21. Hukuk Dairesi 2013/22417 E. , 2014/6625 K. "" MAHKEMESİ : Afyonkarahisar İş Mahkemesi TARİHİ : 18/09/2013 NUMARASI : 2007/528-2013/511 Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılardan A.Turizm ve İnş Tic. A.Ş vekili ile İ.. B.. tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıkta…
**21. Hukuk Dairesi 2013/22417 E. , 2014/6625 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Afyonkarahisar İş Mahkemesi TARİHİ : 18/09/2013 NUMARASI : 2007/528-2013/511 Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılardan A.Turizm ve İnş Tic. A.Ş vekili ile İ.. B.. tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi S. K. G. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal gerektirici nedenler ile temyiz edenin sıfatına ve temyiz kapsamı ile nedenlerine davalıların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, iş sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece; asıl davada davalı A. Turizm İnş. Ve Tic. A.Ş. yönünden 148.844,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06.07.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, birleşen davada tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı İbrahim Bilensoy'dan 18.542,01 TL, davalı İ.. T..'ten 12.361,34 TL, davalı M.. B..'tan 6.180,67 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 06.07.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir. Kusurun aidiyeti ve oranı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, tazminatın belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.Tazminatın saptanmasında ise; zarar ve tazminata doğrudan etkili olan işçinin net geliri, bakiye ömrü, iş görebilirlik çağı, iş görmezlik ve karşılık kusur oranları, Sosyal Sigortalar tarafından bağlanan peşin sermaye değeri gibi tüm verilerin hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde öncelikle belirlenmesi gerektiği tartışmasızdır. Öte yandan tazminat miktarının, işçinin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluştuğu yönü ise söz götürmez. Başka bir anlatımla, işçinin günlük net geliri tespit edilerek bilinen dönemdeki kazancı mevcut veriler nazara alınarak iskontolama ve artırma işlemi yapılmadan hesaplanacağı, bilinmeyen dönemdeki kazancının ise; yıllık olarak %10 arttırılıp %10 iskontoya tabi tutulacağı, 60 yaşına kadar (aktif) dönemde, 60 yaşından sonrada bakiye ömrüne kadar (pasif) dönemde elde edeceği kazançların ortalama yöntemine başvurulmadan her yıl için ayrı ayrı hesaplanacağı, hesap raporunun Yargıtay denetimine elverişli olması gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir.