12. Ceza Dairesi 2011/9720 E. , 2012/23512 K. Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık Hüküm : 1- Sanıklar ...,... ,...ve ...hakkında; 2863 sayılı Kanunun 74/1, 5237 sayılı TCK'nın 43/1, 63, 53/1 maddeleri uyarınca mahkumiyet 2- Sanıklar ..., ..., ..., ...ve... hakkında; 2863 sayılı Kanunun 74/1, 5237 sayılı TCK'nın 43/1, 53/1 maddeleri uyarınca mahkumiyet 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler sanık ... m…
**12. Ceza Dairesi 2011/9720 E. , 2012/23512 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık Hüküm : 1- Sanıklar ...,... ,...ve ...hakkında; 2863 sayılı Kanunun 74/1, 5237 sayılı TCK'nın 43/1, 63, 53/1 maddeleri uyarınca mahkumiyet 2- Sanıklar ..., ..., ..., ...ve... hakkında; 2863 sayılı Kanunun 74/1, 5237 sayılı TCK'nın 43/1, 53/1 maddeleri uyarınca mahkumiyet 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafii, sanık ... ile katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek, Gayrı Menkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu Başkanlığı'nın 11/12/1976 tarih ve A-268 sayılı kararı ile belirlenen 1. derece arkeolojik sit alanı içerisindeki müşteki ...'a ait tarlada izinsiz kazı yaptıkları, her ne kadar olay yerinde keşif icra edilmemiş ise de, olaydan sonra kazı mahallini inceleyen müze uzmanlarınca, söz konusu tarlanın 1. derece arkeolojik sit alanı sınırları içerisinde kaldığının, sanıklar tarafından 2.00 x 2.10 cm ebadında, 1.70 cm derinliğinde çukur kazıldığının, bu eylem nedeniyle Roma dönemine ait bir oda mezarın zarar gördüğünün tespit edildiği, sözü edilen tespitleri içeren 09/11/2005 tarihli raporun ekinde olay yerine ait fotoğrafların da yer aldığı, keza kolluk kuvvetlerince düzenlenen aynı tarihli olay yeri görgü ve tespit tutanağında, kazı çukurunun ebat ve derinliği ile ilgili benzer saptamalardan söz edildiği, bu bakımdan izinsiz kazı yapılan yerin 1. derece arkeolojik sit alanı içerisinde olup 2863 sayılı Kanun kapsamında kaldığı ve kültür varlığı elde etmek için yeterli derinliğe ulaşıldığı hususlarında tereddüt bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamede, olay yerinde keşif yapılarak suç vasfı belirlenmeksizin hüküm kurulması nedeniyle bozma öneren (1) numaralı görüşe ve; Kolluk kuvvetlerince düzenlenen ve suç üstü yakalanan tüm sanıkların imzalarını içeren 09/11/2005 tarihli olay tutanağında, kazı mahallinde bulunan sanıkların, telefonla görüştükleri kişilere “yarım saatlik işimiz kaldı, biz birinciyi bulduk, gelin ikinciyi beraber açalım, daha işimiz bitmedi, biz bittiğinde size haber vereceğiz” şeklinde söylemde bulunduklarının belirtildiği, aynı tutanağa göre, sanık ...'in yakalandıktan sonra kolluk kuvvetlerine, suça konu yeri kazdıklarını, Tavas yolu üzerindeki bir lokantada isimleri ...ve... olan iki eksperin kendilerini beklediklerini, kazıdan sonra onları çağırmayı düşündüğünü, aracının,... isimli şahsa ait ... ile birlikte lokanta önünde park halindeolduğunu söylediği, yine sanık ...'in, kollukta müdafii huzurunda...ği ifadede, sanık ...'in eskiden beri antika merakı olduğunu, kazı yapacaklarını bu sanığın da bildiğini, değerli bir varlık bulmaları halinde bu varlığın para edip etmeyeceğine sanık ...'in bakacağını beyan ettiği, kazıyı yapan diğer sanıkların ifadelerine göre de onları kazı mahalline sanık ...'in aracı ile sanık ...'in getirip götürdüğü, sanık ...'in, Cumhuriyet Savcılığında müdafii huzurunda...ği ifadede, yakalandıkları restoranda sanık ... ile karşılaştığını, sanık ... ile birlikte geldikleri aracın çalışmaması nedeniyle sanık ...'in aracını ödünç aldığını beyan ettiği, buna karşılık sanık ...'in, sanık ... ile yaptığı telefon görüşmesi sonucunda arkadaşı olan sanık ... ile birlikte söz konusu restorana gittiklerini, sanık ...'i orada görmediğini, araçlarının çalışmaması ve sanık ...'in aracının ödünç alınması gibi bir durum olmadığını söylediği, bütün bu beyan, bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, olayın gerçekleştiği Karacasu ilçesi dışında ikamet eden sanıklar ... ve ...'in, sanık ... ile anlaşarak kazı faaliyetini takip etmek üzere ilçeye geldikleri, olay yerinde bulunan sanık ...'in, kazının sonucunu öğrenmek için restoranda bekleyen diğer sanıklar ...ile...'yi eylemin gidişatından haberdar ettiği, kazı yapan sanıkların olay mahalline sanık ... tarafından getirilip götürüldükleri, bu süreçten sanık ...'nin de bilgisinin olduğu, mahkemece sanıklar ...ile...'nin atılı suçtan mahkumiyetlerine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamede bozma öneren (2) numaralı görüşe bu sanıklar yönünden iştirak edilmemiştir. 1- Sanıklar ..., ..., ... ve ...'in mahkumiyetlerine ilişkin hükmün incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiinin, sanıkların kültür varlığı bulmak amacıyla değil, define aramak amacıyla hareket ettiklerine, atılı suçun eksik teşebbüs aşamasında kaldığının kabulü gerektiğine; katılan vekilinin, yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan karar verildiğine ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; a) Her ne kadar kolluk kuvvetlerince düzenlenen tarihsiz olay yeri görgü ve tespit tutanağında, 07/11/2005 günü ile 08/11/2005 günü sabah saatlerinde yapılan kontrollerde müşteki ...'a ait tarlada sadece şiş izlerine rastlanıldığı belirtilmekte ise de, sanık ...'in, kollukta ve Cumhuriyet Savcılığında müdafii huzurunda...ği ifadelerde, 07/11/2005 günü de kazı yaparak küp parçaları bulduklarını, kazıya daha sonra devam etmek üzere kazdıkları yerin üstünü kapatarak tarladan ayrıldıklarını beyan ettiği, sanık ...'in de soruşturma aşamasındaki ifadelerinde, 07/11/2005 günü de kazı yaptıkları yönünde beyanda bulunduğu, bu durumda sanıkların 07/11/2005 günü başladıkları kazı faaliyetine kolluk kuvvetlerince yakalandıkları 09/11/2005 günü saat 01:00'e kadar devam ettikleri sonucuna varılacağı, aynı yeri kazmaya devam eden sanıkların kazı faaliyetine aralıksız devam etmeleri zorunlu olmayıp eylemin bir bütün halinde tek suç olarak kabulü gerektiği, bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı suçun birden fazla işlenmesi halinin somut olayda söz konusu olmadığı, bu nedenle sanıklar hakkında tayin edilen temel cezanın 5237 sayılı TCK'nın 43/1 maddesi uyarınca arttırılamayacağı gözetilmeksizin sanıklara fazla ceza tayini, b) 5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca sanıkların sadece kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmalarına karar verilirken, hak yoksunluğu süresinin koşullu salıverilme tarihine kadar olması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının (A) bendinde yer alan (2) numaralı alt bendinin hükümden çıkarılması, (9) numaralı alt bendinin “5237 sayılı TCK' nın 53/3 maddesi uyarınca, aynı Kanunun 53/1-c maddesinde belirtilen kişisel hak yoksunluğunun, sanıkların sadece kendi alt soyları üzerindeki yetkileri bakımından koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer bentlerde belirtilen hak yoksunluklarının ise mahkum oldukları hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına” şeklinde düzeltilmesi ile hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2- Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'in mahkumiyetlerine ilişkin hükmün incelenmesine gelince; Sanıklar ..., ... ve ... hakkında yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanıklar..., ... ve ...'in, aşamalarda...kleri benzer ifadelerde olay günü iş için ... iline gitmekte olduklarını, yol üzerindeki bir restoranda mola...klerinde diğer sanık ...'i gördüklerini beyan ettikleri, sanık ...'in de, sanık ... ile birlikte bu sanığa ait araçla seyir halinde iken arkadaşı olan sanık ... ile telefonda görüştüğünü ve söz konusu restoranda buluştuklarını ifade ettiği, sanık ...'e ait iletişimin tespiti kayıtlarından, sanıklar ...ile...'in 08/11/2005 günü birçok kez görüştüklerinin anlaşıldığı, ancak tüm dosya kapsamında, sanıklar ..., ... ve ...'nun, izinsiz kazı eyleminden haberdar olduklarına ve bu eyleme iştirak ettiklerine dair savunmalarının aksine, mahkumiyetlerine yetecek kesin deliller bulunmadığı, bu sanıkların atılı suçtan beraatlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile mahkumiyetlerine karar verilmesi, Sanıklar ... ve ... hakkında yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ...'in, hakkında kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına; sanık ... müdafinin, sanığın atılı suçu işlediğine dair kuvvetli ve inandırıcı bir delil bulunmadığına; katılan vekilinin, yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan karar verildiğine ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; a) Yukarıda açıklanan gerekçelerle sanıklar hakkında belirlenen cezanın 5237 sayılı TCK'nın 43/1 maddesi uyarınca arttırılamayacağı gözetilmeksizin sanıklara fazla ceza tayini, b) 5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca sanıkların sadece kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmalarına karar verilirken, hak yoksunluğu süresinin koşullu salıverilme tarihine kadar olması gerektiğinin gözetilmemesi, c) Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, sanıklar..., ... ve ...müdafileri, sanık ... ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanıklar ...,..., ..., ...ve...'nin mahkumiyetlerine ilişkin hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 08/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.