İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 09/02/2026 YAZIM TARİHİ : 09/02/2026 ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/10/2025 tarih ve 2025/1746 Esas, 2025/959 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; İDDİALARIN ÖZETİ : Davacı vekili dava…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/13 - 2026/238 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/13 KARAR NO : 2026/238 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/10/2025 NUMARASI : 2025/1746 Esas 2025/959 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. DAVALI : ... DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 09/02/2026 YAZIM TARİHİ : 09/02/2026 ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/10/2025 tarih ve 2025/1746 Esas, 2025/959 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; İDDİALARIN ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkilinin davalıdan 20/10/2021 tarihinde araç kiraladığını, araç kiraladığı gün kendisine senet imzalatıldığını, bu senedin kendisine geri iade edildiğini, akabinde müvekkili aleyhine ... İcra Dairesi’nin 2022/473 Esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla başlatılan takibin, 15/07/2021 düzenlenme tarihli, 45.000,00.TL bedelli senet üzerinden hukuka aykırı bir şekilde gerçekleştirildiğini, bu takibin dayanağı olan senetin müvekkiline ait olmadığını ve üzerindeki imzanın da müvekkili tarafından atılmadığını, davaya konu hukuka aykırı düzenlenen senetteki borcun başlama tarihinin 15/09/2022 olarak görünmekle birlikte müvekkilinin, 15/07/2021 olan düzenlenme tarihinde bu şahıslarla herhangi bir alışveriş yapmadığını, senetin müvekkilinin şahsına ait olmayan borç altına sokulma maksadıyla daha sonradan doldurulduğunu ve senetin sahte olduğunu, Türk Ticaret Kanunu’nun 776. maddesi gereğince, bononun geçerlilik şartları belirtildiğini, davaya konu 15/07/2021 tarihli 45.000,00.TL bedelli bonoda müvekkili ...'nin imza atmadığını; ancak, kabul anlamına gelmemekle birlikte imza müvekkiline ait olsaydı bile, sadece imza bulunması ihtimalinde diğer zorunlu unsurların lehtar ... tarafından sonradan doldurulduğunu, bu durumda da, takibe konu edilen bononun kambiyo senedi niteliğine haiz olmadığını ve takibin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca, 15/07/2021 tarihli 45.000,00.TL bedelli bono açısından Türk Ceza Kanunu’nun 204. maddesi uyarınca Resmi Belgede Sahtecilik suçu, nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğunu, ... C.Başsavcılığı'nın 23/12/2022 tarih 2022/771 Esas numaralı iddianamesi ile; sanığın Resmi Belgede Sahtecilik suçundan 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu 204/1, 53 mad. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle ... Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen kamu davası açıldığını, 2024/167 Esas, 2025/153 Karar sayılı ve 16/04/2025 tarihli karar ile de "Sanık ...'ın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği" sabit görüldüğü ve sanık hakkında cezaya hükmolunduğunu, künyesi yazılı karar gerekçesinde de ceza dosyası kapsamında alınan uzmanlık raporunda senedin üst uzun kenarında yırtılma izlerinin olduğunun belirtildiğini ve tahrifat ile hukuka aykırı ve suç unsuru olan diğer durumlara da yer verildiğini, HMK 209 hükmü uyarınca senedin hiçbir işleme esas alınamayacağının tespitini, mahkeme aksi kanaatte ise de İİK 72/3 hükümlerine dayanarak, icra takibi için öngörülen senet ve icra dosyasındaki görünen borç bedelinin davalıya ödenmemesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı alınmasını ve bu tedbir kararının, davanın sona ermesine kadar geçerli olmasını, açıklanan nedenlerle; davanın kabulü ile davalı şahıs ile müvekkili arasında takip konusu yapılan senetten dolayı mevcut ve geçerli bir borç ilişkisinin bulunmadığının tespitini, öncelikle davaya konu senedin HMK 209 hükmü uyarınca hiçbir işleme esas alınamayacağının tespitini, mahkeme aksi kanaatte ise de; dava sürecinin sonuna kadar icra dosyasındaki görünen borç bedelinin davalıya ödenmemesi amacıyla teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, neticeten ... İcra Dairesi’nin 2022/473 Esas sayılı haksız icra takibinin durdurulmasını ve akabinde iptalini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile müvekkili lehine takip bedelinin %20'sinden az olmamak üzere tazminatın davalıdan tahsilini, hukuka aykırı olarak düzenlenen davaya konu senedin iptalini, vekalet ücreti ve sair yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/10/2025 tarih ve 2025/1746 Esas, 2025/959 Karar sayılı kararı ile; davacı davaya konu senedi kiraladığı aracın karşılığında teminat senedi olarak verildiğini, davacı vekili takibe konu senedi davacının kiralamış olduğu araç nedeniyle alındığını, üzerinde tahrifat yapılarak takibe koyduklarını beyan ettiğini, davacı vekilinin beyanları değerlendirildiğinde davaya konu senedin kira sözleşmesi nedeniyle verildiği hususu sabit olduğunda mahkememizin görevsiz olduğunu, görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğunu bu sebeple davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf talebi ile; davaya konu uyuşmazlığın, kira