4. Hukuk Dairesi 2009/10033 E. , 2010/6193 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 17/01/2008 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 04/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya i…
**4. Hukuk Dairesi 2009/10033 E. , 2010/6193 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 17/01/2008 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 04/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince; dava; yargı kararının yerine getirilmemesi nedeni ile kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümünün kabulüne karar verilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, belediye zabıta memuru olarak görevli iken, belediye başkanlığına yeni seçilen davalının, seçimlerde ona destek olmaması nedeni ile duyduğu husumet nedeniyle görevine son verdiğini, idari yargı kararı ile işlemin iptaline karar verilmesine karşın, zabıta memuru olarak görevine başlatılmadığını, işine gitmediğine ilişkin tutulan tutanaklara göre ikinci kez işine son verildiğini, bu işlemin iptali için idari yargı yerinde açtığı davanın da kabul edilip Danıştay’ca onanarak kesinleşmesine kadar aradan 7 yıl geçtiğini ve bu süre boyunca işsiz kaldığını, davalının keyfi davranışları nedeni ile kendisinin ve ailesinin kişilik haklarının zarara uğradığını belirterek, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir. Davalı ise, davanın zamanaşımı, husumet ve esas yönlerden reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece, davacının görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptali yönünde verilen idari yargı kararının gereği gibi yerine getirilmemesi nedeni ile davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasına karar verilmiştir. Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun (hak ve nasfetle) karar