ıras ıyla 1944 ve 1947 do ğumlu olup İstanbul'da ikamet etmektedir. Ba şvurucular 27/2/1988 tarihinde ölen R.D.nin k ız çocuklar ıdır. 10. Başvurucular ve di ğer iki k ız kardeşleri R.K. ve E.Y. 8/2/1989 tarihinde İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) erkek karde şleri A.R.D. ve M.D. ile k ız kardeşleri R.Ş. aleyhine tasarrufun iptali ve tenkis davas ı açm ıştır. Dava dilekçesinde, babalar ının sağlığında bedelini ödeyerek sekiz ta şınmaz ı erkek karde şleri ad ına sat ın ald ığını belirtmişlerdir. Dilekçede, k ız kardeşleri R.Ş.ye verilen ta şınmaz ın ise R.Ş. taraf ından ivazs ız olarak iki erkek karde şe devredildi ğini ifade etmi şlerdir. Davac ı kız kardeşler netice olarak muvazaal ı olduğunu belirttikleri temliklerin miras paylar ına isabet eden k ısm ının iptal edilmesini, bunun mümkün olmamas ı hâlinde ise tenkisini talep etmi ştir. İhtilaf konus u taşınmazlar ve davac ılar ın bu taşınmazlarla ilgili iddialar ı dosyadan tespit edilebildi ği kadar ıyla şöyledir: - İstanbul'un Eminönü semtinde kâin 318 parsel numaral ı ve üzerinde bir adet dükkân bulunan ta şınmaz, babalar ı taraf ından 28/2/1966 tarihinde sat ın al ınarak daval ılar ad ına tescil ettirilmi ş; diğer k ız kardeş R.Ş.ye ait hisse 10/2/1983 tarihinde ivazs ız olarak erkek karde şlere intikal ettirilmi ştir (Tapu kayd ına göre R. Ş.nin 1/3 hissesi 900.000 TL bedelle iki erkek karde şe sat ılm ıştır.). - İstanbul'un Eminönü semtinde kâin 9 parsel numaral ı ve üzerinde bir adet dükkân bulunan ta şınmaz babalar ı taraf ından 18/3/1982 tarihinde 5.000.000 TL bedelle sat ın al ınarak iki erkek karde ş ad ına tescil ettirilmi ştir. - İstanbul'un Be şiktaş ilçesi Ortaköy semtinde kâin 21 parsel numaral ı ve köşk vasf ındaki taşınmaz, babalar ı taraf ından 7/4/1969 tarihinde 400.000 TL bedelle sat ın alınarak her birine 1/4 oran ında hisse erkek karde şleri ad ına tescil ettirilmi ştir. - İstanbul'un Be şiktaş ilçesi Ortaköy semtinde kâin 44 parsel numaral ı taşınmaz, babalar ı taraf ından 12/6/1981 tarihinde 1.000.000 TL bedelle sat ın al ınarak iki erkek kardeş ad ına tescil ettirilmi ş; daha sonra bu ta şınmaz üzerindeki yap ı yıkılarak apartman in şa edilmiş ve inşaat masraflar ı babalar ı taraf ından karşılanm ıştır. - İstanbul'un Bak ırköy ilçesi At ışaalan ı mevkiinde kâin 142 parsel numaral ı taşınmaz, babalar ı taraf ından gönderilen parayla iki erkek karde ş taraf ından 9/9/1977 tarihinde 220.000 TL bedelle sat ın al ınm ıştır. - İstanbul'un Bak ırköy ilçesi Mahmutbey mevkiinde kâin 168 parsel numaral ı taşınmaz, babalar ı taraf ından 11/7/1977 tarihinde 390.000 TL bedelle sat ın al ınarak üç daval ı ad ına tescil ettirilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2018/38147 Karar Tarihi : 20/10/2021 4- İstanbul'un Kartal ilçesinde kâin 739 parsel numaral ı taşınmaz, babalar ı taraf ından 1/2/1979 tarihinde 300.000 TL bedelle sat ın al ınarak üç daval ı ad ına tescil ettirilmi ştir. - İstanbul'un Gaziosmanpa şa ilçesi Sultançiftli ği mevkiinde kâin 348 parsel numaral ı taşınmaz 11/6/1976 tarihinde M.D. taraf ından 60.000 TL bedelle sat ın alınm ış ise de sat ış bedeli babalar ı taraf ından ödenmi ştir. 11. Daval ı erkek karde şler Mahkemeye sunduklar ı cevap dilekçesinde bu taşınmazlar ın kendileri taraf ından ve kendi imkânlar ıyla sat ın al ındığını öne sürmü ştür. 12. Daval ı k ız kardeş R.Ş. ise Mahkemeye sundu ğu cevap dilekçesinde, taşınmazlar ın babalar ı taraf ından sat ın al ınarak iki erkek karde ş ve (baz ılar ının) kendisi ad ına tescil edildi ğini belirtmi ş; babalar ının k ız evlatlar ını bir yük olarak gördü ğünü, kendisine diğer k ız kardeşlerinden farkl ı muamele etmesinin sebebinin aile bask ısıyla yapt ığı evliliğinin iyi gitmemesinden duydu ğu vicdani rahats ızlık olduğunu ifade etmi ştir. 13. Mahkemenin dinledi ği davac ı tan ıklar ı, murisin k ız çocuklar ına miras kalmamas ı için mal varl ığını erkek çocuklar ı üzerine geçirece ği yolunda beyanlarda bulunduğunu belirtmi ştir. Daval ılar ın tan ıklar ı ise genel olarak davac ılar ın hak iddia etti ği taşınmazlar ın erkek çocuklar taraf ından kendi imkânlar ıyla sat ın al ındığını beyan etmi ştir. 14. Mahkeme 6/12/2005 tarihli karar ıyla tapular ın iptali istemini reddetmi ş, davay ı bir tenkis talebi olarak kabul edip R. Ş. hakk ındaki davay ı reddetmi ş, diğer daval ılar A.R.D. ve M.D. taraf ından her bir davac ıya ayr ı ayr ı 212.256.159.773 TL ödenmesine hükmetmi ş, ayr ıca bu tutara dava tarihinden itibaren yasal faiz i şletilmesine karar vermi ştir. Karar ın gerekçesinde özetle şunlar ifade edilmi ştir: i. Dava terditli olarak aç ılm ış ise de olayda ta şınmazlar ın tamam ı daval ılar taraf ından sat ın al ınm ış olduğundan muris muvazaas ı söz konusu de ğildir. Taşınmazlar ın bedelinin muris taraf ından kar şılanmas ı muvazaa olarak kabu l edilemez. ii. Değerleri yüksek olan ta şınmazlar ın sat ın al ındığı dönemde erke k kardeşlerin yaşlar ının küçük oldu ğu gözetildi ğinde bunlar ın erkek çocuklar ın kendi imkânlar ıyla sat ın al ındığının kabulü hayat ın olağan ak ışına uygun de ğildir. Bu sebeple davac ı tan ıklar ının beyanlar ı ile daval ılardan R.Ş.nin beyan ı samimi nitelikte bulunmuştur. Sonuç olarak murisin paras ını ödediği taşınmazlar ı kız çocuklar ından mal kaç ırmak gayesiyle erkek çocuklar ı ad ına tescil ettirdi ği kanaatine var ılm ıştır. iii. Daval ılar 27/5/2004 tarihli duru şmada seçimlik haklar ını kullanm ış ve taşınmazlar ı devretmeyi de ğil bedelini ödemeyi tercih ettiklerini beyan etmi ştir. Bilirkişiler taraf ından düzenlenen 17/8/2005 tarihli ek rapora göre iki davac ının her bir daval ıya ödemek zorunda oldu ğu tenkis bedeli 212.256.159.773 TL olarak hesaplanm ıştır. Dava bu tutar üzerinden kabul edilmi ştir. 15. Mahkeme karar ı Yarg ıtay 2. Hukuk Dairesinin 19/12/2006 tarihli karar ıyla bozulmuştur. Karar ın gerekçesinde, murisin daval ılara temlik etti ği herhangi bir ta şınmaz bulunmad ığından ve daval ılar taraf ından sat ın al ınan taşınmazlar ın bedelinin muris taraf ından Başvuru Numaras ı: 2018/38147 Karar Tarihi : 20/10/2021 5ödenmesi söz konusu oldu ğundan tenkis hesab ının bedele hasren yap ılmas ı gerektiği ifade edilmiştir. Kararda, daval ılarca sat ın al ınan taşınmazlar için muris taraf ından ödenen tutar ın sat ın alma gücündeki de ğişikliklerin tenkis edilecek tutar ın belirlenmesinde hesaba kat ılmas ı gerektiği belirtilmi ştir. Kararda ayr ıca bir taşınmaza ili şkin tenkis yöntemi ele ştirilmiş ve bu yöntemin usulüne uygun bulunmad ığı vurgulanm ıştır. Karar düzeltme istemi ayn ı Dairenin 21/3/2007 tarihli karar ıyla reddedilmi ştir. 16. Mahkeme bozma karar ına uyarak bilirki şi incelemesi yapt ırm ıştır. Muhasebe ve bankac ılık sektöründe uzman üç ö ğretim üyesinden müte şekkil bilirki şi heyetince haz ırlanan 20/5/2010 tarihli raporda sekiz ta şınmaz için ödenen tutarlar 27/2/1988 tarihinde ula ştığı değer denkle ştirici adalet kural ına göre toplam 5.650,78 TL (yeni Türk liras ı) olarak hesaplanm ıştır. Murisin ta şınmazlar için ödedi ği tutar ın ölüm tarihindeki de ğeri; üretici fiyat endeksi verileri, döviz kurlar ındaki değişim oranlar ı, cumhuriyet alt ını fiyatlar ındaki değişim oran ı ile üç ayl ık vadeli mevduat faiz oranlar ına göre yap ılan hesaplaman ın ortalamas ı alınarak belirlenmi ştir. 17. Hukukçu bilirki şi E.G. taraf ından haz ırlanan 16/2/2012 tarihli raporda murisin yukar ıda belirtilen sekiz ta şınmaz için ödedi ği 5.650,78 TL de dikkate al ınarak terekeni n ölüm tarihindeki net tutar ı 11.023,85 TL olarak hesaplanm ış ve bu suretle her bir davac ının sakl ı miras pay ına el at ılan tutar 413,51 TL şeklinde tespit edilmi ştir. Hukukçu bilirki şi raporunda, Yarg ıtay ın 11/11/1994 tarihli ve E.1994/4, K.1994/4 say ılı içtihad ı birleştirme karar ına göre seçimlik hakk ın ancak sabit tenkis oran ının bölünemeyece ğinin anlaşılmas ından sonra daval ıya kulland ırılabileceği belirtilmi ş; daval ılardan seçimlik haklar ını ne yönde kullanacaklar ının yeniden sorulmas ı, daval ılar ın tercihine göre murisin ödediği tutar ın seçimlik hakk ın kullan ıldığı tarihte ula ştığı değerin tespiti için muhasebeci bilirkişilerden ek rapor al ınmas ı önerilmiştir. 