Başvuru, beyanları belirleyici ölçüde hükme esas alınan tanıkların başvurucu (sanık) tarafından duruşmada sorgulanmasına imkân verilmemesi nedeniyle tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, beyanları belirleyici ölçüde hükme esas alınan tanıkların başvurucu (sanık) tarafından duruşmada sorgulanmasına imkân verilmemesi nedeniyle tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Çorum Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) üyesi olduğu şüphesiyle başvurucu hakkında soruşturma başlatmıştır. Soruşturma neticesinde Başsavcılık başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması talebiyle 13/4/2018 tarihli iddianame düzenlemiştir. İddianamede özetle başvurucunun ByLock Tespiti, tanıklar F.Z. ve E.Ç.nin ifadeleri neticesinde atılı suçu işlediğini iddia etmiştir. İddianamenin kabulü ile açılan dava, Çorum Ağır Ceza Mahkemesinin (Mahkeme) E.2018/294 sırasına kaydedilerek görülmeye başlanmıştır. Yargılamada 24/4/2018 tarihinde duruşma hazırlığı işlemleri yapılmıştır. Tensip Tutanağı'nda diğerlerinin yanı sıra Başsavcılık ve İl Emniyet Müdürlüğüne ayrı ayrı müzekkere yazılarak sanığın ByLock programını kullanıp kullanmadığı konusunda ellerinde bulunan bütün bilgi, belge, yazışma içerikleri ve analiz raporlarının istenmesine, tanıklar F.Z. ve E.Ç.nin istinabe yoluyla dinlenmesine karar verilmiştir. Yargılama üç celsede bitirilmiştir. Birinci celsede başvurucu hakkında Çorum Emniyet Müdürlüğüne ByLock çözümlerinin yapılıp yapılmadığı hususunda yazılan müzekkereye verilen cevapta sanığın adının ByLock kullanıcı listesinde bulunduğu ancak user ID tespitinin yapılamadığına ilişkin evrak Mahkemeye sunulmuştur. Yine aynı celsede tanıklar F.Z. ve E.Ç.nin bilgi ve görgüsünün tespiti için yazılan talimatlara ikmalen cevap verilmiştir. Tanık F.Z.nin beyanının başvurucu ile ilgili kısmı şöyledir:"Ben Sadık Çelik'i 'samet' kod ismi ile Çorum'dan tanırım. Kendisi ile 2015 yılında cemaat evlerinde bulunduğumuz esnada tanışmıştık. Kendisinin Elazığlı olduğunu biliyorum. Kendisi Sağlık Meslek Yüksek Okulunda hemşirelik bölümünde okumaktaydı. Ben örgüt kapsımında BTM olarak görev yapıyordum. Kendisi de benim bir altımda örgütte görev almıştı. Kendisi ile farklı evlerde kalıyorduk. Sadık Çelik askeri liselere hazırlanan sınıf öğrencilerinden mesuldü. Kendisi ile birlikte katıldığımız haftada bir olarak düzenlenen sohbet toplantıları olurdu. Bu toplantılar genel itibari ile maneviyat eksenli geçerdi. Toplantılarda Kuran-ı Kerim okunur, ardından Fetullah Gülen'e ait o haftanın 'Bam teli' videosu izlenirdi. Toplantıların ardından bizden sorumlu olan kişi nezdinde gündem konuları aktarılırdı. Gündem konularından kastım, tatil dönemlerinde öğrenciler ile ilgili faaliyet yapılıp yapılmayacağı, öğrencilerin ders çalışma programı gibi konulardır. Gündem konularında gazete, dergi aboneliği gibi konular konuşulmazdı. Zira bu talepler genellikle esnaf kesimine yapılırdı. Toplantılarda himmet de toplanmazdı. Sadık Çelik askeri liselere hazırlanan öğrencilerden mesul olup bu öğrencilerin sorumluluğu ayrıca başka üniversite öğrencilerine de verilirdi. Sadık Çelik de hafta bir bu öğrencilerden mesul olan öğrencilere sohbet verirdi. 