ilişkisinden değil, senette tahrifat yapılmasından kaynaklanmakta olduğunu, takibin dayanağı olan senedin, müvekkilime ait olmadığını ve üzerindeki imza da müvekkilim tarafından atılmadığını, müvekkilinin, davalıdan 20/10/2021 tarihinde araç kiraladığını, aracın kiraladığı gün kendisine senet imzalatıldığını, müvekkilinin imzaladığı senedin, aracın teslimi ile kendisine verildiğini ve fakat müvekkilinin, kendisi aleyhine başlatılan icra dosyasının tebliğ evrakı ile kendi adı yazılı olan başka bir senedin varlığından haberdar olduğunu ve bu senedin işleme konulduğunun görüldüğünü, müvekkilinin araç kiraladığı gün imzaladığı senet ile menfi tespit davasına konu olan senet aynı senedin aynı olmadığını, menfi tespit davasına konu bonoda tahrifat yapıldığını, ilk bakışta dahi açıkça anlaşılmakta olduğunu, dava dilekçesinin muhteviyatı ile gerekçeli karardaki açıklamaların birbiri ile bağdaşmadığını, bu nedenlerle; ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/1746 Esas, 2025/959 Karar sayılı, 28.10.2025 tarihli usulden ret kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılarak görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/1746 Esas, 2025/959 Kara sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı, HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, bonodan kaynaklanan menfi tespit talebine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesi ile, takibin dayanağı olan senedin, davacıya ait olmadığını ve üzerindeki imzanın da davacı tarafından atılmadığını, davacının, davalıdan 20/10/2021 tarihinde araç kiraladığını, aracın kiraladığı gün kendisine senet imzalatıldığını, davacının imzaladığı senedin, aracın teslimi ile kendisine verildiğini ve fakat davacının, kendisi aleyhine başlatılan icra dosyasının tebliğ evrakı ile kendi adı yazılı olan başka bir senedin varlığından haberdar olduğunu ve bu senedin işleme konulduğunun görüldüğünü, davacının araç kiraladığı gün imzaladığı senet ile menfi tespit davasına konu olan senedin aynı olmadığını, menfi tespit davasına konu bonoda tahrifat yapıldığını iddia etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 1. maddesine göre, göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir. Yine aynı Yasanın 114/1-c maddesi uyarınca davaya bakmaya mahkemenin görevli olup olmadığı hususu dava şartlarından olup, 115. madde gereğince davanın her aşamasında resen incelenmesi gerekmektedir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olmakla, istinaf sebebi olarak ileri sürülmese dahi, HMK'nun 355. maddesi gereğince istinaf kanun yolu aşamasında resen gözetilmesi gerekir. Takibe ve davaya konu bononun araç kira ilişkisi kapsamında düzenlenmediğinin bu senedin aracın teslimi ile kendisine geri verildiğinin uyuşmazlığa konu senedin başka bir senet olduğunun iddia edilmesi karşısında, bonoya ilişkin hükümler 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiştir. Anılan Kanunun 4.maddesinde taraflardan biri tacir olmasa bile bu Kanunda düzenlenen hususlara ilişkin davaların ticari dava sayıldığı açıkça hükme bağlanmıştır. Aynı Kanunun 5.maddesi hükmünde yapılan değişiklik uyarınca, Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi 01.07.2012 tarihinden itibaren görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Görev kamu düzenine ilişkin olup, dava şartlarından bulunduğundan yargılamanın her aşamasında mahkemece re’sen gözetilmelidir. (Yargıtay 19.HD'sinin 2014/12085-2015/914 EK sayılı kararı benzer mahiyettedir.) Bono, TTK'da düzenlendiğinden uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir.Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 07/07/2021 tarihli ve 608 sayılı kararı ile ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yargı çevresinin, ... İli mülki sınırları olarak belirlenmesine ilişkin kararın uygulanma tarihinin 01/09/2021 tarihi olarak belirtildiği, 01/09/2021 tarihinden sonra açılan işbu davada görevli mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesince işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken görevsizlik kararı verilmesi doğru bulunmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, dava konusu uyuşmazlık bakımından Ticaret Mahkemesi'nin görevli olması nedeniyle, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/10/2025 tarih ve 2025/1746 Esas, 2025/959 Karar sayılı kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2)-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/10/2025 tarih ve 2025/1746 Esas, 2025/959 Karar sayılı kararının HMK.'nun 353/1-a-3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3)-Dava dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 1.683,00.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde istinaf eden davacıya İADESİNE, 5)-Davacı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA, 6)-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE, 7)-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 8)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a-3 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle kesin olmak üzere 09/02/2026 tarihinde karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır