12. Ceza Dairesi 2020/10623 E. , 2024/393 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Mahalli Cumhuriyet savcısı, katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci madd
**12. Ceza Dairesi 2020/10623 E. , 2024/393 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Mahalli Cumhuriyet savcısı, katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli ve 2014/5 Esas, 2016/104 Karar sayılı kararı ile; 1.Sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesinin birinci fıkrası, 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 51 inci maddesinin birinci, üçüncü, yedinci ve sekizinci fıkraları, 53 üncü maddesi gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.Sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesinin birinci fıkrası, 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 51 inci maddesinin birinci, üçüncü, yedinci ve sekizinci fıkraları, 53 üncü maddesi gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesinin birinci fıkrası, 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 51 inci maddesinin birinci, üçüncü, yedinci ve sekizinci fıkraları, 53 üncü maddesi gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Mahalli Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri; Somut olayda suç mahallinin korunması gereken yerler kapsamında olması nedeniyle aksine kanaatle sanıkların cezalarında 1/3 oranında indirim yapılarak haklarında eksik ceza tayininin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. Katılan vekilinin temyiz nedenleri; 1.Verilen kararın usul ve Yasaya aykırı olduğuna, 2. Sanıklar hakkında erteleme hükümlerinin uygulanmamasının gerektiğine, 3. Diğer temyiz nedenlerine, İlişkin. III. OLAY VE OLGULAR A. Yerel mahkemenin Kabulü;" Yapılan yargılama toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek suç tarihinde SİT alanı içerisinde yer almayan taşınmaz üzerinde kültür ve tabiat varlığı bulma amacıyla kazı yaptıkları, üzerlerine atılı suçtan cezalandırılmaları gerektiği sonucuna varılmıştır." denmiştir. B. Sanık ... savunmasında; " Biz devlet teşvikinden yararlanmak amacıyla ... ve ...'nun dedesi ...'ya ait araziye ceviz ağacı dikmek istedik ancak su bulunmadığı için su çıkartmak üzere kuyu kazmaya karar verdik, bizim define aramak gibi kastımız kesinlikle yoktur, suçsuzum, beraatimi talep ederim, dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur. C.Sanık ... savunmasında; "Konu ile ilgili daha önce İstanbul Anadolu Sulh Ceza Mahkemesinde ifade vermiştim. O ifademi aynen tekrar ederim. Kendi arazimize devletimizin vermiş olduğu ceviz teşvikinden yaralanmak için su kuyusu kazamaya karar verdik. Su idaresine babam gidip izin almak istediğinde kendi tapulu arazimize 10 metreye kadar kazılacağını söylemişler. Biz de ağabeyim ... ve ... isimli şahıs ile dedemizin üzerine kayıtlı tapulu arazimize su kuyusu kazıyorduk. Bizi çekemeyen birisi define arıyorlar diye ihbar etmiş. Biz define aramıyorduk. Su kuyusu kazdığımıza dair şahitlerimiz de vardır. Şahitlerimizin dinlenmesini talep ediyorum. Şahitlerimin isimlerini ve adreslerini dilekçe ile kendi mahkememe göndereceğim. Suçsuzum. Öncelikle beraatime karar verilmesini talep ediyorum. Mahkemece aksi kanaate varılacaksa hakkımda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına ilişkin yasa maddelerinin uygulanmasını talep ediyorum. Dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur. D.Sanık ... savunmasında; "Konu ile ilgili daha önce İstanbul Anadolu Sulh Ceza Mahkemesinde ifade vermiştim. O ifademi aynen tekrar ederim. Dedemiz Kamil Furuncudan bize miras olarak kalan kendi arazimize devletimizin vermiş olduğu ceviz teşvikinden yararlanmak için su kuyusu kazamaya karar verdik. Su idaresine babam gidip izin almak istediğinde kendi tapumuzu 10 metreye kadar kazılacağını söylemişler. Biz de kardeşim ... ve ... isimli şahıs ile dedemizin üzerine tapulu arazimize su kuyusu kazıyorduk. Bizi çekemeyen birisi define arıyorlar diye ihbar etmiş. Biz define aramıyorduk. Kullandığımız malzemeler ...'ya aittir. Su kuyusu kazdığımıza dair şahitlerimiz de vardır. Şahitlerimizin dinlenmesini talep ediyorum. Şahitlerimin isimlerini ve adreslerini dilekçe ile kendi mahkememe göndereceğim. Suçsuzum. Öncelikle beraatime karar verilmesini talep ediyorum. Mahkemece aksi kanaate varılacaksa hakkımda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına ilişkin yasa maddelerinin uygulanmasını talep ediyorum. Dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur. IV. GEREKÇE 18.07.2013 günü saat 15:00 sıralarında izinsiz kazı yapıldığına dair ihbar yapılması üzerine jandarma görevlilerince saat 18:00 sıralarında olay yerine gidildiği, olay yerinin ormanlık alan olduğu, içerisinde çadır benzeri bir yapının farkedildiği, bu alana yaklaşıldığında bir şahsın kazı yapılan yere yakında bulunan kazı malzemelerinin başında durduğu, diğer şahsın kazılan yerin başında beklediği çıkan toprağı alarak kenara döktüğü, üçüncü kişinin de kazılan çukurun içinde olduğu, vinç ve jenaratörün çalışır vaziyette olduğu, kazılan yerin yaklaşık 10 metre derinliğinde olduğu, çukurun kenarında toprak yığınlarının olduğu, çukurun üzerine vinç kurmak için kullanılan demir iskelenin kurulu olduğu, demir iskeleye monte edilmiş 20 metrelik çelik halatlı vinç bulunduğu, vincin takılı bulunduğu çukurun tabanında içi toprakla dolu vaziyette üç tekerlekli demir inşaat kavasının olduğu, çukurun tabanında hilti, uzatma kablosu, murç, jenaratör olduğu, kazılan alanın çevresinde keser, kazma, balyoz, balta olduğu olduğu, kazı yapan şahısların sanıklar olduğu tespit edilmiş, sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kamu davası açılmıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin erteleme kararlarının hukuka aykırı olduğuna ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Dava konusu yerde bağımsız arkeolog ve fen bilirkişi refakatinde keşif yapılarak, sit alanı ya da 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olup olmadığı tereddütsüz şekilde tespit edilerek, sonucuna göre sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanunun 74/1-2. cümlesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu gözetilmeksizin, davanın tarafı konumunda bulunan Müze Müdürlüğü raporu hükme esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi, V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli ve 2014/5 Esas, 2016/104 Karar sayılı sayılı kararına yönelik mahalli Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.01.2024 tarihinde karar verildi.