2016 yılı Şubat veya Mart ayında ben Çorum'dan ayrıldım. Bu tarihten sonrada Sadık Çelik ile yüz yüze ya da telefon ile herhangi bir görüşme yapmadım. Bu nedenle kendisini bu tarihten sonraki örgütsel faaliyetlerine ilişkin herhangi bir bilgim bulunmamaktadır. Benden önceki döneminde kendisi BTM olarak görev yapmış olabilir. Ancak benim dönemimde iken benim bir altımda görev yapmaktaydı." Tanık E.Ç.nin beyanının başvurucu ile ilgili kısmı şöyledir:"Ben 2012-2017 yılları arasında Hitit üniversitesi makina mühendisliği bölümünde öğrenci idim, sanığı 2014 yılında benim BTM olduğum dönemde tanıdım kendisi örgüt yapılanması içinde BTM idi. [K]endisi Niğdeli olup Sağlık Meslek Yüksekokulunda hemşirelik bölümü öğrencisiydi, sanık 2014-2015 yılı eğitim öğretim döneminde 1 yıl BTM görevi yürüttü, sanık benimde katıldığım BTM lerin sohbet toplantılarına katılıyordu bu toplantılar haftada bir yapılıyordu, toplantılarda Fethullah Gülen kitapları ve risale okunuyordu, Fethullah Gülen'in CD leri izleniyordu, bu toplantılarda burs himmet bağış adı altında para toplanması söz konusu olmuyordu, sanık 2015-2016 döneminde ise (BİM) Bölge ilköğretim Mesulu olarak görev yaptı, bu dönemde sohbet toplantılarına birlikte katılmıyorduk ama benim [G.Y.] isimli samimi bir arkadaşım aynı dönem BİM olmuştu. Sanığı da bu münasebetle BİM görevi yaptığı dönemde görmeye devam ettim." Başvurucu; müdafiinin hazır bulunduğu 26/6/2018 tarihli birinci celsede alınan savunmasında ByLock kullanmadığını, tanıkların hiçbirisini tanımadığını, ifadelerini kabul etmediğini, üzerine atılı suçu işlemediğini savunmuştur. İkinci celsede diğerlerinin yanı sıra ByLock ID tespitine ve Dijitürk aboneliğine ilişkin birinci celsede verilen ara kararından dosyadaki mevcut delil durumu, alınan beyanlar, yargılamanın geçirdiği safahat dikkate alınarak vazgeçilmesine karar verilmiştir. Anılan celsede iddia makamı tarafından esas hakkında mütalaa sunulmuştur. Mahkeme, başvurucu müdafiinin süre talebinin kabulüne ve duruşmanın 18/9/2018 tarihine ertelenmesine karar vermiştir. Üçüncü celsede başvurucu esas hakkında mütalaaya karşı beyanında önceki savunmalarını tekrarlayarak isnat edilen suçu inkâr etmiştir. Başvurucu müdafii ise örgüt üyeliği suçunun gerçekleşmediğini, önceki savunmaları doğrultusunda müvekkilinin beraatine, olmadığı takdirde lehine olan hükümlerin uygulanması talep etmiştir. Mahkeme, başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:"... dosya kapsamındaki aşamalarda beyanları alınan tanıklar [E.Ç.nin] ve [F.Z.nin] beyanları bir bütün halinde değerlendirildiğinde sanığın bölgeci olarak görev yaptığı, örgüt evlerinden mesul olarak hareket ettiği, sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü içerisinde bulunduğu sorumlu düzeyde faaliyet yürüttüğü, örgüte hizmet edecek şekilde askeriyeye öğrenci yetiştirdiği ve bu öğrencileri askeri sınavlara hazırladığı, sanığın SAMET kod adını kullandığıve örgüt içerisinde Bölge Talebe Mesulü olduğu, sanığın17 Aralık 2013 tarihinden sonra FETÖ/PDY Terör Örgütü üyeleri tarafından telefon dinlemeleriyle ilgili tedbir alınmaya başlandığı, bu kapsamda örgüt