4. Hukuk Dairesi 2022/10124 E. , 2024/6663 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1077 E., 2022/1149 K. HÜKÜM/KARAR: Davanın Kısmen Kabulü / İstinaf Başvurusunun Kısmen Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ: Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/104 E., 2021/388 K. Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve d
**4. Hukuk Dairesi 2022/10124 E. , 2024/6663 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1077 E., 2022/1149 K. HÜKÜM/KARAR: Davanın Kısmen Kabulü / İstinaf Başvurusunun Kısmen Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ: Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/104 E., 2021/388 K. Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü, I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 29.11.2017 tarihinde davalıların maliki ve trafik sigortacısı olduğu aracın davacı yayaya çarpması neticesinde davacının yaralandığını, maluliyetinin oluştuğunu, belirsiz alacak davası açtıklarını belirterek şimdilik 100,00 TL geçici işgöremezlik, 100,00 TL sürekli işgöremezlik, 100,00 TL belgelendirilemeyen tedavi gideri ve 100,00 TL bakıcı giderleri olmak üzere toplam 400,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini 3.911,51 TL geçici iş göremezlik, 101.709,24 TL sürekli iş göremezlik, 3.861,79 TL bakıcı gideri ve 1.800,00 TL belgesiz tedavi gideri olarak arttırmıştır. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazada davacının ağır kusuru olduğunu, trafik bilirkişi inceleme raporunda yer alan tespitleri kabul etmediklerini, kaza tarihi ve dava tarihi arasında geçen süre nazara alındığında davacının iddialarında geçen rahatsızlıkların kesin olarak kazaya bağlı olduğunun ispat edilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulü ile 3.911,51 TL geçici iş göremezlik, 3.861,79 TL bakıcı gideri, 1.800,00 TL belgesiz tedavi gideri olmak üzere toplam 9.573,30 TL tazminat bedelinin davalı ...'den kaza tarihi olan 29.11.2017 ve davalı ... yönünden temerrüt tarihi olan 25.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti dahilinde ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) tahsili ile davacıya verilmesine, sürekli iş göremezlik tazminat taleplerinin reddine, manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davacı yayanın gerçekleşen kazada tam kusurlu olduğunu,bu nedenle davanın reddi gerektiğini, ayrıca davacının iddialarında geçen rahatsızlıkların kesin olarak kazaya bağlı olduğunun ispat edilmesi gerektiğini, kazanın sebebiyet verebileceği fiziksel zararın davacı iddiaları ile örtüşmediğini, davacının iddialarında geçen tüm rahatsızlıkların nöroloji bölümünün uzmanlık alanına girdiğini, ancak dava dilekçesinde yer alan epikiriz ve tedavi raporlarının davacının yalnızca beyin ve sinir cerrahisi bölümünde tedavi aldığını gösterdiğini, davacının öncelikli olarak kaza tarihinden sonra ve kazaya bağlı olarak nöroloji bölümünde tedavisine devam edildiğini ispatlaması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; 19.07.2019 tarihli Necmettin Erbakan Üniversitesi Adlı Tıp Kurumu maluliyet raporunun kaza tarihine yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümlerine göre düzenlendiğini, ancak ATK raporuna göre maluliyetin bulunmadığına yönelik raporun kabulü ile karar verilmesinin hatalı olduğunu, aktüerya raporunda hesaplama yapılırken 2019 yılı asgari ücret verileri baz alındığını, aradan oldukça uzun zaman geçmesi, 2022 yılı için yeni bir asgari ücret tutarı belirlenmiş olması nedeniyle güncel asgari ücret miktarı baz alınarak hesaplama yapılması ve bunun sonucunda davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davalı ... vekilince süresinde itiraz edilmeyen %40 maluliyet oranlı raporun usuli kazanılmış hak oluşturduğunu, manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesi için davacıda sürekli maluliyet oluşmasına gerek olmadığını, meydana gelen kaza sonrasında ağır yaralanan, daha sonra uzun bir süre hastanede tedavi gören davacının hissettiği endişe ve üzüntünün Türk Borçlar Kanunu'nun 56 ncı maddesi kapsamında yer alan manevi zarar unsurlarından olduğunu, bu nedenle trafik kazasının