5. Hukuk Dairesi 2024/8014 E. , 2025/6743 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1449 Esas, 2024/1595 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/226 Esas, 2023/762 Karar Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesi uyarınca tescil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı v
**5. Hukuk Dairesi 2024/8014 E. , 2025/6743 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1449 Esas, 2024/1595 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/226 Esas, 2023/762 Karar Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesi uyarınca tescil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu Tokat ili, ..., ... köyü, 126 ada 9 parsel (eski 140 parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma işleminin tamamlandığını belirterek kamulaştırılan kısmın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde özetle;müvekkile ait olan Tokat ili, ..., Çerçi köyü 126 ada 9 parsel (eski 140 parsel numaralı) taşınmazın tamamının ... tarafından 27.12.1972 tarih ve 1972/219 sayılı kamu yararı kararına istinaden kamulaştırıldığını, kamulaştırma işleminin gerçekleştirildiği zaman dilimindeki mer'i hukuka uygun olduğunu iddia edilmiş ise de usulüne uygun olarak gerçekleştirilmediğini, davacı tarafın ikame etmiş olduğu işbu davanın haksız ve mesnetsiz olup davanın reddi gerektiğini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece istimlakın geçerli olup olmadığı, tebligatların yapılıp yapılmadığı, bedelin ödenip ödenmediği denetlenmeksizin davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili ...'nin davacı tarafın kamulaştırma işlemini gerçekleştirmiş olduğunu iddia ettiği 1972 tarihindeki maliklerden ... varisi olup diğer üç malikle aralarında herhangi bir mirasçılık ilişkisi bulunmadığını, müvekkilin kendileriyle herhangi bir mirasçılık ilişkisi bulunmayan ..., ... ve ...'nin payına denk gelen 15/28'lik kısma tekabül eden paylarda asla ama asla külli halef olarak hak sahibi olmadığını, müvekkil murisi olan ...'in sağ kalan eşi değil kızı olup müvekkilin varis olarak miras payının 1/4 oranına karşılık geldiğini, davalının ...'na ait olan 13/28'lik hissenin ancak 1/4'üne karşılık gelen kısmının külli halefi olduğunu, özetle müvekkil dava konusu taşınmazın 99/112'lik kısmını tapudaki sicile güvenmek suretiyle iktisap ettiğini, zira müvekkilin gerek tapuda gerçekleştirilmiş olan alış işlemleri esnasında gerekse ortaklığın giderilmesi neticesinde yapmış olduğu alış işlemleri esnasında hisseler davacı idare adına değil muhtelif üçüncü kişiler adına tescilli olup kamulaştırmaya işaret eden herhangi bir takyidat da bulunmadığını, mahkemece eksik inceleme neticesinde hüküm tesis edildiğini, tebligatların içeriği, tebliğ edilip edilmediği, istimlak bedelinin ödenip ödenmediği denetlenmeksizin karar verildiğini, 1972 yılında yapıldığı iddia edilen tebligatlarda maliklerin isimlerinin dahi yanlış yazıldığını, müvekkilinin babasının adı soyadı "..." olmasına rağmen soyadı "..." olarak, halasının adı soyadı "..." "olmasına rağmen "..." olarak, halasının adı soyadı "..." olmasına rağmen "..." olarak yazıldığını, tek başına ihtar içeriklerinin hatalı hazırlandığı, yanlış kişilere tebligat çıkarıldığı, bu dahi usulüne uygun bir işlemin yapılmadığının en açık ve somut göstergesi olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğundan bahisle istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki tüm belgelere, istinafa konu kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davalı tarafça davaya konu taşınmazla ilgili daha önce açılmış olan kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat davasının taşınmazdaki 25/28 hissenin daha önce usulüne uygun kamulaştırıldığından bahisle taşınmazın 3/28 hissesi yönünden kısmen kabulüne karar verilip, Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/143 Esas, 2013/70 Karar sayılı kararı ile verilen bu hükmün Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kanun'un mülga 17 nci maddesine dayanan tescil istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; 2942 sayılı Kanun'un 17 nci maddesinin koşulları oluştuğundan davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmüştür. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.