13. Hukuk Dairesi 2013/2458 E. , 2013/7523 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı avukatın, kendisine vekaleten tahsil etmiş olduğu 10.000,00 TL’yi ödemediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ü…
**13. Hukuk Dairesi 2013/2458 E. , 2013/7523 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı avukatın, kendisine vekaleten tahsil etmiş olduğu 10.000,00 TL’yi ödemediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 10.000,00 TL’nin 08/10/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, kararın gerekçe kısmında, “davacıya ödenmesi gereken miktarın, 7.573,19 TL asıl alacak ve 763,75 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.336,94 TL olduğu, asıl alacak miktarı olan 7.573,19 TL’ye 8.6.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği halde, kısa kararda zuhulen asıl alacağa faiz eklenmesi sureti ile belirlenen 8.336,94 TL’nin 8.6.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş olması nedeniyle, kısa kararın gerekçeli kararla çelişmemesi bakımından kısa karara paralel gerekçeli karar yazıldığı” belirtilerek, davanın kabulüne, 8.336,94 TL’nin 08/06/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-6100 sayılı HMK’nun 294. maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK’nun 297/2. maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Yine HMK’nun 298/2. maddesi gereğince de, gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Kararın gerekçesi ile hükmün de birbirine uyumlu olması gerekir.