12. Ceza Dairesi 2011/10081 E. , 2012/18173 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık Hüküm : Beraat 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hüküm katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1-Sanıklar ... ve ... haklarında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Dosya kapsamında mevcut tapu kaydı ve sanıklar savunması dikkate alındığında dava konusu taşınmazın s
**12. Ceza Dairesi 2011/10081 E. , 2012/18173 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık Hüküm : Beraat 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hüküm katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1-Sanıklar ... ve ... haklarında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Dosya kapsamında mevcut tapu kaydı ve sanıklar savunması dikkate alındığında dava konusu taşınmazın sanıklar Mahmut ve ... tarafından LPG dolum istasyonu mevcut olarak satın alındığı, tescilli kültür varlığına zarar veren patlamanın meydana geldiği 30/10/2006 tarihinde sanıkların dava konusu taşınmazın maliki bulundukları ve istasyonun bu sanıklar tarafından işletildiği sübuta ermiş ise de; 2863 sayılı Kanunun 65/a maddesinde düzenlenen korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının zarara uğramalarına sebebiyet vermek suçunun kasten işlenebileceği, patlamanın sanıklar tarafından kasten icra edildiğine dair savunmalarının aksine delil bulunmaması karşısında; Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı, sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair cezalandırılmasına yeter, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, eksik ve yetersiz incelemeye dayanılarak karar verildiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 2-Sanıklar ... ve ... hakkındaki hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince; Korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli bulunan, Diyarbakır ili Merkez Kaynartepe mahallesi, 58 pafta, 999 ada, 116 parselde kaim bağ evinin bulunduğu parselin maliki olan Tankay İnşaat Turizm Gıda tarım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin yetkili müdürleri Alaaddin ve ... tarafından hazırlanan akaryakıt istasyonu kurulmasına yönelik uygulama projesinin, Diyarbakır Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 23/06/2000 tarihli 2422 sayılı kararı ile uygun olduğuna karar verildiği, bu projede LPG ikmal istasyonunun yer almadığı, aynı kurulun 12/06/2003 tarihli 3179 sayılı kararı ile tescilli bağ evi parselinde bulunan LPG otogaz ikmal istasyonunun uygun olmadığına ve kaldırılmasına karar verildiği, dava konusu yere ait tapu kaydından 17/06/2003 tarihinde Tankay İnşaat Turizm Gıda tarım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından Me-bal Malları Otomotiv İnşaat Nakliye Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine satıldığı, Kurulun 12/06/2003 tarihli kararı içeriğinden satış tarihinde dava konusu taşınmaz üzerinde LPG istasyonunun da mevcut bulunduğunun anlaşıldığı, bu itibarla sanıklar Alaadin Tan ve ...'ın LPG istasyonunun kendi mülkiyetleri döneminde yapılmadığına ilişkin savunmalarına itibar edilemeyeceği, adı geçen sanıklar yönünden kültür varlığı olarak tescilli bağ evinin bulunduğu parsel içerisinde kuruldan izin alınmaksızın LPG ikmal istasyonu inşa ettiklerinin sübuta erdiği, suç tarihi olarak Diyarbakır Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun, LPG ikmal istasyonunun varlığını ve projeye aykırı olarak yapıldığını tespit eden karar tarihi olan 12/06/2003 tarihi esas alınmak suretiyle yapılan incelemede; Sanıklar ... ve ...'a isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem 2863 sayılı Kanunun 65/a maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK’nın 7/2 maddesi yollamasıyla lehe neticeler doğuran (mülga) 765 sayılı TCK'nın 102/4 maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 104/2 maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihi olan 12/06/2003 tarihinden itibaren 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımı inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş olmakla, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının DÜŞMESİNE,11/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.