ve sakatlığın davacı üzerinde yarattığı ruhsal ve yaşamsal olumsuzluklar; karşı taraf araç sürücüsüne atfedilen %30 kusur oranı birlikte değerlendirildiğinde müvekkili lehine manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, maddi tazminata ilişkin taleplerinin reddine karar verildiğini ve davalılar lehine 13.574,38 TL hatalı olarak vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; olaya ilişkin tutulan kaza tespit tutanağı ile mahkemece alınan kusur raporu arasında oluşan çelişkinin Karayolları Fen Heyetinden alınan raporla giderildiği, bu nedenle kusur oranlarının oluşa uygun olduğu, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlendiğini, geçici iş göremezlik zararı hesabında güncel asgari ücretin önemi olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin diğer, davalı ... vekilinin tüm itirazlarının esastan reddine, davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulü ile olayın oluş şekli ve davacıda oluşan yaralanma dikkate alındığında 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verildiği belirtilerek, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile 3.911,51 TL geçici iş göremezlik, 3.861,79 TL bakıcı gideri, 1.800,00 TL belgesiz tedavi gideri olmak üzere toplam 9.573,30 TL tazminat bedelinin davalı ...'den kaza tarihi olan 29.11.2017 ve davalı ... yönünden temerrüt tarihi olan 25.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti dahilinde ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) tahsili ile davacıya verilmesine, sürekli iş göremezlik tazminat taleplerinin reddine, 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 29.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık konusu dava, davalıların sorumluluğunda olan aracın davacı yayaya çarpması neticesinde davacıda oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi ya da üniversitelerin adli tıp bölüm başkanlıklarının, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01.06.2015 tarihinden sonra Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak mahkemece alınan 19.07.2019 tarihli Necmettin Erbakan Üniversitesi Adlı Tıp Anabilim Dalı raporu kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümlerine göre düzenlenmiş olup davacıda %40 oranında maluliyet bulunduğu tespit edilmiştir. Mahkemece, yeniden alınan Adli Tıp Kurumu'nun 15.02.2021 tarihli maluliyet raporunda, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine göre maluliyetin belirlenemeyeceği belirtilmiştir. Bu nedenle Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu'ndan rapor alınmış ve 19.08.2021 tarihli raporda; kaza tarihinde yürürlükte olmayan mevzuat dikkate alınarak Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında davacının yaralanmasının maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. Dosya kapsamında davacının maluliyeti yönünden tespiti yapılmış olan iki tane maluliyet raporu bulunmakta olup; raporlardan birinde davacıda %40 oranında maluliyet oluştuğu, diğerinde ise kaza tarihinde yürürlükte olmayan mevzuat dikkate alınarak davacıda maluliyetin (%0) bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu durumda iki rapor arasında büyük oranda çelişki oluştuğu görülmekle, mahkemece, raporlar arasında oluşan çelişki giderilmeden karar verilmesi eksik inceleme olup eksik inceleme ile karar verilemez. Bu durumda mahkemece; olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun, muayeneli, dosyada mevcut maluliyet raporları da irdelenerek, söz konusu raporlar arasında oluşan (%0 - %40) çelişkiyi giderecek şekilde ve denetime uygun olacak şekilde davacının maluliyet oranının tespiti ve kaza ile illiyet bağının saptanması için Adli Tıp Kurumundan yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bölge Adliye Mahkemesince Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu raporunun kaza tarihindeki mevzuata uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin bu yönlü itirazının reddine karar verilmesi de hatalı olmuş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2- Bozma nedeni ve şekline göre davacı vekilinin hesap raporuna ve manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.