görüşmelerinin bir takım haberleşme programları üzerinden yapıldığı, bu programların güvenlik zafiyeti olduğundan örgütün bu programları kullanmaktan vazgeçtiği, FETÖ/PDY Terör Örgütü Lideri Fethullah Gülen’den gelen talimatla örgüt üyelerinin yoğun olarak ByLock denilen programı kullandığı ve ByLock üzerinden mesajlaşmak suretiyle bilgi alışverişini sağladıkları, bu hususta ByLock programı üzerinden görüşme yapmayanların örgüte ihanet ettiği hususunun bildirildiği, bu kapsamda soruşturma aşamasında yapılan araştırmalar neticesinde ve ByLock sorgu kayıtlarına göre her ne kadar User-ID tespit edilememiş ise de, tanık beyanları da dikkate alındığında sanığın örgüt içerisinde sorumlu düzeyde ve kod adı kullanarak faaliyette bulunduğu, tüm bu bilgiler birlikte değerlendirildiğinde ByLock isimli programı yüklediğinin kabulü gerektiği, bu şekli ile sanığın terör örgütüne aidiyet duygusu içerisinde örgütün emir ve talimatlarını sorgulamadan yerine getirdiğinin anlaşıldığı, sanığın eylem çeşitliliği, suçun işleniş biçimi, sanığın güttüğü amaç ve saiki, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, sanığın cezası belirlenirken alt sınırdan uzaklaşmak gerektiği, sanığın yargılama sürecindeki olumlu davranışları ve cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri sanık yararına cezayı hafifletici takdiri indirim nedeni kabul edilerek hakkında Türk Ceza Kanunu'nun maddesinde düzenlenen takdiri indirim nedenlerinin uygulanması gerektiği kanaatine varılmıştır." Başvurucu anılan karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Esastan ret kararında "her ne kadar sanığın silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan kriptolu iletişim ağı ByLock'u kullandığına dair bir tespit yapılamamış ise de; tanıklar F.Z. ve E.Ç.nin sanığın örgüt içerisinde aktif olarak faaliyetlerde bulunduğuna, Askeri Lise Sınavlarına hazırlanan Sınıf öğrencilerinin mes'ulü olduğuna, askeri öğrencilerden sorumlu diğer üniversite öğrencilerine sohbet adı verilen gizli örgütsel toplantılarda sohbet hocalığı yaptığına, Bursa Askeri Lisesinde okuyan birkaç öğrencinin takip imamlığını yaptığına, örgüt hiyerarşisi içerisinde BTM (Bölge talebe mesulü) ve BİM (Bölge ilköğretim mesulü) olarak faaliyet gösterdiğine, gizliliği sağlamak maksadıyla 'Samed' kod adını kullandığına dair beyanları nazara alındığında" kabulüne yer verilmiştir. Başvurucu, temyiz dilekçesinde diğerlerinin yanı sıra hakkında beyanda bulunan tanıklar F.Z. ve E.Ç.nin mahkeme huzurunda dinlenmediğini, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi'yle (SEGBİS) bağlantı kurulmadığını ve soru sorma hakkının kullandırılmadığını belirtmiştir. Yargıtay onama kararı vermiştir. Hüküm, kanun yolu denetiminden geçerek 30/10/2019 tarihinde kesinleşmiştir. Başvurucu nihai hükmü 15/1/2020 tarihinde öğrendikten sonra 6/2/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyon, başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne, hakkaniyete uygun yargılanma hakkıyla bağlantılı olarak tanık sorgulama hakkı dışındaki şikâyetlerin kabul edilemez olduğuna, anılan hakka ilişkin şikâyetlerin kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.