(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2009/19172 E. , 2010/2175 K. "" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 24.06.2009 gün ve 2009/8502-10621 sayılı bozma kararında; “M…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2009/19172 E. , 2010/2175 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 24.06.2009 gün ve 2009/8502-10621 sayılı bozma kararında; “Mahkemece, çekişmeli taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya arasında bulunan 30.06.2007 tarihli orman bilirkişi raporunda, memleket haritasında yapraklı ağaç ve çalılık rumuzu ile işaretlendiği, eğimin 20-25 olduğu, memleket haritasında yapraklı ağaç ve çalılık işaretli alanda kaldığı bildirilmiş, ancak yapraklı ağaçların meyve ağacı olduğu belirtilmiş ise de, ham toprak olan taşınmazlar üzerinde ne tür meyve ağaçlarının yetiştiği bildirilmemiştir. Zira, ham toprak üzerinde meyve ağacı bulunmaz. Hükme esas alınan 09.05.2008 tarihli bilirkişi raporuna gore de, taşınmazların taşlık ve serpili halde ... türündeki bitkilerle ve yer yer meşe ağaçları ile kaplı olduğu, bu ağaçların yapraklarından hayvan yemi olarak yararlanıldığı açıklanmış, ancak raporun sonuç bölümünde taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtilerek rapor içeriği ile çelişkiye düşülmüştür. Tespit sırasında sadece memleket haritasına dayalı inceleme yapılmış, memleket haritasında yeşil renkli görülen yerlerin orman, açık görülen yerlerin ham toprak olduğu bildirilmiştir. Taşınmazların eylemli durumu, eğimi ve konumu dikkate alınmamıştır. Memleket haritasındaki lejandda ise, taşınmazın üzerinde bulunan yapraklı ağaçların orman olduğu belirtilmiştir. Dava konusu 113 ada 61 sayılı parselin güneyinde, batısında ve kısmen kuzeyinde bulunan 113 ada 1 sayılı parsel orman olarak tespit edilmiştir. Memleket haritasında iki parsel üzerinde yapraklı ağaç ve çalılık rumuzuna yer verilmiştir. Taşınmazın eylemli olarak tabii yetişen meşe ağaçları ile kaplı olduğu bilirkişi raporları ile sabittir. Meşe ağacı tohumu, ağır tohumlu ağaçlar grubu içerisinde yer aldığı ve tohum kanatlarının olmaması nedeni ile uzak mesafelere rüzgar v.s. gibi etkenlerle taşınarak çalılık alanlar içerisinde çimlenip yetişmesi mümkün görülmemektedir. Dolayısı ile davalı taşınmaz üzerindeki meşenin daha önceki yıllarda tahrip edilmiş olduğu, hava fotoğraflarının bu senelerde çekilmiş olduğu, fakat daha sonraki yıllarda toprak altında kalan kök ve yüzeyde bulunan gövde kesitlerinden çıkan kök ve sürgünlerinden yeniden bugün üzerinde görülen meşe ormanının meydana geldiği bilimsel bir gerçektir. Taşınmazlar üzerinde meşe ağaçlarının yer aldığı, bu ağaçların yapraklarından hayvan yemi olarak yararlanıldığı, memleket haritasında 2009/19172 - 2010/2175