18. Muhasebeci bilirki şi heyetince Mahkemeye sunulan 7/2/2014 tarihli ek rapord a murisin daval ılara aktard ığı tutar ın 7/2/2014 tarihi itibar ıyla ulaştığı değer 74.829,73 TL olarak hesaplanm ıştır. 19. Mahkeme 29/9/2014 tarihli karar ıyla davay ı kabul etmi ş ve hukukçu bilirki şi taraf ından haz ırlanan 16/2/2012 tarihli raporda belirlenen 413,51 TL'nin dava tarihinden itibaren i şletilecek yasal faiziyle birlikte davac ılara ayr ı ayr ı ödenmesine karar vermi ştir. Karar ın gerekçesinde özetle şunlar ifade edilmi ştir: i. Murisin ölüm tarihinde yürürlükte bulunan 17/2/1926 tarihli ve 743 say ılı mülga Türk Kanunu Medenisi uyar ınca tenkis davas ı, miras b ırakan ın mahfuz paylar ı zedeleyen ölüme ba ğlı veya sa ğlar aras ı kazand ırmalar ının yasal s ınıra çekilmesini amaçlayan, öncesine etkili yenilik do ğurucu davalardand ır. Tenkis davas ının dinlenebilmesi için öncelikli ko şul miras b ırakan ın ölüme ba ğlı vey a sağlar aras ı bir kazand ırma işlemi ile mahfuz pay sahiplerinin haklar ını zedelemi ş olmas ıdır. Miras b ırakan ın mahfuz pay kurallar ını etkisiz k ılmak amac ıyla yapt ığı açık olan sağlar aras ı kazand ırmalar da ölüme ba ğlı tasarruflar gibi tenkise tabidir. ii. Muris 1988 tarihinde ölmü ştür. Muris ihtilaf konusu ta şınmazlar ı daval ılara devretmemi ş, bu taşınmazlar ın al ış bedelini ödemi ştir. Murisin ta şınmazlar ın bedellerini davac ılar ın sakl ı paylar ını ihlal kast ıyla daval ılara verdi ği sabittir. Bozma karar ında belirtildi ği üzere yap ılan kazand ırma taşınmazlar ın ayn ı değil taşınmazlar ın al ımında ödenen bedeldir. Buna göre murisin dava konus u Başvuru Numaras ı: 2018/38147 Karar Tarihi : 20/10/2021 6taşınmazlar ın al ımında ödedi ği bedelin miras ın aç ıldığı tarihte ula ştığı değerin belirlenmesi gerekir. iii. Murisin daval ılara aktard ığı tutar ın ölüm tarihinde ula ştığı değer bilirkişi heyetince 5.636,25 TL olarak hesaplanm ıştır. Hukukçu bilirki şi taraf ından her bir davac ının tecavüz edilen mahfuz pay ının karşılığı 413,51 TL olarak tespit edilmi ştir. iv. Hukukçu bilirki şi raporundaki seçimlik hakk ın kulland ırılmas ıyla ilgili görüşlere itibar edilmemi ştir. Bozma karar ında belirtildi ği üzere tenkis hesab ının bedele hasren yap ılmas ı gerekir. Bedele hasren tenkis hesab ında önemli olan husus miras b ırakan taraf ından ödenmi ş olan bedelin denkle ştirici adalet kurallar ı uyar ınca ölüm tarihinde ula ştığı değerin bulunmas ıdır. Tasarrufa konu temlikin para oldu ğu hâllerde 743 say ılı mülga Kanun'un 506. maddesinde belirtilen tercih hakk ı kulland ırılmaz. v. Tenkisten do ğan as ıl alacak ödenmemi şse faiz ancak ileri sürüldü ğü tarihte n geriye dönük bir y ıl için istenebilir. Ne var ki talebe ba ğlılık ilkesi gere ği dava tarihinden itibaren faiz i şletilmesi uygun görülmü ştür. 20. Başvurucular bu karara kar şı temyiz yoluna ba şvurmuştur. Temyiz dilekçelerinde, ta şınmazlar ın resmî sat ış sözleşmesindeki de ğil gerçek de ğerlerinin belirlenerek tenkis hesab ının yap ılmas ı gerektiği ileri sürülmü ştür. Başvurucular, Yarg ıtay ın baz ı kararlar ına at ıfta bulunarak bedeli muris taraf ından ödenen ta şınmaz ın başkalar ı ad ına tescil edilmesinin gizli ba ğışlama niteli ğinde oldu ğunu, tan ık beyanlar ının taşınmazlar ın gerçek al ıcısının babalar ı olduğunu ortaya koydu ğunu belirtmi ştir. Başvurucular netice itibar ıyla taşınmazlar ın tapu paylar ının iptal edilerek lehlerine tescil edilmesi gerekti ğini iddia etmi ştir. 21. Yarg ıtay 1. Hukuk Dairesi (Daire) 1/3/2018 tarihli karar ıyla mahkeme karar ını bozmuştur. Karar ın gerekçesinde, Mahkemece bozma karar ına uyulmas ına rağmen karar ın gereği tam olarak yerine getirilmedi ği gibi bozma karar ında işaret edilen hususlarda al ınan 16/2/2012 tarihli bilirki şi raporunda belirtilen eksiklikler giderilmeksizin neticeye gidildi ği belirtilmiştir. Kararda, hükme esas al ınan söz konusu bilirki şi raporunda her davac ının mahfuz pay ına yap ılan tecavüz tutar ı 413,51 TL olarak belirlendikten sonra sabit tenkis oran ının tespit edildi ği ve daha sonra 11/11/1994 tarihli içtihad ı birleştirme karar ı uyar ınca Mahkemenin sabit tenkis oran ına göre daval ılara kazand ırılan mallar ın bölünüp bölünemedi ğini araştırmas ı, sonucuna göre seçimlik hakk ı kulland ırmas ı gerektiği önerilmesine ra ğmen bu hususlarda ara ştırma yap ılmad ığı eleştirisi getirilmi ştir. Daire 11/11/1994 tarihli içtihad ı birleştirme karar ı uyar ınca araştırma yap ılarak has ıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekti ğini vurgulam ıştır. 22. Ancak Daire karar düzeltme a şamas ında verdi ği 25/10/2018 tarihli karar ıyla bozma karar ını kald ırm ış ve başvurucular ın temyiz istemini reddetmi ştir. Karar ın gerekçesinde, murisin daval ılara temlik etti ği herhangi bir ta şınmaz ın bulunmad ığı vurgulanm ış; bu sebeple tenkis hesab ının bedele hasren yap ılmas ı gerektiği ifade edilmi ştir. Daire bu durumda Mahkemece yap ılacak işin murisin ta şınmazlar al ınırken verdi ği bedelin miras ın aç ıldığı tarihte ula ştığı değerinin hesaplanmas ından ve belirlenen de ğerin tenkisine hükmedilmesinden ibaret oldu ğunu belirtmi ştir. Daireye göre 743 say ılı mülga Kanun'un 506. maddesinde yer alan tercih hakk ı, k ıymetine noksan gelmeksizin taksimi kabil olmayan bir Başvuru Numaras ı: 2018/38147 Karar Tarihi : 20/10/2021 7mal ın temlik edilmesi ve bu mal ın tenkise tabi tutulmas ı hâlinde söz konusu olacakt ır. Daire netice itibar ıyla mahkeme karar ında isabetsizlik bulunmad ığına karar vermi ştir. 23. Nihai karar ba şvurucu Ayten Saka'ya 30/11/2018 tarihinde, Nurten Saka'ya ise 21/12/2018 tarihinde tebli ğ edilmiştir. 24. Ayten Saka 24/12/2018 tarihinde, Nurten Saka ise 2/1/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmu ştur. IV.İLGİLİ HUKUK A. Ulusal Hukuk 1.İlgili Mevzuat 25. 743 say ılı mülga Kanun'un 439. maddesinin birinci ve ikinci f ıkralar ı şöyledir: "Birinci derecede mirasç ılar, müteveffan ın füruudur. Çocuklar, müsavat üzere mirasç ıdır." 26. 743 say ılı mülga Kanun'un 452. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: "Füruu, baba ve anas ı, erkek ve k ız kardeşi yahut kar ısı veya kocas ı sağ iken vefat ede n murisin ölüme ba ğlı tasarruflar ı, bu kimselerin mahfuz hisseleri miktar ından fazla olan mallar ında muteberdir." 27. 743 say ılı mülga Kanun'un 453. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: "Mahfuz hisse a şağıdaki miktarlardan ibarettir. 1. Füru için kanuni miras hakk ının dörtte üçü, 2. Ana ve babadan her biri için kanuni miras hakk ının yar ısı, 3. Kardeşlerden herbiri için kanuni miras hakk ının dörtte biri, 4. Sağ kalan eş için, füruu ile birlikte mirasç ı olmas ı halinde kanuni miras hakk ının tümü, diğer hallerde kanuni miras hakk ının yar ısı." 28. 743 say ılı mülga Kanun'un 499. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "Aşağıdaki hallerde, ölüme ba ğlı tasarruflar iptal olunabilir: ... 3 - Gerek do ğrudan do ğruya, gerek muhtevi oldu ğu şartlar itibariyle kanuna muhali f veya ahlaka mugayir olmas ı. ..." 29. 743 say ılı mülga Kanun'un 502. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2018/38147 Karar Tarihi : 20/10/2021 8"Mahfuz hisselerinin bali ğ olduğu miktar ı alam ıyan mirasç ılar, tasarruf nisab ını tecavüz eden teberruun tenkisini dava edebilirler." 30. 743 say ılı mülga Kanun'un 506. maddesi şöyledir: "K ıymetine noksan gelmeksizin taksimi kabil olmayan muayyen bir mal vasiyet edilip te işbu vasiyet tenkise tabi olursa; lehine vasiyet yap ılan kimse, dilerse tasarruf nisab ı miktar ını nakden al ır dilerse tenkisi laz ımgelen miktar ın k ıymetini verip o mal ı talep eder." 31. 743 say ılı mülga Kanun'un 507. maddesi şöyledir: "Aşağıdaki tasarruflar, ölüme ba ğlı teberrular gibi tenkise tabidir. 1 - İadeye tabi olmamak üzere miras hissesine mahsuben cihaz, teessüs masraf ı yahut mal terki şeklinde vaki ölüme ba ğlı olmayan teberrular. 2 - Miras haklar ının berveçhi pe şin tasfiyesi maksadiyle yap ılan teberrular. 3 - bağışlamayan ın, kay ıtsız ve şarts ız rücua hakk ı olan bağışlamalar ile adet üzere verilen hediyeler müstesna olarak, vefat ından evvelki bir sene içinde yap ılmış bağışlamalar. 4 - Mahfuz hisse kaidelerini bertaraf etmek kasdiyle yap ıldığı aşikar olan temlikler." 32. 743 say ılı mülga Kanun'un 517. maddesi şöyledir: "Miras, ölüm ile aç ılır. Murisin ölümüne ba ğlı olmayan teberru ve taksimleri, mirasa alakalar ı noktas ından miras ın aç ıldığı gündeki haline göre takdir edilir." 33. 743 say ılı mülga Kanun'un 539. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: "Miras aç ılınca, mirasç ılar onun tamam ına sahip olurlar. Kanunda aç ıkça yaz ılı haller müstesna olmak üzere, mütevaffan ın alacaklar ı ve bilcümle haklar ı ve zilyed bulundu ğu mallar ı, mirasç ılar ına intikal eder ve bu mirasç ılar müteveffan ın borçlar ından şahsan mesul olurlar." 2. Yarg ıtay Kararlar ı 34. Yarg ıtay Büyük Genel Kurulunun 1/4/1974 tarihli ve E.1974/1, K.1974/2 say ılı içtihad ı birleştirme karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: "... Sonuç: Bir kimsenin; mirasç ısını miras hakk ından yoksun etmek amac ıyla, gerçekte bağışlamak istedi ği tapu sicilinde kay ıtlı taşınmaz mal ı hakk ında Tapu Sicil Memuru önünde iradesini sat ış doğrultusunda aç ıklanm ış olduğunun gerçekle şmiş bulunmas ı halinde, sakl ı pay sahibi olsun ya da olma ın miras hakk ı çiğnenen tüm mirasç ılar ının, görünürdeki sat ış sözleşmesinin Borçlar Kanununun 18. maddesine dayanarak muvazaal ı olduğunu ve gizli bağış sözleşmesinin de şekil koşulundan yoksun bulundu ğunu ileri sürerek dava açabileceklerine ve bu dava hakk ının geçerli sözle şmeler için söz konusu olan Medeni Kanunun 507. ve 603. maddelerinin sa ğlad ığı haklara etkili olmayaca ğına Yarg ıtay İçtihatlar ı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 1.4.1974 günlü ikinci toplant ısında oyçokluğuyla karar verildi. Başvuru Numaras ı: 2018/38147 Karar Tarihi : 20/10/2021 9..." 35. Yarg ıtay Büyük Genel Kurulunun 11/11/1994 tarihli ve E.1994/4, K.1994/4 say ılı içtihad ı birleştirme karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: "... 7 - Tenkis Davac ı Kavram ve Tenkise Tabi Tasarruflar: a) Tenkis Davas ı: Tenkisin sözlük anlam ı indirme, azaltma ve eksiltmedir. Tenkis davas ı ile mira s bırakan ın mahfuz hisseyi ihlal eden sa ğlararas ı veya ölüme ba ğlı teberrular ının kanuni halde indirilmesini sa ğlayan ve kanunda gösterilen (M.K. 502, 504) kimseler taraf ından açılan yenilik do ğuran bir davad ır. Medeni kanunun 502. maddesinde 'Mahfuz hisselerinin bali ğ olduğu miktar ı alamayan mirasç ılar, tasarruf nisab ını tecavüzden teberrunun tenkisini dava edebilirler' denilerek bu davan ın konusunu belirlemi ştir. Tenkis davas ı ile miras b ırakan taraf ından yap ılan tasarruflar ın iptali de ğil, değiştirilmesi amaçlanm ıştır. Bu niteli ği itibariyle tenkis davas ı bir eda davas ı olarak kabul edilemez. Daval ının elinde bulunan mallar ın (M.K. 507) iadesinin sa ğlanabilmesi için ayr ıca eda iste ğinin ayr ı ayr ı dava konusu yap ılabileceği gibi her iki istek birlikte bir davada da ileri sürülebilir. Uygulamada çok zaman tenkis iste ği ile birlikte eda iste ğinde de bulundu ğu görülmektedir. Miras b ırakan ın mahfuz hisseyi ihlal eden fiilinin tespiti k ısm ı, İNŞAİ, malvarl ığında meydana gelen eksikli ğin giderilmesin e ilişkin k ısım ise EDAYI kapsamaktad ır. b) Tenkis Davas ının Konusu ve Tenkiste Tertip: Yukar ıda aç ıkland ığı üzere, davan ın konusu mahfuz hisseyi ihlal eden miras b ırakan ın ölüme ba ğlı ve sağlararas ı tasarruflar ıdır. Medeni Kanunun 512. maddesine göre 'Tenki s mahfuz hisse tamam oluncaya kadar evvelemirde ölüme ba ğlı tasarruflardan ve ka fi gelmediği takdirde en on tarihli olandan ba şlayarak en evvel vaki olana do ğru ç ıkmak şart ıyla ölüme ba ğlı olmayan teberrular üzerinde icra edilir'. Tenkis davas ı, miras b ırakan ın mahfuz hisseyi ihlal eden tüm ölüme ba ğlı tasarruflar ına karşı aç ılabileceği gibi baz ı şartlar alt ında sağlararas ı tasarruflara kar şı da açılabilir. Hangi sa ğlararas ı tasarruflar ın tenkise tabi oldu ğu kanun taraf ından s ınırlı olarak say ılmıştır. (M.K. 507, 509, 510). Medeni Kanunun 512. maddesindeki hükme göre ölüme ba ğlı tasarruf yoksa veya ölüme ba ğlı tasarruf tamamen tenkis olmas ına rağmen mahfu hisse, yine tamamlanm ıyorsa o takdirde sa ğlararas ı tenkise tabi tasarruflarca geçilir. 8 - Sabit Tenkis Oran ı : Tenkise tabi tasarrufa konu olan mallar ile terekeye dahil di ğer mal ve alacaklar ın Medeni Kanunun 454/1. maddesi uyar ınca ölüm günündeki fiyatlara göre belirlenen değerleri toplan ıp, ayn ı maddenin 2. f ıkras ında belirlenen pasif dü şüldükten sonra, bulunan rakam, terekenin ölüm gününe göre net tutar ını oluşturmaktad ır. İşte bu net tutar üzerinden, davac ı mirasç ının mahfuz pay ı hesaplan ır. Net tereke tutar ı, davac ının miras pay ı (M.K. 439, 440, 444) ve mahfuz pay ı (M.K. 453) ile çarp ılarak mahfuz pay bir de ğer olarak ortaya Başvuru Numaras ı: 2018/38147 Karar Tarihi : 20/10/2021 10çıkar ılır. Tasarruf d ışı terekeden davac ının miras pay ına isabet eden, söz konusu mahfuz pay ı karşılanam ıyorsa, ikisi aras ındaki fark tasarruf veya tasarruflar ın tenkis edilecek miktar ıdır. Medeni Kanunun 512. maddesinde aç ıklanan tertip ve Medeni Kanunun 503, 505. maddelerinde yer alan kurallar da dikkate al ınarak birden çok lehtardan her birind e alınmas ı gereken miktarlar bulunur. Bu rakam ın, o daval ıya yap ılan kazand ırmaya oran ı SABİT TENKİS ORANINI olu şturmaktad ır. MAHFUZ H İSSEYİ İHLAL EDEN MUAYYEN MAL VAS İYETİNİN TENKİSİ ... 2 - Değerinde bir Azalma Olmaks ızın Taksimi Kabil olmayan Muayyen Mal Vasiyetinin Tenkisindeki Esaslar ve Şartlar: Medeni Kanunun 506. maddesinde 'K ıymetine noksan gelmeksizin taksimi kabil olmayan muayyen bir mal vasiyet edilip te i şbu vasiyet tenkise tabi olursa; lehine vasiye t yap ılan kimse, dilerse tasarruf nisab ını miktar ını nakten al ır, dilerse tenkisi laz ım gelen miktar ın k ıymetini verip o mal ı talep eder' hükmü yer almaktad ır. Bu maddeni n uygulanabilmesi için vasiyet olunan muayyen mal ın değerinde azalma olmaks ızın sabit tenkis oran ında taksiminin mümkün olmamas ı gerekir. Maddede öngörülen bu kural ın sadece mal vasiyetlerinde de ğil, sağlararas ı tenkise tab i tasarruflarda da uygulanaca ğı hususunda Yarg ıtay ve doktrin görü ş birliği halindedir. Bu sebeple aç ılan tenkis davas ında kanun daval ıya, ya tasarruf nisab ı miktar ını nakde n almas ını veya tenkisi laz ım gelen miktar ın k ıymetini verip, o mal ı talep etmesi hususunda bir seçimlik hak tan ımıştır. Bu seçim hakk ı, yenilik do ğuran bir hak olup, kar şı tarafa ula ştıktan sonra dönülmesi mümkün de ğildir. Mahfuz hissenin veya de ğişik bir ifade ile tasarruf nisab ının hesaplanmas ı da, değişmez tenkis oran ının bulunmas ında, terekeye de ğil mal ve haklar ın ölüm günündeki de ğerlerinin dikkate al ınmas ı gerektiği yönünde bir İçtihat uyu şmazl ığı yoktur. İçtihat uyu şmazl ığı Medeni Kanunun 506. Maddesinin uygulanmas ı safhas ında doğmaktad ır. Muayyen mal ın sabit (de ğişmez) tenkis oran ında, k ıymetine noksan gelmeksizin paylaştırılmas ı mümkün ise o mal ın davac ı ile daval ı aras ında payla ştırılmas ı mümkün ise o mal ın davac ı ile daval ı aras ında payla ştırılmas ı mümkün olmazsa, kullan ılacak tercih hakk ına göre bir taraf ın diğerine ödeyece ği nakdin tespitinde İçtihat uyu şmazl ığı doğmuştur. ... 4- Medeni Kanunun 506. Maddesinin Niteli ği: 'Kıymetine noksan gelmeksizin TAKS İMİ kabil olmayan bir mal, vasiyet edilip te i ş bu vasiyet tenkise tabi olursa, haline vasiyet yap ılan kimse, dilerse tasarruf nisab ı miktar ını NAKTEN al ır, dilerse tenkise laz ım gelen miktar ın KIYTEM İNİ verip o mal ı talep eder hükmünde aç ıkça görüldü ğü üzere kural kendine has taksim kural ı niteliğindedir. Tenkis sonunda kurulacak eda hükmünde mal ın bölünebilirli ği halende taksime karar verilecektir . O halde bu hükmü yorumlarken Medeni kanunun 17. bab ında yer alan taksim kurallar ı ile hem ahenk yorumlamak, özellikle 595. maddede yer alan 'gayrimenkul mallar mirasç ıya taksim zaman ındaki k ıymetiyle verilir' hükmü ile taksimi kabil olmayan mal ın sat ılarak v e bedeli taksim edilerek şuyuun giderilmesini emreden 591. madde hükmünü gözetmek zorunludur. Başvuru Numaras ı: 2018/38147 Karar Tarihi : 20/10/2021 11Taraflardan birinin tercihine göre mal varl ıklar ında meydana gelen de ğişikliğin azalmas ı ve çoğalmas ı mahfuz hisse kural ının amac ı ile bağdaşmamaktad ır. Mahfuz hiss e kural ı ile kanunun tayin etti ği mirasç ılar ın muayyen oranda mal varl ığına kavuşmas ı amaçland ığına göre, bunun korunmas ı zorunludur. Şu halde enflasyonist bask ılar ın oluştuğu dönemlerde Medeni Kanunun 506. Maddesinde gösterilen NAKT İ, medeni Kanunun 454. maddesinde yer alan tasarruf nisab ının belirlenmesi ile ilgili kurallarl a belirlemenin, hakkaniyet ile ba ğdaşmad ığı aç ıkça ortaya ç ıkm ıştır. Şu halde taraflardan birinin amaç d ışı zenginle şmesine yol açacak çözüm yollar ından kaç ınmak zorunludur. Çağdaş hukuk, tam kar şılığı verilmeden elde edilen kazançlar ı korumamaktad ır. (B.K.21 , 63, 63). Kanunda 506 madde uyar ınca ödenecek NAKL İN, 454/1. madde de yer alan kural uyar ınca belirlenmesini emreden aç ık bir hüküm olmad ığına göre, Medeni kanunun 506. maddesinde yer alan nakdin tespitinde kanunlar ın diğer kurallar ından yararlanma k gerekmektedir... Çözüm: Medeni kanunun 454. maddesinde yer alan hükmün yaln ızca tasarruf nisab ının belirlenmesine mahsusu oldu ğu, medeni kanunun 506. maddesi uyar ınca değerinde azalma olmas ızın sabit tenkis oran ına göre, bölünmesi mümkün olmayan bir mala ili şkin tasarrufun tenkisi gerekmesi halinde, bölünmezli ğin belirlenmesinden sonra, ayn ı hüküm uyar ınca kullan ılan seçimlik hak ile taraflardan birinin di ğerindeki nakit alaca ğının belirlenebilir ve muaccel hale geldi ği; böylece 'vücudu nihayet bulmu ş olan' (B.K.61) sa ğlar aras ı tasarruflarda daval ının, ölüme ba ğlı tasarruflarda davac ının haks ız iktisab ının oluştuğu, Medeni Kanunun 506. maddesi uyar ınca aynen teslim edilmeyen mal ın iadesi gerekti ğinin (B.K.61) anla şıldığı n olan tercih hakk ının kullan ıldığı andaki tam de ğerinin ödenmesini n haklar dengesine (B.K.43, M.K.4) uygun dü şeceği kabul edilmi ştir. Sonuç: K ıymetine noksan gelmeksizin sabit tenkis oran ında taksimi, kabil olmayan muayyen mala ili şkin muris tasarrufunun tenkisi halinde, Medeni kanunun 506. maddesi uyar ınca ödenecek nakdin (k ıymet), ayn ı hükme göre kullan ılan tercih hakk ı günündeki fiyatlar dikkate al ınarak belirlenece ğine, 11/11/1994 gününde yap ılan ilk toplant ıda 1994/4 Esas, 1994/4 Karar say ı ile üçte ikiyi geçen ço ğunlukla karar verildi." 36. Yarg ıtay 1. Hukuk Dairesinin 13/1/2009 tarihli ve E.2008/9362, K.2009/187 say ılı karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: "Dava, muris muvazaas ı hukuksal nedenine dayal ı tapu iptal-tescil ve tenkis isteklerine ilişkindir. Mahkemece, davan ın reddine karar verilmi ştir. Dosya içeri ğine ve toplanan delillere göre; her ne kadar davac ı taraf ından çeki şme konusu ta şınmazlar ın miras b ırakan [C.nin] daval ıya temlik etti ği ve muvazaa ile illetli olduğu ileri sürülerek tapu iptal ve tescil iste ğinde bulunulmu ş ise de, mahkemece yap ılan inceleme ve ara ştırma sonunda dava d ışı kişiler ad ına kay ıtlı olan taşınmazlar ın paras ının miras b ırakan taraf ından kay ıt maliklerine ödenerek, sicil kay ıtlar ının daval ıya intikalinin sağland ığı saptanm ış olup, do ğrudan miras b ırakanca daval ıya yap ılan bir temlikin bulunmad ığı gözetilerek olayda 01.04/1974 tarih 1/2 say ılı İçtihad ı Birleştirme Karar ının uygulama yeri olmad ığı gerekçesiyle davan ın reddine karar verildi ği anlaşılmaktad ır. Gerçekten de, de ğinilen somut olgu bak ımından an ılan İçtihad ı Birleştirme Karar ının olayda uygulama yeri bulunmamaktad ır. O halde, gerçekle ştirilen işlemin de muris muvazaas ından kaynakland ığı söylenemez. Oysa, an ılan işlem, gizli ba ğış niteliğinde olup, ko şullar ın gerçekle şmesi halinde tenkis hükümlerinin uygulanaca ğı kuşkusuzdur. Davadaki di ğer istek yan ında tenkis talebinde d e Başvuru Numaras ı: 2018/38147 Karar Tarihi : 20/10/2021 12bulunuldu ğu halde, mahkemece bu husus göz ard ı edilerek neticeye gidilmi ş olmas ının doğru olduğu söylenemez. ... Daval ıya yap ılan tasarrufun tenkisine s ıra geldiği takdirde tasarrufun tümünün değeri ile daval ıya yap ılan fazla teberru aras ında kurulan oranda (SAB İT TENKİS ORANI) tasarrufa konu mal ın payla şılmas ının mümkün olup olamayaca ğı (TMK.564) araştırılmal ıdır. Bu ara ştırma sonunda tasarrufa konu mal sabit tenkis oran ında bölünebilirse bu k ısımlar ın bağıms ız bölüm halinde taraflar ad ına tesciline karar verilmelidir. Tasarrufa konu mal ın sabit tenkis oran ında bölünmezli ği ortaya ç ıktığı takdird e sözü geçen Türk Medeni Kanununun 564. maddedeki tercih hakk ı gündeme gelecektir. Böyle bir durum ortaya ç ıkmadan daval ının tercih hakk ı doğmadan daval ının tercihinin kullanmas ı söz konusu olamaz. Daha önce bir tercihten söz edilmi şse sonuç do ğurmaz. O zaman daval ıdan tercihi sorulmak ve 11.11.1994 günlü 4/4 say ılı İçtihad ı Birleştirme Karar ı uyar ınca sür'atle dava konusu olup sabit tenkis oran ına göre bölünemeyen mal ın, tercih hakk ının kullan ıldığı gündeki fiatlara göre de ğeri belirlenmeli ve bu de ğerin sabit tenkis oran ıyla çarp ımından bulunacak NAKT İN ödetilmesine karar verilmelidir. Hal böyle olunca, taraflar ın iddia ve savunmalar ı doğrultusunda tenkisle ilgil i delillerin toplanmas ı, yukar ıda değinilen ilkeler de gözetilmek suretiyle gerekli ara ştırma v e soruşturman ın tamamlanmas ı, ondan sonra has ıl olacak duruma göre bir karar verilmes gerekirken eksik incelemeye dayal ı olarak yaz ılı olduğu üzere karar verilmi ş olmas ı doğru değildir." 37. Ayn ı Dairenin 1/7/2021 tarihli ve E.2019/3133, K.2021/3683 say ılı karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: "Dava, muris muvazaas ı hukuksal nedenine dayal ı tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa tenkis iste ğine ilişkindir. Davac ı, mirasb ırakan babas ı [C.Ö.nün], [K. Limited Şirketinin] kurucu ortaklar ından olduğunu, an ılan şirketin faaliyet gösterdi ği 118 ada 5 parsel say ılı taşınmaz ı diğer orta k [N.C.] ile üçüncü ki şilerden bedelini ödeyerek sat ın ald ıklar ını, ancak mirasb ırakan ın o dönem şeker hastal ığına bağlı görme kayb ı yaşamas ı ve kendisini i şlerin takibinde yetersiz görmesi nedeniyle temlik ald ığı taşınmaz pay ını henüz 18 ya şında olan daval ı oğlu [M.Ö.] adına muvazaal ı olarak tescil ettirdi ğini, asl ında pay ın mirasb ırakana ait oldu ğunu, mirasç ılardan mal kaç ırma amaçl ı hareket edildi ğini ileri sürerek, daval ı ad ına olan tapu kayd ının iptali ile miras pay ı oran ında ad ına tescilini, mümkün olmazsa tenkisini istemi ştir. ... Hemen belirtilmelidir ki, edinme şekli gözetildi ğinde dava konusu ta şınmaz yönünde n ileri sürülen iddian ın gizli bağış ( para ba ğışı ) niteliğinde oldu ğu, mirasb ırakan taraf ından daval ıya kayda dayal ı bir devir yap ılmad ığı, gizli bağış iddias ı yönünden 01.04.1974 tarih ve ½ say ılı İBK n ın uygulanma olana ğının bulunmad ığı, koşullar ının varl ığı halinde tenki s istenebilece ği anlaşıldığından, muris muvazaas ı nedenine dayal ı tapu iptal ve tescil isteminin reddine karar verilmi ş olmas ında bir isabetsizlik bulunmamaktad ır ... ... Başvuru Numaras ı: 2018/38147 Karar Tarihi : 20/10/2021 13Mahkemece, daval ıya kazand ırılan pay ın murisin ölüm tarihindeki de ğeri keşif neticesinde belirlenmi ş, belirlenen bu de ğer üzerinden yap ılan tenkis hesab ı ile ( 27.03.2017 tarihli rapor ) davac ının sakl ı pay ının ihlal edildi ği gerekçesiyle tenkis iste ğinin kabul ü yoluna gidilmi ştir. Ne var ki, eldeki davada gizli ba ğış iddias ı olduğundan, murisin daval ıya para bağışlad ığı gözetilerek, elden ba ğışlanan bu paran ın murisin ölüm tarihinde ula şacağı miktar ın denkleştirici adalet ilkesi uyar ınca tespit edilmesi ve tespit edilen bu de ğer üzerinden tenkis hesab ının yap ılmas ı gerekmektedir. Öte yandan, davac ı taraf ından daval ıya kazand ırılan pay ın akitte gösterilen bedelden daha yüksek bir bedel ödenerek temlik al ındığı hususu ispatlanamad ığından akitte gösterilen sat ış bedelinin dikkate al ınmas ı ve murisin ölüm tarihine göre güncellenmesi gerekmektedir. Hal böyle olunca, yukar ıda aç ıkland ığı üzere 31.05.1983 ve 18.06.1990 tarihli akitlerde çeki şmeli paylar için ödenen sat ış bedellerinin murisin ölüm tarihinde ula şacağı miktar ın denkleştirici adalet ilkesi uyar ınca tespit edilmesi, tespit edilen miktar üzerinden tenkis raporunun al ınmas ı, sabit tenkis oran ının saptanmas ı ve has ıl olacak sonuca göre bi r karar verilmesi gerekirken yan ılgılı değerlendirme ile yaz ılı şekilde hüküm kurulmas ı doğru değildir." 38. Ayn ı Dairenin 28/6/2021 tarihli ve E.2020/2688, K.2021/3577 say ılı karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: "Davac ı, 1994 ada 2 parsel say ılı taşınmaz ın 19/1000 pay ının sat ış bedeli mirasb ırakan ı [K.Ö.] taraf ından ödenmesine ra ğmen, mirasb ırakan ın birlikte ya şadığı daval ılar ın murisi [N.D.] adına tescil edildi ğini, imar i şlemi sonucu ta şınmaz ın 9125 ada 10 parsel say ılı taşınmazda tam pay olarak [N.] ad ına tescil edildi ğini, taşınmazdaki bir k ısım paylar ın [N.] taraf ından üçüncü ki şilere sat ıldığını, taşınmaz üzerine mirasb ırakan ı taraf ından bina in şa edildiğini, işlemlerin mirastan mal kaç ırma amaçl ı ve muvazaal ı olduğunu ileri sürerek tapu kayd ının iptali ile miras pay ı oran ında ad ına tesciline, olmad ığ takdirde miras pay ı oran ında bedelin tahsiline karar verilmesini istemi ştir. ... Hemen belirtilmelidir ki, mirasb ırakan taraf ından daval ılar ın murisi [N.ye] yap ılan bir temlik bulunmad ığından dava konusu ta şınmaz yönünden 01.04.1974 tarih ve ½ say ılı İçtihad ı Birleştirme Karar ının uygulama yeri olmad ığı saptanarak iptal ve tescil iste ğinin reddine karar verilmesinde ve Bölge Adliye Mahkemesince davac ının bu yöne ili şkin istina f isteğinin reddedilmesinde bir isabetsizlik yoktur .. ... Davac ının diğer temyiz itirazlar ına gelince; Bilindiği üzere; 01.04.1974 tarihli ½ say ılı Yarg ıtay İçtihad ı Birleştirme Karar ı, konusu ve sonuç bölümü itibariyle, murisin kendi üzerindeki tapulu ta şınmazlar yönünden yapt ığı temliki i şlemler için ba ğlay ıcıdır. Murisin gerçekte bedelini bizzat ödeyip, üçünc ü kişiden sat ın ald ığı taşınmaz ı mirastan mal kaç ırmak amac ıyla tapu siciline yarar sağlama k istediği kişi ad ına kaydettirmesi halinde, di ğer bir söyleyi şle bedeli ödenerek 'gizli ba ğış' şeklinde gerçekle ştirilen işlemler hakk ında an ılan Yarg ıtay İçtihad ı Birleştirme Karar ının Başvuru Numaras ı: 2018/38147 Karar Tarihi : 20/10/2021 14doğrudan bağlay ıcı olma niteli ği yoktur. Bunun yan ı sıra, karara, yorum yoluyla gizli ba ğış iddialar ına yönelik olarak uygulama olana ğı sağlanamayaca ğı; koşullar ı var ise tenkis istenebilece ği Hukuk Genel Kurulunun 30.12.1992 tarihli 586/782; 21.9.1994 tarihli 248/538; 21.12.1994 tarihli 667/856; 11.10.1995 tarihli 1995/1-608 say ılı kararlar ında belirtilmiş; Dairenin yarg ısal uygulamas ı da bu doğrultuda kararl ılık kazanm ıştır. Öte yandan; mirasb ırakan ın sağlığında, gerek 3. ki şiden paras ını ödeyerek almak suretiyle ve gerekse taraf ından yapt ığı bağış niteliğindeki kazand ırmalar ın mirasb ırakan ın ölümünden sonra sakl ı paylar ın zedelenmi ş olduğunun saptanmas ı halinde, muris muvazaas ına ilişkin iddian ın dinlenemeyece ği, koşullar ının varl ığı halinde bu kazand ırmalar ın 4721 say ılı TMK'nun 560 ila 571. maddelerinde öngörülen tenkis davas ına konu edilebilece ği aç ıktır. ..." B. Uluslararas ı Hukuk 1. Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi 39. Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi'ne (Sözle şme) ek 1 No.lu Protokol'ü n "Mülkiyetin korunmas ı" kenar başlıklı birinci maddesi şöyledir: "Her gerçek ve tüzel ki şinin mal ve mülk dokunulmazl ığına sayg ı gösterilmesini isteme hakk ı vard ır. Bir kimse, ancak kamu yarar ı sebebiyle ve yasada öngörülen ko şullara ve uluslararas ı hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun b ırak ılabilir. Yukar ıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yarar ına uygun olarak kullan ılmas ını düzenlemek veya vergilerin ya da ba şka katk ılar ın veya para cezalar ının ödenmesini sa ğlamak için gerekli gördükleri yasalar ı uygulama konusunda sahip olduklar ı hakka halel getirmez." 2. Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesi İçtihad ı 40. Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesine (A İHM) göre Sözle şme'ye ek 1 No.lu Protokol'ün 1. maddesinin temel amac ı, devlet taraf ından mülkiyet hakk ına yap ılan haks ız müdahalelere kar şı kişinin korunmas ını sağlamakt ır. Bununla birlikte Sözle şme'nin 1. maddesi uyar ınca taraf her devlet "kendi yetki alan ı içinde bulunan herkesin Sözle şme'd e tan ımlanan haklar ı ve özgürlüklerden yararlanmalar ını sağlama" yükümlülü ğü alt ındad ır. Bu genel nitelikli görevin yerine getirilmesi, Sözle şme ile güvence alt ına al ınan haklar ın etkili bir biçimde uygulanmas ını sağlamak için baz ı pozitif yükümlülükler ortaya koymaktad ır (Ališić ve diğerleri/Bosna Hersek, H ırvatistan, S ırbistan, Slovenya ve Makedonya Cumhuriyeti [BD], B. No: 60642/08, 16/7/2014, 100; Sovtransavto Holding/Ukrayna, B. No: 48553/99, 25/7/2002, 96). 41. AİHM, Sözle şme'ye ek 1 No.lu Protokol'ün 1. maddesi ile güvence alt ına al ınan mülkiyet hakk ının da baz ı pozitif yükümlülükler içerdi ğini kabul etmektedir. A İHM'e göre mülkiyet hakk ının gerçekten etkili bir biçimde korunabilmesi, devletin müdahale etmeme görevi yan ında ayr ıca baz ı pozitif tedbirler almas ını da gerektirmektedir ( Önery ıldız/Türkiye [BD], B. No: 48939/99, 30/11/2004, 134; Broniowski/Polonya [BD], B. No: 31443/96, 22/6/2004, 143). Başvuru Numaras ı: 2018/38147 Karar Tarihi : 20/10/2021 1542. AİHM, Sözle şme'ye ek 1 No.lu Protokol'ün 1. maddesinin devletin do ğrudan müdahalesinin söz konusu olmad ığı, özel ki şiler aras ındaki uyu şmazl ıklar yönünden de -belirli durumlarda- mülkiyet hakk ının korunmas ı için gerekli tedbirleri alma yükümlülü ğünü içerdiğini kabul etmektedir. Devletin pozitif yükümlülükleri çerçevesinde -özel ki şiler aras ı mülkiyet ili şkileri bak ımından olsa bile- ki şilerin mülkiyet haklar ına yap ılacak keyfî müdahalelere kar şı hukuksal bir koruma sa ğlamas ı gerekmektedir. Bu ba ğlamda devlet, özellikle taraflar ın mülkiyet hakk ına ilişkin uyuşmazl ıklar yönünden usule ili şkin gerekli güvenceleri sunan etkin bir yarg ısal mekanizma olu şturma yükümlülü ğü alt ındad ır. Bu çerçevede olu şturulan yarg ı yollar ında ulusal mahkemeler de iç hukukta yer alan ilgili kanunlar ışığında makul ve adil bir biçimde mülkiyet uyu şmazl ıklar ını çözmek durumundad ır. AİHM, bu gereklili ğin sağlan ıp sağlanmad ığını değerlendirirken uygulanan usulün bütününü incelemektedir ( Sovtransavto Holding/Ukrayna, 96; Fuklev/Ukrayna, B. No: 71186/01, 7/6/2005, 90, 91; Kotov/Rusya [BD], B. No: 54522/00, 3/4/2012, 112; Anheuser-Busch Inc./Portekiz [BD], B. No: 73049/01, 11/1/2007, 82-87; Capital Bank AD/Bulgaristan, B. No: 49429/99, 24/11/2005, 134). 43. Bununla birlikte A İHM; iç hukukun yorumlanmas ı ve uygulanmas ı konusundaki görevinin s ınırlı olduğunu, ulusal mahkemelerin hukuk kurallar ının yorumlanmas ı bak ımından sahip olduklar ı takdir hakk ına, aç ık bir keyfîlik veya bariz bir takdir hatas ı olmad ıkça kar ışamayacağını belirtmektedir (Anheuser Busch Inc./Portekiz, 83). V.İNCELEME VE GEREKÇE 44. Anayasa Mahkemesinin 20/10/2021 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gere ği düşünüldü: A. Mülkiyet Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 1. Başvurucular ın İddialar ı 45. Başvurucular; i. Yarg ıtay Büyük Genel Kurulunun 1994 tarihli içtihad ı birleştirme karar ında enflasyonist bask ılar ın oluştuğu dönemlerde 743 say ılı mülga Kanun'un 506. maddesinde gösterilen nakdin, an ılan Kanun'un 454. maddesinde yer alan tasarru f nisab ının belirlenmesi ile ilgili kurallarla belirlemenin hakkaniyete uygun olmayaca ğının belirtildi ğini ifade etmi ş ve an ılan karar ın uygulanmad ığından yak ınm ıştır. Ödenecek tazminat ın ölüm tarihindeki fiyatlarla hesaplanmas ının doğru olmayaca ğını belirtmiştir. ii. Somut olayda gizli ba ğışın söz konusu oldu ğunu vurgulam ıştır. Dairenin 1/3/2018 tarihli karar ıyla mahkeme karar ı, 1994 tarihli içtihad ı birleştirme karar ı uyar ınca araştırma yap ılmad ığı gerekçesiyle bozuldu ğu hâlde karar düzeltme aşamas ında Yarg ıtay Hukuk Genel Kurulunun 30/11/2005 tarihli ve E.2005/2-581, K.2005/672 say ılı karar ına at ıfla bu karardan dönülmü ş ise de an ılan karar ın olayla ilgisinin bulunmad ığını savunmu ştur. Zira Hukuk Genel Kurulu karar ına konu olayda ba ğışlama söz konusu iken mevcut davada gizli ba ğışlaman ın var oldu ğunu ifade etmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2018/38147 Karar Tarihi : 20/10/2021 16iii.İstanbul'un Eminönü semtinde kâin 318 parsel numaral ı taşınmaz 28/2/1966 tarihinde sat ın al ındığı hâlde bilirki şi raporunda 11/7/1977 tarihinin esas al ındığını öne sürmü ştür. iv.İhtilaf konusu ta şınmazlar ın güncel de ğeri toplam ının yaklaşık 238.750.000 TL, buna göre hissesine dü şen taşınmaz bedelinin 34.107.142,85 TL, otuz y ıllık kir a kayb ının ise 51.160.714,28 TL oldu ğunu belirtmi ştir. Buna ra ğmen tenkisten do ğan alacağının 413,51 TL ile s ınırland ırılmas ı nedeniyle Anayasa'n ın 5., 10., 35. ve 36. maddelerinin ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. 2. Değerlendirme 46. Anayasa'n ın "Mülkiyet hakk ı" kenar başlıklı 35. maddesi şöyledir: "Herkes, mülkiyet ve miras haklar ına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yarar ı amac ıyla, kanunla s ınırlanabilir. Mülkiyet hakk ının kullan ılmas ı toplum yarar ına ayk ırı olamaz." 47. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Ba şvurucular ın ileri sürdü ğü iddialar ın mülkiyet hakk ı kapsam ında incelenmesinin uygun olaca ğı değerlendirilmi ştir. a. Kabul Edilebilirlik Yönünden 48. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. b. Esas Yönünden 49. Somut olayda kamu otoritelerinin herhangi bir müdahalesi söz konusu olmay ıp -başvurucular ın iddias ına göre- muris taraf ından mahfuz miras hissesi erkek karde şlere aktar ılm ıştır. Bu durumda olaydaki uyu şmazl ığın esas itibar ıyla mirasç ılar ın kendi aralar ında olduğu anlaşılmaktad ır. Dolay ısıyla mülkiyet hakk ına ilişkin incelemenin poziti f yükümlülükler kapsam ında yap ılmas ı gerekmektedir. i. Mülkün Varl ığı 50. Mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğinden şikâyet eden bir kimse, önce böyle bir hakk ının var oldu ğunu kan ıtlamak zorundad ır (Mustafa Ate şoğlu ve diğerleri, B. No: 2013/1178, 5/11/2015, 49-54). Bu nedenle öncelikle ba şvurucular ın Anayasa'n ın 35. maddesi uyar ınca korunmay ı gerektiren mülkiyete ili şkin bir menfaati olup olmad ığı noktas ındaki hukuki durumunun de ğerlendirilmesi gerekir ( Cemile Ünlü, B. No: 2013/382, 16/4/2013, 26; İhsan Vurucuo ğlu, B. No: 2013/539, 16/5/2013, 31). Anayasa'n ın 35. maddesiyle güvenceye ba ğlanan mülkiyet hakk ı, ekonomik de ğer ifade eden ve parayla değerlendirilebilen her türlü mal varl ığı hakk ını kapsamaktad ır (AYM, E.2015/39, K.2015/62, 1/7/2015, 20). Başvuru Numaras ı: 2018/38147 Karar Tarihi : 20/10/2021 1751. Başvurucular ın murisinin öldü ğü 27/2/1988 tarihinde yürürlükte bulunan mülga 743 say ılı Kanun'un 439. maddesinin birinci ve ikinci f ıkralar ına göre ölenin çocuklar ı eşit oranda miras hakk ına sahiptir. Yine ayn ı Kanun'un 452. maddesinin birinci f ıkras ında murise mal varl ığının mirasç ılar ın mahfuz hisselerini a şan k ısm ı üzerinde ölüme ba ğlı tasarruflard a bulunma hakk ı tan ınm ış, 453. maddesinde ise alt soylar ın mahfuz hissesinin kanuni miras hakk ının dörtte üçü oldu ğu hükme ba ğlanm ıştır. Buna göre miras b ırakan ın, çocuklar ının kanuni miras haklar ının dörtte üçü oran ındaki k ısm ı üzerinde ölüme ba ğlı tasarrufta bulunmas ı yasaklanm ıştır. 52. Somut olayda ba şvurucular ın 27/2/1988 tarihinde ölen R.D.nin çocuklar ı olduğu hususunda tart ışma bulunmamaktad ır. Öte yandan R.D.nin sa ğlığında mal varl ığının bir bölümünü ba şvuruculardan mal kaç ırmak amac ıyla -iki erkek çocu ğunca al ınan 8 adet gayrimenkulün bedelini ödemek suretiyle- erkek çocuklar ına aktard ığı derece mahkemelerinin kabulüdür. Dolay ısıyla başvurucular ın murisin mal kaç ırmak amac ıyla erkek çocuklar ına aktard ığı tutar üzerinde mahfuz paylar ına isabet eden oranda mülkiyet hakk ını haiz olduklar ı aç ıktır. ii. Genel İlkeler 53. Mülkiyet hakk ının korunmas ının devlete birtak ım pozitif yükümlülükle r yüklediği hususu Anayasa'n ın 35. maddesinin lafz ında aç ık bir biçimde düzenlenmemi ş ise de bu güvencenin sadece devlete atfedilebilen müdahalelere yönelik s ınırlamalar getirdi ği, bireyi üçüncü ki şilerin müdahalelerine kar şı korumas ız b ırakt ığı düşünülemez. Poziti f yükümlülüklerin ortaya ç ıkmas ının nedeni gerçek anlamda koruma sağlanmas ıdır. Buna göre anılan maddede bir temel hak olarak güvence alt ına al ınm ış olan mülkiyet hakk ının gerçekten ve etkili bir şekilde korunabilmesi yaln ızca devletin müdahaleden kaç ınmas ına bağlı değildir. Gerçek anlamda koruma sa ğlanmas ı için devletin negatif yükümlülükleri d ışında poziti f yükümlülüklerinin de olmas ı gerekir. Dolay ısıyla Anayasa'n ın 5. ve 35. maddeleri uyar ınca devletin mülkiyet hakk ının korunmas ına ilişkin pozitif yükümlülükleri bulunmaktad ır. Bu bağlamda söz konusu pozitif yükümlülükler, kimi durumlarda özel ki şiler aras ındaki uyuşmazl ıklar da dâhil olmak üzere mülkiyet hakk ının korunmas ı için belirli tedbirlerin alınmas ını gerektirmektedir ( Türkiye Emekliler Derne ği, B. No: 2012/1035, 17/7/2014, 34-38; Eyyüp Boynukara , B. No: 2013/7842, 17/2/2016, 39-41; Osmanoğlu İnşaat Eğitim Gıda Temizlik Hizmetleri Petrol Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi , B. No: 2014/8649, 15/2/2017, 43). 54. Devletin pozitif yükümlülükleri, mülkiyet hakk ına yap ılan müdahalelere kar şı usule ilişkin güvenceleri sunan yarg ısal yollar ı da içeren etkili hukuksal bir çerçeve oluşturma, olu şturulan bu hukuksal çerçeve kapsam ında yarg ısal ve idari makamlar ın bireylerin özel ki şilerle olan uyu şmazl ıklar ında etkili ve adil bir karar vermesini temin etmek sorumluluklar ını da içermektedir ( Selahattin Turan , B. No: 2014/11410, 22/6/2017, 41). 55. Özel ki şiler aras ındaki uyu şmazl ıklarda olayda taraflar ın birbirleriyle çat ışan menfaatleri bulunmaktad ır. Dolay ısıyla taraflar ın karşı karşıya gelen menfaatleri çerçevesinde mülkiyet hakk ını korumakla yükümlü bulunan devletin maddi ve usule ili şkin pozitif yükümlülüklerini yerine getirip getirmedi ği dikkate al ınarak sonuca var ılmal ıdır. Bu bağlamda ilk olarak belirli, ula şılabilir ve öngörülebilir bir kanun hükmünün mevcut olup olmad ığı irdelenmelidir ( Hüseyin Ak , B. No: 2016/77854, 1/7/2020, 53). Başvuru Numaras ı: 2018/38147 Karar Tarihi : 20/10/2021 1856.İkinci olarak ba şvuruculara mülkiyet hakk ına yap ılan müdahaleye etkin bir biçimde itiraz edebilme, savunma ve iddialar ını yetkili makamlar önünde ortaya koyabilme olanağının tan ınıp tan ınmad ığı incelenmelidir. Anayasa'n ın 35. maddesi usule ili şkin aç ık bir güvenceden söz etmemektedir. Bununla birlikte mülkiyet hakk ının gerçek anlamda korunabilmesi bak ımından bu madde, Anayasa Mahkemesinin çe şitli kararlar ında da ifade edildiği üzere mülk sahibine müdahalenin kanun d ışı veya keyfî ya da makul olmayan şekilde uyguland ığına ilişkin savunma ve itirazlar ını sorumlu makamlar önünde etkin bir biçimde ortaya koyabilme olana ğının tan ınmas ı güvencesini kapsamaktad ır. Bu değerlendirme ise uygulanan sürecin bütününe bak ılarak yap ılmal ıdır (Züliye Öztürk , B. No: 2014/1734, 14/9/2017, 36; Bekir Yaz ıcı [GK], B. No: 2013/3044, 17/12/2015, 71). 57. Mülkiyet hakk ının usule ili şkin güvenceleri hem özel ki şiler aras ındaki mülkiyet uyuşmazl ıklar ında hem de taraflardan birinin kamu gücü oldu ğu durumlarda geçerlidir. Bu bağlamda mülkiyet hakk ının korunmas ının söz konusu oldu ğu durumlarda usule ili şkin güvencelerin somut olayda yerine getirildi ğinden söz edilebilmesi için derece mahkemelerinin kararlar ında konu ile ilgili ve yeterli gerekçe bulunmal ıdır. Ayr ıca belirtme k gerekir ki bu zorunluluk davac ının bütün iddialar ına cevap verilmesi anlam ına gelmemekle birlikte mülkiyet hakk ını ilgilendiren davan ın sonucuna etkili esasa ili şkin temel iddia ve itirazlar ın yarg ılama makamlar ınca özenli bir şekilde de ğerlendirilerek kar şılanmas ı gerekmektedir ( Kamil Darbaz ve GMO Yap ı Grup End. San. Tic. Ltd. Şti., B. No: 2014/12563, 24/5/2018, 52). 58. Son olarak ise ba şvurucular ın mülkiyet haklar ını koruyacak ve yeterli güvenceler sa ğlayacak hukuksal mekanizmalar ın oluşturulup olu şturulmad ığı incelenmelidir. Özel kişilerin mülkiyet haklar ının çat ıştığı bu gibi durumlarda bunlardan hangisine üstünlük tan ınacağının takdiri, kanun koyucuya ve somut olay ın koşullar ı gözönünde bulundurularak derece mahkemelerine ait bir yetkidir. Bununla birlikte her iki taraf ın menfaatlerinin mümkün oldu ğunca dengelenmesi ve sürecin taraflardan biri aleyhine ölçüsüz bir sonuca da yol açmamas ı gerekir. Menfaatler dengesinin kurulmas ında taraflardan biri aleyhine bireyse l olarak aşırı ve olağan d ışı bir külfetin yüklenmesi, pozitif yükümlülüklerin ihlali sonucunu doğurabilir. Olay ın bütün ko şullar ı ve taraflara tan ınan tüm imkânlar ile taraflar ın tutum ve davran ışlar ı gözönünde bulundurularak menfaatlerin adil bir şekilde dengelenip dengelenmedi ği değerlendirilmelidir ( Faik Tari ve Sultan Tari , B. No: 2014/12321, 20/7/2017, 52). iii.İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 59. Somut olayda ba şvurucular ın iddias ına göre mahfuz miras paylar ı sağlar aras ı işlemlerle erkek karde şlerine akt ırılm ıştır. Başvurucular, murisin k ız çocuklar ının miras haklar ını ihlal etmek kast ıyla sağlığında erkek çocuklar ına sekiz ta şınmaz sat ın alarak mal varl ığının bir k ısm ını erkek çocuklar ına aktard ığını öne sürerek dava açm ıştır. Yarg ılama sonucunda Mahkeme, murisin k ız çocuklar ından mal kaç ırmak amac ıyla mal varl ığının bir kısm ını sağlığında erkek çocuklar ına aktard ığı vak ıasını kabul etmi ş ve başvurucular lehine tazminata hükmetmi ştir. Ancak ba şvurucular, lehlerine hükmedilen tazminat ın gerçek zararlar ını karşılamad ığı görüşündedir. 60. Devletin mirasç ılar ın mahfuz hisselerinin ihlal edilmesini önlemeye yönelik tedbirler almas ı mülkün korunmas ı kapsam ında devlete yüklenen pozitif yükümlülüklerin bir gereğidir. Bu ba ğlamda öncelikli olarak incelenecek mesele muris ve di ğer mirasç ılar dâhil Başvuru Numaras ı: 2018/38147 Karar Tarihi : 20/10/2021 19üçüncü ki şilerce mirasç ılar ın mahfuz hisselerine yönelik olarak gerçekle ştirilen müdahalelere karşı koruyucu tedbirler al ınıp al ınmad ığıdır. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 743 say ılı mülga Kanun'un 499. maddesinde do ğrudan doğruya veya muhtevi oldu ğu şartlar itibar ıyla kanuna ayk ırı veya ahlaka mugayir olan ölüme ba ğlı tasarruflar ın iptali istemiyle mirasç ılar taraf ından dava aç ılabileceği belirtilmi ştir. Yine ayn ı Kanun'un 507. maddesinde mirasç ının mahfuz hisse kaidelerini bertaraf etmek kast ıyla yap ıldığı aşikâr olan sa ğlar aras ı temlikleri n tenkisini dava edebilece ği kurala ba ğlanm ıştır. Dolay ısıyla mirasç ılar ın mahfuz hisselerine karşı üçüncü ki şilerce gerçekle ştirilecek müdahalelerin önlenmesine ili şkin olarak yeterli yasal altyap ının bulundu ğu sonucuna ula şılmaktad ır. Ayr ıca başvurucular ın bu yasal altyap ının yetersizli ğiyle ilgili olarak bir iddias ı da bulunmamaktad ır. Başvurucular ın şikâyeti esas itibar ıyla bu konudaki kanun hükümlerinin uygulanmas ına yöneliktir. 61. Pozitif yükümlülükler yönünden ikinci olarak incelenmesi gereken mesele mülkiyet hakk ına yap ılan müdahaleye ili şkin olarak ba şvuruculara etkin bir biçimde itiraz edebilme, savunma ve iddialar ını yetkili makamlar önünde ortaya koyabilme olana ğının tan ınıp tan ınmad ığıdır. Olayda ba şvurucular ın iptal ve tenkis davas ı açabilme yönünden herhangi bir engelle kar şılaşmad ıklar ının ve davalar ının esas ının Mahkemece incelendi ğinin altı çizilmelidir. Öte yandan ba şvurucular ın kendilerini avukatla temsil ettirdikleri, tüm iddia ve itirazlar ını ileri sürme f ırsat ına kavuştuklar ı da anlaşılmaktad ır. 62. Bu çerçevede Mahkemenin ba şvurucular ın murisin mal kaç ırma kast ıyla hareket ettiği iddias ını kabul etti ğine işaret edilmelidir. Dolay ısıyla sekiz ta şınmaz ın bedelinin erkek çocuklara aktar ılmas ının as ıl amac ının k ız çocuklar ının mahfuz miras haklar ının ihlal edilmesi oldu ğu mahkeme karar ıyla sabit hâle gelmi ştir. Bununla birlikte ba şvurucular, tenkise tabi tutulan tutar ın hesaplanmas ında taşınmazlar ın güncel de ğerlerinin de ğil murisin ölümü tarihindeki de ğerinin esas al ınmas ının yerleşik içtihada ayk ırı olduğunu öne sürmektedir. 63. 743 say ılı mülga Kanun'un 517. maddesinde miras ın, ölüm ile aç ılacağının ve murisin ölümüne ba ğlı olmayan teberru ve taksimlerinin, mirasa alakalar ı noktas ından miras ın aç ıldığı gündeki hâline göre takdir edilece ğinin hükme ba ğland ığını not etmek gerekir. Ayr ıca Yarg ıtay içtihad ında da tenkise tabi tutulacak mal varl ığının ölüm tarihindeki değerinin hesaba kat ılmas ı gerektiği kabul edilmi ştir. Bu durumda Mahkemenin ihtila f konusu ta şınmazlar ın ölüm tarihindeki de ğerini esas alarak tenkis tutar ını hesaplamas ı keyf î ve temelsiz de ğildir. 64. Pozitif yükümlülükler yönünden son olarak incelenecek husus taraflar ın menfaatleri aras ında adil bir denge gözetilip gözetilmedi ğidir. Bu minvalde başvurucular ın iddias ına göre ta şınmaz ın güncel de ğerinin esas al ınmas ı hâlinde ihlal edilen miras pay ı 34.107.142,85 TL şeklinde tespit edilmektedir. Oysa Mahkemece ba şvurucular lehine 413,51 TL tazminata ve dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmi ştir. Başvurucular ın iddias ına göre bu şekilde her birine yasal faiziyle birlikte toplam 10.000 TL civar ında ödeme yap ılacakt ır. 65.İki özel ki şi aras ındaki uyu şmazl ık söz konusu oldu ğunda devletin görevinin söz konusu uyu şmazl ığın çözümü için yasal altyap ıyı oluşturmak ve bu mevzuat ı etkin bir biçimde uygulamaktan ibarettir. Bu ba ğlamda her iki taraf ın da devletin e şit ilgisine mazhar olduğu dikkatlerden kaçmamal ıdır. Dolay ısıyla özel hukuk uyu şmazl ıklar ının çözümünde taraflardan biri aleyhine aç ık dengesizliklerin olu şmas ından kaç ınılmas ı gerekir. Başvuru Numaras ı: 2018/38147 Karar Tarihi : 20/10/2021 2066. Tenkis tutar ının hesaplanmas ında taşınmazlar ın ölüm tarihindeki de ğerinin dikkate al ınmas ında ve dolay ısıyla tenkis tutar ının 413,51 TL olarak belirlenmesinde başvurucular ın mülkiyet hakk ını ihlal eden bir yönün bulunmad ığı yukar ıda belirtilmi ştir. Bununla birlikte taraflar ın menfaatleri aras ında adil dengenin bozulup bozulmad ığının değerlendirilmesinde tüm süreç bir bütün olarak ele al ınmal ıdır. Bu çerçevede başvurucular ın 27/2/1988 tarihi esas al ınarak 413,51 TL olarak belirlenen alaca ğının karar ın kesinle ştiği 25/10/2018 tarihinde takriben 10.000 TL olarak ödenecek olmas ının menfaatler dengesinde bir bozulmaya yol aç ıp açmad ığı incelenmelidir. 67. Murisin ölüm tarihi -27/2/1988- itibar ıyla varl ığı tespit edilen bir alaca ğın yaklaşık otuz y ıldan fazla bir süre sonra ödenmesi ba şvuruculara ciddi bir külfet yüklemi ştir. Başvurucular bu süre zarf ında 413,51 TL'lik alacaklar ına kavuşamam ış, bunu de ğerlendirme ve enflasyon kar şısında değer yitirmesini engelleyecek önlemler alma f ırsat ı elde edememiştir. Miras ın aç ıldığı 1988 y ılı Şubat ay ında Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre 100 TL'lik bir mal varl ığının -örneğin- başvurucular taraf ından başlatılan yarg ısal sürecin nihayete erdi ği 25/10/2018 tarihinde 1.183.487,93 TL'ye ula ştığı gözetildi ğinde 413,51 TL'lik alaca ğın sadece yasal faiz ilave edilerek ödenmesinin ba şvurucular ın mağduriyetinin giderilmesinde yetersiz kalaca ğı aç ıktır. 68. Bu durumda derece mahkemelerinin ba şvurucular ın menfaatleri ile daval ılar ın menfaatleri aras ında adil bir denge kurabildi ği ve dolay ısıyla mülkiyet hakk ının poziti f yükümlülüklerinin devlete yükledi ği ödevlere uygun bir inceleme yapabildikleri söylenemeyecektir. 69. Aç ıklanan gerekçelerle Anayasa'n ın 35. maddesinde güvence alt ına al ınan mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. B. Makul Sürede Yarg ılanma Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 1. Başvurucular ın İddialar ı 70. Başvurucular, yarg ılaman ın makul süre içinde tamamlanmamas ı nedeniyle makul sürede yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. 2. Değerlendirme a. Kabul Edilebilirlik Yönünden71. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan makul sürede yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. b. Esas Yönünden72. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyu şmazl ıklara ilişkin yarg ılaman ın süresi tespit edilirken sürenin ba şlang ıç tarihi olarak davan ın ikame edildi ği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -ço ğu zaman icra a şamas ını da kapsayacak şekilde- yarg ılaman ın sona erdiği tarih, yarg ılamas ı devam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin şikâyetle ilgili karar ını verdiği tarih esas alınır (Güher Ergun ve di ğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013, 50, 52). Başvuru Numaras ı: 2018/38147 Karar Tarihi : 20/10/2021 2173. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyu şmazl ıklara ilişkin yarg ılama süresinin makul olup olmad ığı değerlendirilirken yarg ılaman ın karmaşıklığı ve kaç dereceli oldu ğu, taraflar ın ve ilgili makamlar ın yarg ılama sürecindeki tutumu ve ba şvurucunun yarg ılaman ın süratle sonuçland ırılmas ındaki menfaatinin niteli ği gibi hususlar dikkate al ınır (Güher Ergun ve diğerleri , 41, 45). 74. An ılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer ba şvurularda verdi ği kararlar dikkate al ındığında yakla şık 29 y ıl 8 ay 17 günlük yarg ılama süresinin makul olmad ığı sonucuna varmak gerekir. 75. Aç ıklanan gerekçelerle Anayasa n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan adil yarg ılanma hakk ı kapsam ındaki makul sürede yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. C. 6216 Say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 76. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un 50. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "(1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir." 77. Başvurucular, ihlallerin tespit edilmesini ve yarg ılaman ın yenilenmesini talep etmiştir. Başvurucular ayr ıca ihlal edilen miras hisseleri için ayr ı ayr ı olarak 85.267.857,13 TL maddi, 85.267.857,13 TL manevi tazminata hükmedilmesi ve di ğer tüm maddi ve manevi zararlar ının giderilmesi talebinde bulunmu ştur. 78. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) karar ında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmi ştir. Anayasa Mahkemesi di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına gelece ği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına da işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 79. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural, mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin, yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n durdurulmas ı, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55, 57). Başvuru Numaras ı: 2018/38147 Karar Tarihi : 20/10/2021 2280.İhlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı veya mahkemenin ihlali gideremedi ği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ı ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü nün 79. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (a) bendi uyar ınca ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere karar ın bir örne ğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. An ılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farkl ı olarak, ihlali ortadan kald ırmak amac ıyla yeniden yarg ılama sonucunu do ğuran ve bireysel ba şvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi taraf ından ihlal karar ına bağlı olarak yeniden yarg ılama karar ı verildiğinde, usul hukukundaki yarg ılaman ın yenilenmesi kurumundan farkl ı olarak ilgili mahkemenin yeniden yarg ılama sebebinin varl ığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktad ır. Dolay ısıyla böyle bir karar ın kendisine ula ştığı mahkemenin yasal yükümlülü ğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ı nedeniyle yeniden yarg ılama karar ı vererek devam eden ihlalin sonuçlar ını gidermek üzere gereken i şlemleri yerine getirmektir ( Mehmet Do ğan, 58, 59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66, 67). 81.İncelenen ba şvuruda; ba şvurucular ın alacağının enflasyon kar şısında yitirilen değerinin kar şılanmamas ı nedeniyle mülkiyet hakk ının, yarg ılaman ın makul süreyi a şmas ı nedeniyle de makul sürede yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine karar verilmi ştir. Dolay ısıyla ihlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı anlaşılm ıştır. 82. Bu durumda mülkiyet hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmaktad ır. Yap ılacak yeniden yarg ılama ise bireysel ba şvuruya özgü düzenleme içeren 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı f ıkras ına göre ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ına yöneliktir. Bu kapsamda yap ılmas ı gereken i ş, yeniden yarg ılama karar ı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ula ştıran nedenleri gideren, ihlal karar ında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple karar ın bir örne ğinin yeniden yarg ılama yap ılmak üzere İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir. 83. Mülkiyet hakk ının ihlalinin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılaman ın yeterli bir giderim sa ğlayacağı anlaşıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekti ği sonucuna ula şılm ıştır. 84. Makul sürede yarg ılanma hakk ına yönelik olarak tespit edilen ihlalin yeniden yarg ılama yap ılmas ıyla giderilmesi mümkün de ğildir. Buna göre makul sürede yarg ılanma hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı bak ımından etkin giderim yolu tazminat olarak görülmektedir. Bu nedenle makul sürede yarg ılanma hakk ı yönünden ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zarar ı karşılığında başvuruculara net 70.200 TL manevi tazminat ın ayr ı ayr ı ödenmesine karar verilmesi gerekir. 85. Dosyadaki belgelerden tespit edilen; 294,70 TL harçtan olu şan yarg ılama giderinin ba şvurucu Ayten Saka'ya, 364,60 TL harçtan olu şan yarg ılama giderinin ba şvurucu Nurten Saka'ya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; Başvuru Numaras ı: 2018/38147 Karar Tarihi : 20/10/2021 23A. 1. Mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL ED İLEBİLİR OLDUĞUNA, 2. Makul sürede yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA, B. 1. Anayasa n ın 35. maddesinde güvence alt ına al ınan mülkiyet hakk ının İHLAL ED İLDİĞİNE, 2. Anayasa n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan adil yarg ılanma hakk ı kapsam ındaki makul sürede yarg ılanma hakk ının İHLAL ED İLDİĞİNE, C. Karar ın bir örne ğinin mülkiyet hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesine (E. 2007/113, K.2014/391) GÖNDER İLMESİNE, D. Başvuruculara net 70.200 TL manevi tazminat ın AYRI AYRI ÖDENMES İNE, tazminata ili şkin diğer taleplerin REDD İNE, E. 294,70 TL harçtan olu şan yarg ılama giderinin ba şvurucu Ayten Saka'ya, 364,60 TL harçtan olu şan yarg ılama giderinin ba şvurucu Nurten Saka'ya ÖDENMES İNE, F. Ödemelerin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucular ın Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, G. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 20/10/2021 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Ba şkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Muammer TOPAL Recai AKYEL Üye Üye Selahaddin MENTE Ş İrfan FİDAN