9. Ceza Dairesi 2023/7557 E. , 2023/6915 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI :2023/135 E., 2023/27 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, şantaj HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Şantaj suçu yönünden; Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliy
**9. Ceza Dairesi 2023/7557 E. , 2023/6915 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI :2023/135 E., 2023/27 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, şantaj HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Şantaj suçu yönünden; Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2022 tarih ve 2022/1059 Esas, 2022/841 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında: a) 2020-2021 yıllarındaki iddia edilen çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. b) 2010-2011 yıllarındaki çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve Şantaj suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 25.01.2023 tarihli ve 2023/135 Esas, 2023/27 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin birinci cümlesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Özetle Sanık ... hakkında mağdure ...'e yönelik 2010-2011 yıllarında gerçekleştirmiş olduğu çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve şantaj eylemleri bakımından her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmesi, sanık ...'in son eylemini 22.01.2021 tarihinde işlediği anlaşılan çocuğun nitelikli cinsel istismarı eylemleri bakımından sanığın mağdurenin öz ağabeyi olması, eylemlerin zincirleme şekilde işlenmiş olması hususlarının nitelikli hal oluşturmasının yanı sıra temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşılmasını gerektirdiği, buna karşılık hüküm kurulurken alt sınırdan ceza tayinine başlanması, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca arttırım uygulanırken oranın alt sınırdan takdir edilmesi, katılan kurum kendisini vekille temsil ettirmesine karşılık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve esas yönünde hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Mahkemece; "Her ne kadar sanık ... hakkında 17/02/2022 tarihli iddianame ile 2010-2011 tarihinde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve şantaj suçlarını işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle mahkememize kamu davası açılmış ise de, yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan beyanlara göre sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, cezalandırmaya elverişli, anayasal masumiyet karinesinin aksini ispat eder mahiyette kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmakla sanığın üzerine atılı suçları işlediğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereği ayrı ayrı beraatine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Sanığın mağdurun öz abisi olduğu Diyarbakır ilinde ikamet etmekte iken 2018 yılında İstanbul ili Sultanbeyli ilçesine taşındıkları, aynı evde ikamet ettikleri, 2020 yılının Eylül aynıdan sonra sanığın değişik zamanlarda birden fazla kez mağduru tehdit etmek suretiyle banyoya götürdüğü, burada mağdur ile zorla cinsel ilişkiye girdiği, mağdur hakkında Marmara Üniversitesi İstanbul Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 22/01/2021 tarihli raporunun mağdura cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirildiğini doğruladığı, sanığın bu eylemlerinin 14/01/2021 tarihine kadar devam ettiği, bu eylemlerinden dolayı mağdurun bu tarih itibariyle evden kaçtığı ve 22/01/2021 tarihinde de kendiliğinden amcasının evine gelerek durumu anlattığı ve bunun üzerine sanıktan şikayetçi olduğu, bu bağlamda toplanan deliller ve yukarıda değinilen gerekçelere göre sanığın üzerine atılı çocuğun nitelikli cinsel istismar suçunu işlediğinin sabit olduğu ve hakkında 5237 sayılı TCK'nın 103/2, 103/3-c ve 43/1 maddelerinin uygulanma yeri bulunduğu anlaşılmış ve sanığın cezalandırılması cihetine gidilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Mağdurun aşamalarda alınan beyanlarının istikrarlı olması, hakkında düzenlenen adli rapor içeriklerinin bu beyanları desteklemesi, sanığa bu denli iftira etmesini gerektirir bir nedeninin bulunmaması hususları bir arada değerlendirildiğinde mahkememizce mağdurun beyanlarına itibar edilerek mahkumiyet hükmüne esas alınmış; Yine dosya kapsamı sanığın aşamalarda alınan savunması karşısında sanığın 2020 Eylül ayı ve sonrasında mağdurun 15 yaşını doldurduktan sonra tehdit eylemi ile üzerine atılı suçları işlediği kabul edilmiştir. Her ne kadar sanık aşamalarda alınan savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de, mağdurun aşamalarda alınan ve mahkememizce itibar edilerek üstünlük tanınan beyanı ve sanığın mağdura yönelik cinsel davranışlarda bulunduğunu kabul eden tevili ikrar içeren beyanları karşısında; sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına mahkememizce itibar edilmemiştir." şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Şantaj Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin reddinin gerektiği anlaşılmıştır. B. 2010-2011 Yıllarındaki Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanık hakkında kurulan hükümde, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış olup katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir. C. 2020-2021Yıllarındaki Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı , eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un Cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükümde, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, neticenin ağırlığı, sanığın kusurunun ağırlığı ile güttüğü amaç ve saiki nazara alınarak temel cezanın alt sınırdan belirlendiği anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR A. Şantaj Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 25.01.2023 tarihli ve 2023/135 Esas, 2023/27 Karar sayılı kararına yönelik katılan Bakanlık vekilinin vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, REDDİNE, B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Beraat ve Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden Gerekçenin (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 25.01.2023 tarihli ve 2023/135 Esas, 2023/27 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2023 tarihinde karar verildi.